GAZİMAĞUSA
okuma süresi: 6 dak.

35 farklı örgütten Gazimağusa Limanı konusunda açıklama: İmar değişikliğinden vazgeçilmeli!

35 farklı örgütten Gazimağusa Limanı konusunda açıklama: İmar değişikliğinden vazgeçilmeli!

Aralarında siyasi parti, sendika ve derneklerin de bulunduğu 35 örgüt, Gazimağusa Limanı çevresindeki hassas kıyı ve sulak alanın yapılaşmaya açılmasına karşı çıkarak, bölgenin doğal, tarihi ve kültürel SİT alanı olarak korunması çağrısında bulundu.

Yayın Tarihi: 12/05/26 14:52
okuma süresi: 6 dak.
35 farklı örgütten Gazimağusa Limanı konusunda açıklama: İmar değişikliğinden vazgeçilmeli!

Aralarında siyasi parti, sendika ve derneklerin de yer aldığı örgütler, Gazimağusa Limanı çevresindeki hassas kıyı ve sulak alanın yapılaşmaya açılmasına karşı olduğunu açıkladı.

Çevre ve Ekoloji Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen örgütler, bölgenin ekolojik ve tarihi değerlerinin korunması gerektiğini belirterek, imar değişikliğinden vazgeçilmesi çağrısında bulundu.

ORTAK AÇIKLAMA

Mağusa Kadın Merkezi Derneği (MAKAMER) Başkanı Pelin Üretici imzasıyla yapılan ortak açıklamada, Gazimağusa Limanı’nda yer alan adaları da içeren bölgenin, sulak alanları, lagünleri (adacıklar), resif yapıları, kuş göç yolları ve endemik türleriyle ekolojik açıdan son derece hassas bir alan olduğu ifade edildi.

Açıklamada, bölgenin, Helenistik döneme ait arkeolojik buluntular nedeniyle tarihi ve kültürel miras niteliği de taşıdığı kaydedildi.

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu’nun bu alanın, otel ve marina kullanımına açılması yönünde görüşü olduğu savunulan açıklamada, 35 örgütün bu duruma itirazının, “farklı görüşler” olarak değerlendirilmesinin, "demokratik anlayıştan uzak olduğu" ileri sürüldü.

"GİRİŞİM SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA ANLAYIŞINA TAMAMEN AYKIRI"

Girişimin sürdürülebilir kalkınma anlayışına tamamen aykırı olduğu savunulan açıklamada, “Çağdaş ve bilimsel perspektiflerin ortaya koyduğu gibi, doğal kaynakların kısa vadeli ekonomik çıkarlar uğruna tüketilmesi gelecek kuşakların yaşam hakkını tehdit etmektedir. Burada söz konusu olan yalnızca bir yatırım değil, kamusal alanın, ekolojik bütünlüğün ve ortak yaşam hakkının kaybıdır” ifadelerine yer verildi.

“Günümüzde çevre bilimleri, insan merkezli anlayışın terk edilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır” denilen açıklamada, doğanın yalnızca insanın kullanımına ait sınırsız bir kaynak değil, tüm canlıların ortak yaşam alanı olduğu, biyolojik çeşitliliğin ise yalnızca korunması gereken bir zenginlik değil, yaşamın sürdürülebilirliğinin temeli olduğu kaydedildi.

Bu nedenle Gazimağusa Limanı’ndaki hassas alanın korunmasının, yalnızca çevreci bir tercih değil, ekolojik bütünlüğün, diğer canlıların yaşam hakkının ve sürdürülebilir geleceğin korunması açısından bilimsel ve etik bir zorunluluk olduğu ifade edilen açıklamada, “Günümüzde iklim değişikliğinin, olumsuz etkilerini göz ardı eden, yapay kapitalin doğal kapital üzerinde kurduğu bu akıl dışı tahakküm kabul edilmezdir” denildi.

"ÇEVREYİ KORUMAK ANAYASAL BİR SORUMLULUK"

Böylesi bir girişimin, yalnızca bir imar değişikliği değil, Gazimağusa’nın son doğal kıyı alanlarından birinin kamusal niteliğinin ortadan kaldırılarak, özel sermayeye teslim edilmesi anlamına geldiği savunulan açıklamada, ayrıca girişimin anayasal açıdan da sakıncalar taşıdığı öne sürüldü.

KKTC Anayasası’nın, çevrenin korunmasına ilişkin hükümleri uyarınca devletin, doğal zenginlikleri, tarihi ve kültürel değerleri korumakla yükümlü olduğu kaydedilen açıklamada, “Çevreyi koruma yükümlülüğü yalnızca idarenin takdirine bırakılmış bir tercih değil, anayasal bir sorumluluktur. Bu nedenle kamu yararı yerine özel ekonomik çıkarların öncelenmesi Anayasa’nın çevreyi koruma ruhuyla çelişmektedir” denildi.

Özellikle korunması gereken hassas bir kıyı ve sulak alanın otel-casino kullanımına açılmasının şehircilik ilkeleri, çevre hukuku, kıyıların kamusal kullanım ilkesi ve sürdürülebilir planlama anlayışıyla bağdaşmadığı savunulan açıklamada, bu meselenin yalnızca bir “imar değişikliği” değil, kamusal alanların özelleştirilmesi, doğal mirasın tahribi, ekolojik dengenin bozulması, anayasal çevre hakkının zedelenmesi ve gelecek kuşakların yaşam hakkının riske atılması meselesi olduğu belirtildi.

Açıklamada, Bakan Ataoğlu’na, Gazimağusa Limanı’ndaki söz konusu bölge ile ilgili herhangi bir imar planı değişikliği yapılmaması, alanın doğal, tarihi ve kültürel SİT alanı olarak değerlendirilmesi, planlama sürecinin ilgili belediyenin onayı alınarak, şeffaf, katılımcı, bilimsel ve sürdürülebilirlik esaslarına uygun şekilde yürütülmesi çağrısı yapıldı.

Açıklamada imzası olan örgütler şu şekilde:

“Kıbrıs Sulak Alan Topluluğu, Mağusa Kültür Derneği, Toplumsal Varoluş Derneği, Yeşil Barış Hareketi, Her Daim Doğa Dostları, Karpaz Dostları Derneği, Doğa ve Kültür Derneği, Mağusa Suriçi Derneği, Biyologlar Derneği, Kıbrıs Sanat Derneği, Kıbrıs Polifonik Korolar Derneği, Kıbrıs Sanatçı ve Yazarlar Birliği, Mağusa Kent Müzesi Derneği, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, KUŞKOR, Kıbrıs Dünya Yalnız Bizim Değil Hareketi, Baraka Kültür Merkezi, SU-DER, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası, Halkın Partisi, Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası, Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası, Patika Doğa Sporları Derneği, Karşıyaka Dayanışma Kurumu, Çevre Tanıtma Derneği, Lefke Çevre Tanıtma Derneği, Yaşlı Hakları ve Ruh Sağlığı Derneği, Larnaka Türk Kadınlar Birliği Derneği, Yeniboğaziçi Kadınlar Derneği, Gümrük Çalışanları Sendikası, Mor Başak Kadın Emeği ve Dayanışma Derneği, Basın Emekçileri Sendikası, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası, Şehir Plancıları Odası, MAKAMER.”

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.