EĞİTİM
okuma süresi: 6 dak.

GAÜ Akademisyeni Özdemir’in "Bir Uluçam Süleyman Ali" belgeseli 21 Temmuz'da yayınlanıyor

GAÜ Akademisyeni Özdemir’in "Bir Uluçam Süleyman Ali" belgeseli 21 Temmuz'da yayınlanıyor

GAÜ Akademisyeni Muharrem Özdemir’in "Bir Uluçam Süleyman Ali" adlı belgeseli 21 Temmuz'da BRT'de yayınlanacak.

Yayın Tarihi: 20/07/21 19:40
okuma süresi: 6 dak.
GAÜ Akademisyeni Özdemir’in "Bir Uluçam Süleyman Ali" belgeseli 21 Temmuz'da yayınlanıyor
A- A A+

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) İletişim Fakültesi Basın Yayın Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Muharrem Özdemir; yönetmenliğini üstlendiği, 1964 yılında 20 yaşındayken Erenköyde şehit edilen öğrenci, şair ve Şehit Süleyman Ali Uluçamgil’e hayat verdiği “Bir Uluçam Süleyman Ali" belgeselini anlattı.

Yrd. Doç. Dr. Muharrem Özdemir söz konusu belgesel ile ilgili detayları paylaşarak belgeselin 21 Temmuz 2021 tarihinde saat 18.20’de BRT HD ekranlarında izleyici ile buluşacağını söyledi.

“MÜCADELELERİNİ VE KIBRIS TÜRKÜ’NÜN RUH HALİNİ YANSITTIĞINI GÖRDÜK”

Belgeselin yapım aşaması ve konusu üzerinde duran Özdemir, “Aylar öncesinde görüşüp çekimlerini yaptığımız 'Bir Uluçam Süleyman Ali' belgeselimizi tamamladık. Çalışmamıza iki değerli dost, iki değerli üstad Bülent Fevzioğlu ve Turgay Salim Hoşsöz’ün söz ve bestesi olan ağıt eşliğinde başlamıştık. İlk defa bu belgeselde Süleyman Ali Uluçamgil’in üç kardeşini bir araya getirdik. Nasıl bir aile ortamı olduğunu, evdeki yaşamlarını konuştuk. Süleyman Ali’nin mücadele için eğitimini yarıda kesip önce Lefkoşa’ya gelişini, Beşparmak Dağlarındaki mücadelesini ve Mart 1964’te ailesinin onu eğitim için zorla tekrar Türkiye’ye nasıl gönderdiğini, onunsa her şeyi orada bırakıp Erenköy’e nasıl çıktığını konuştuk. Bir öğretmen annenin o dönemde yasak olmasına rağmen Süleyman Ali ve kardeşlerini nasıl yetiştirdiğini dinledik. Küçük yaşta Süleyman Ali’nin sömürgeye baş kaldırışını, ilkokuldaki İngiliz Bayrağını indirip yerine Türk Bayrağını çekme hikayesini, dayak yemesine rağmen bundan vazgeçmeyişini dinledik.

Şehit olmadan önceki son anlarını dinledik en yakın arkadaşından. Sınıf arkadaşı Hüseyin Celal onun son anlarını anlattı bizlere. Şiirlerini şehit olduktan sonra bir kitapta derleyen Orbay Deliceırmak’tan onu her yönüyle dinledik. İsmail Bozkurt’tan edebi yönünü, mücadelenin ve öğretmenlerinin Süleyman Ali’ye neler kattığını dinledik. Geride bize bıraktığı şiirleri inceledik. Yarım kalmış hayallerini, yazılarını, şiirlerini ve sökülüp atılmak istendiği topraklara nasıl tırnağını geçirmek için mücadele ettiğini gördük. 20 Yaşında şehit olan birine göre ne kadar büyük bir edebi yönünün olduğunu, şiirlerinde dönemin acılarını, özlemlerini, mücadelelerini ve Kıbrıs Türkü’nün ruh halini yansıttığını gördük. Süleyman Ali Uluçamgil’in 20 yıllık ömrüne sığdırdığı ölümsüz şiirleriyle doğup büyüdüğü topraklarda onu tanıyan herkesin gönlünde tıpkı zeytin ağacı gibi kök saldığını gördük. Aşkını, özlemini, özgürlüğü, insani değerleri ve Türkiye sevdasını kaleme aldığını gördük” şeklinde belirtti.

Yard. Doç. Dr. Muharrem Özdemir açıklamasının devamında;

“Şiirlerinde kimi zaman İngiliz sömürge idaresine baş kaldırdı;

“İşte azgan anglo-sakson sömürgecileri Şiş süngüleriyle aramızda” dedi.

Kimi zaman eokacı Rumların kilise aracılığıyla yaptığı katliamları satırlarına aktardı;

“Bugün o Ortodoksluk,

Kadınlarımızı çocuklarımızı öldürmekte Kıbrıs’ta..” dedi.

Kimi zaman dünyaya karşı duruşunu anlattı; “Biz Napolyon gibi para olmadık.

Paris’te manken olun dediler, Cezayirde kefen olduk biz.” dedi.

Kimi zaman özgürlüğe özlemini ve tek kurtarıcı olarak gördüğü Türkiye’ye seslendi;

“Ağlamak gelir içimden ağlamalıyım.

Tüm umutlarım tükenmeden.

Umut yolla bana.

Özgür topraklarda yaşıyan yurttaşlarım,

Mutlu kıl beni biricik Türkiyem.

Seziyorum, damarlarım çatlıyacak senin sevginden

Ve üstünde yaşadığım susuz toprağa,

Özgürlüğe ağlıyorum” dedi.

Gönül memleketim dediği, Türkiye ile Kıbrıs Türkü’nün birlikteliğini farklı bir şiirde yine en kısa şekilde o anlattı;

“İnanıyorum tek bir vatana

Yüreklere değin dibelikten.

Ne çıkar aramızda Akdeniz varsa.

Ne fark var aramızda?

Hepimiz aynı sınırlara sıvanmışız

Kimimiz ölürken diyoruz,

Kimimiz ölürkana….

Uzun uzun ölümü yazdı;

“Bir gün bende öleceğim,

Aynen bugünkü gibi tanrıya inanarak.

Yüreğimdeki şiirlerim

Ve sırtımdaki elbiselerim

Beni yüz üstü bıraktıktan sonra

İnsanlar katında bir mezarım olacak”

“Durup dururken simitçi çığlığı gibi

Aklıma geldi ölüm.

Oysaki benim üniversite kapısında

Dökülen yapraklara şiir yazmaktı

Düşündüğüm' dedi…" ifadelerine yer verdi.

BELGESEL BRT VE GİRNE AMERİKAN ÜNİVESİTESİ İŞ BİRLİĞİNDE GERÇEKLEŞTİ

Özdemir ayrıca, “Öğrenciydi, şairdi, inandığı dava özgürlük mücadelesi adına şehit olup ölümsüzleşti.. Süleyman Ali Uluçamgil ve üzerinde yaşadığımız toprakları canı pahasına inandığı değerler uğruna savunan tüm şehitlerimizi rahmet ve saygıyla anıyorum. Yönetmenliğini yaptığım belgeselimizin Senaryosu Bülent Fevzioğluna, Canlandırma Sahneleri  Cemal Yıldırım’a, Müziği Turgay Salim Hoşsöz ve Buray Hoşsöz’e, Montajı Mete Asilsoy’a, Seslendirmeleri Ali Karahan’a, Danışmanlığı Doç.Dr. Neriman Saygılı’ya, Kamera Çekimleri Mete Azizoğlu, Mustafa Sarpten, Rafet Çelik ve Tunç Bayraktar’a, ait. Teknik desteğini esirgemeyen Mehmet Alasya’ya, Özten Büyükalsancak’a ayrıca teşekkür ediyorum. İsmini bilmeden saymayı unuttuğum dostlar varsa affola. BRT ve Girne Amerikan Üniversitesi iş birliğinde yapılan belgeselimize katkı koyan herkese gönülden teşekkür ediyorum” dedi.

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.