EĞİTİM
okuma süresi: 4 dak.

Eğitim Bilimci Güneyli: Pedagojik formasyon almadan sınıfa girmek, ehliyeti olmayan birine araç teslim etmekten farksızdır

Eğitim Bilimci Güneyli: Pedagojik formasyon almadan sınıfa girmek, ehliyeti olmayan birine araç teslim etmekten farksızdır

Eğitim Bilimci Ahmet Güneyli, geçici öğretmenlik uygulamaları üzerinden yürüyen tartışmalara sert eleştiriler getirerek, liyakatten uzak, pedagojik temeli olmayan görevlendirmelerin eğitim sisteminde yapısal bir kırılmaya yol açtığını vurguladı. Güneyli’ye göre sorun bireysel değil, sistemin kendisi.

Yayın Tarihi: 12/01/26 10:40
okuma süresi: 4 dak.
Eğitim Bilimci Güneyli: Pedagojik formasyon almadan sınıfa girmek, ehliyeti olmayan birine araç teslim etmekten farksızdır

Eğitim Bilimci Ahmet Güneyli, eğitim alanında yaşanan son gelişmelere ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, geçici öğretmenlik uygulamalarının artık münferit bir sorun olmaktan çıktığını ve eğitim sisteminin meşruiyetini tartışmalı hale getiren yapısal bir krize dönüştüğünü ifade etti.

Ağustos aylarında Eğitim Bakanlığı koridorlarında yaşanan tabloya dikkat çeken Güneyli, geçici öğretmenlik başvurularının birçok kişi için yalnızca bir istihdam arayışı değil, güvencesizliğe karşı verilen bir var olma mücadelesi anlamına geldiğini belirtti. Bu sürecin bir kesim için umut, önemli bir kesim için ise derin bir hayal kırıklığı ve siyasal küskünlük yarattığını kaydeden Güneyli, yaşananların eğitim alanında giderek derinleşen bir kırılmaya işaret ettiğini vurguladı.

Bazı geçici öğretmenlerin mesleki açıdan yeterli olmasına karşın, önemli bir bölümünün öğretmenlik için gerekli donanıma sahip olmadığının bizzat okul yöneticileri tarafından da dile getirildiğini aktaran Güneyli, liyakat ilkesinin kişisel ilişkiler ve siyasal aidiyetler karşısında erozyona uğradığını ifade etti. Bu noktada temel sorunun açık ve ölçülebilir kriterlerin yokluğu olduğunu belirten Güneyli, merkezi ve nesnel değerlendirme mekanizmalarının devreye sokulmamasının bugünkü tartışmaların ana nedeni olduğunu kaydetti.

Paylaşımında en çarpıcı uyarıyı pedagojik yeterlilik üzerinden yapan Güneyli, şu ifadeyi kullandı:
“En temel gerçek ise şudur: Pedagojik formasyon almadan sınıfa girmek, ehliyeti olmayan birine araç teslim etmekten farksızdır.”
Bu durumun yalnızca öğretmen adaylarını değil, doğrudan öğrencileri ve toplumun geleceğini riske attığını vurguladı.

1985’ten bu yana süregelen uygulamalara rağmen 2028 yılı için öngörülen sınırın ciddiyetle ele alınmadığını belirten Güneyli, günü kurtarmaya dönük adımların sistemi daha da kırılgan hale getirdiğini ifade etti. Öğretmenliğin profesyonel bir meslek olduğunun altını çizen Güneyli, özellikle ilkokul öğretmenliğinin herkes tarafından yapılabilecek sıradan bir iş gibi görülmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Bakan Çavuşoğlu ne demişti?

Öte yandan Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası’nın Anayasa Mahkemesi’ne taşıdığı dava hakkında yaptığı açıklamada, geçici öğretmenlik uygulamasının 1985’ten bu yana kesintisiz sürdüğünü savunmuştu.

Çavuşoğlu, 2023’te yapılan yasa değişikliğinin bu uygulamayı genişletmek değil, 2028’e kadar kademeli olarak sona erdirmek amacı taşıdığını belirtmiş; açılan davanın ise yüzlerce öğretmen adayının kadroya girme umudunu zedelediğini ifade etmişti. Bakanlık olarak mağduriyetlerin önlenmesi için hukuka uygun adımlar atılacağını da vurgulamıştı.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.