Her yıl ocak ayının sonuna doğru sınavların bitmesiyle birlikte öğrenciler için Şubat tatili başladı. Bu dönem, öğrencilerin kimi zaman coşkuyla, kimi zamansa endişeyle beklediği karne gününü de beraberinde getirdi. Bir dönemin emeği, çabası, başarısı ya da başarısızlığı birkaç rakamla kâğıda döküldü.
Akademisyen Fatma Miralay, geçmişten bugüne karne algısının değiştiğine işaret etti. Eskiden mahalle kültürü içinde yaşanan bu sürecin bugün dijital ortama taşındığını vurgulayan Miralay, karne notlarının artık e-postalarla ya da aile gruplarında paylaşıldığını belirtti. Yüksek notların gururla paylaşıldığını, düşük notların ise hem ebeveynleri hem de çocukları sessizliğe ittiğini ifade etti.
Miralay, karne notlarının öğrencinin gerçek potansiyelini ne ölçüde yansıttığının sorgulanması gerektiğini belirtti. Ünlü eğitim bilimci Dylan William’ın, standart notlandırmaların öğrencinin gerçek öğrenme kapasitesini tam olarak ortaya koymadığı yönündeki görüşlerine dikkat çekti. Buna rağmen eğitim sisteminin hâlâ geleneksel ölçme ve değerlendirme anlayışıyla ilerlediğini vurguladı.
Karneyi yalnızca öğrencinin sorumluluğu olarak görmenin eksik bir bakış açısı olduğunu belirten Miralay; eğitim programı, öğretim yöntemleri, öğretmen faktörü ve ölçme-değerlendirme güvenilirliğinin de bu sürecin önemli parçaları olduğunu kaydetti. Aynı zamanda ebeveynlerin çocuklarını ne kadar tanıdığının, eğitimdeki yenilikleri ne ölçüde takip ettiğinin ve okulun sunduğu eğitimi ne kadar sağlıklı değerlendirebildiğinin önemine dikkat çekti.
Her bireyin öğrenme biçiminin farklı olduğuna vurgu yapan Miralay, Howard Gardner’ın çoklu zekâ kuramına atıfta bulunarak, çocukların öğrenme süreçlerinin bu farklılıklar gözetilerek desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Okullarda çağdaş eğitim yaklaşımlarının benimsenip benimsenmediğinin de sorgulanması gerektiğini belirtti.
Yoğun ders programları ve ağır ödev yüklerinin çocukları yorduğunu dile getiren Miralay, böylesi bir sistem içinde sürekli başarı beklentisinin gerçekçi olmadığını vurguladı. Karneye bakış açısının, çoğu zaman çocuklardan çok ebeveynlerin beklentilerini yansıtan bir aynaya dönüştüğünü ifade etti.
Eğitimin yalnızca akademik başarıdan ibaret olmadığını belirten Miralay; sosyal gelişim, özgüven, sorumluluk duygusu, empati ve problem çözme becerilerinin de en az notlar kadar önemli olduğunu kaydetti. Şubat tatilinin çocuklar için bir “yeniden başlama” fırsatı olduğunu belirten Miralay, bu sürecin ders eksiklerini telafi etmenin yanı sıra sanat, spor ve doğayla temas kurmak için değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Çocukların birer karne notundan ibaret olmadığını vurgulayan Miralay, düşük notların gelecekteki başarısızlığın göstergesi olmadığını ifade etti. Doğru destekle her çocuğun potansiyelini ortaya koyabileceğini belirten Miralay, önemli olanın notlara değil, öğrenme sürecine odaklanmak ve çocuklara her koşulda yanlarında olunduğunu hissettirmek olduğunu kaydetti.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.