Fileletheros: "Perde gerisinde önemli ziyaretlerin hazırlığı yapılıyor"
"Kıbrıs sorununda yeni sürecin başrol oyuncularından ikisi, müzakerelerin önümüzdeki üç ile beş ay içinde tamamlanmasını ihtimal dışı bırakmıyorlar.
Güvenilir kaynaklardan elde edilen bilgilere
göre her ne kadar bugünkü veriler ışığında bu olasılığın
imkansız olduğu düşünülse de, batılı diplomatlar, ABD ve
Türkiye'nin bu senaryonun geçerliliğini ihtimal dışı
bırakmadıklarını ifade ediyorlar. Amerikalılar özellikle de
Anastasiadis-Eroğlu anlaşmasıyla yaratılan momentumun, akabinde
de uluslar arası hareketliliğin süreci yakın zamanda sonuca
götüreceğini düşünüyorlar. Amerikalılar müzakerelerin seneye
kadar sarkması ve sürecin ilerlememesi halinde, o zaman caymalar
olacağı ve hayal kırıklığı yaşanacağı
görüşündeler
Ankara'da planları etkileyen ve
görüşmeleri süratlendirmesi gerektiği düşünülen şey,
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçimlere kadar
kendisine siyasi bedele sahip olmayacak 'büyük bir zafere'
ihtiyaç duymasıdır.
Lefkoşa, ekspres bir süreç
senaryosunun mümkün olmadığı görüşünde
Öte yandan Kıbrıs
Hükümetine çeşitli tarafların verdiği bilgilere göre
Amerikaların A Planı, müzakerelerin Avrupa Parlamentosu
seçimlerine kadar tamamlanmasıdır.
Diğer birçok
parametreyi de göz önünde bulunduran Kıbrıs Hükümetine göre
görüşmeler aylarca sürecek ve anlaşma ancak 2015 yılı sonu ile
2016 yılı başlarında olacak.
O zamana kadar Türkiye'deki
seçimler tamamlanacak ve büyük bir ihtimalle KKTC'nin lideri de değişecek. Lefkoşa, Ankara'nın, en çok enerji
sektöründeki gelişmeler nedeniyle Kıbrıs sorununda bir anlaşmayı
görüşmeye hazır olduğunu düşünüyor. Lefkoşa ortak açıklama
ile ilgili görüşmelerde bu yüzden ilerleme kaydedildiğini
düşünüyor.
Yabancı diplomatik kaynaklar bu yeni süreçteki
yeni unsurun, süreci ABD'nin üstlenmesi ve gerçekten 'yeni bir
dinamik' yaratığını ifade ediyorlar.
Müzakerelerin
büyük resmine Güven Artırıcı Önlemler de dahil edilecek.
Müzakere sürecinin ileri götürülmesi amacıyla, Güven Artırıcı
Önemler kullanılacak. Öte yandan Güven Artırıcı Önlemlerin
hareketlilik görüntüsü verilmesi için kullanılacağı da
açıktır. Özellikle müzakerelerde büyük adımların
atılmayacağı durumlarda
Cumhurbaşkanı geçtiğimiz
Salı günkü basın toplantısı sırasında, Güven Artırıcı
Önlemlerin uygulanması konusunda bir şeyler beklediğini ima
etti.
Öte yandan Türk tarafı, Kıbrıslı Türk müzakereci
Kudret Özersay'ın açıklamaları aracılığıyla Güven
Artırıcı Önlemleri görüşmeye hazır olma konusunu açık
bırakırken, Maraş için karşılıklar ortaya koyacağı
açıktır.
Elde edilen bilgilere göre Amerikalılar Güven
Artırıcı Önlemlerde hareketlilik olabileceğini düşünürken,
Maraş'ın açılmasını 'önemli bir adım' olarak
düşünüyorlar. Bilgi sahibi kaynaklar bu konudaki karşılıkların
incelendiğini ve Ercan Havaalanının açılmasına atıfta
bulunarak Kıbrıs Hükümetinin geçen yıl bu konuyu görüştüğünü
ifade ediyorlar.
Eroğlu çapraz süreci anlaşmaya dahil
etmek istedi
KKTC Cumhurbşakanı Derviş Eroğlu geçtiğimiz Salı
günü Cumhurbaşkanı Anastasiadis ile gerçekleştirdiği ilk
görüşmede, ortak açıklamaya ısrarla, iki müzakerecinin Atina
ve Ankara'ya yapacakları ziyaretleri de dahil etmek istedi.
Sonuçta anlaşmada kullanılacak ifadede anlaşmaya varılmazken,
Türk tarafının anlaşılır nedenlerden dolayı bu meseleyi
anlaşmaya dahil etmek istediği ortadadır. Türk tarafı
ziyaretlerin en kısa zamanda gerçekleşmesini istiyordu.
Daha
sonra ziyaretler ayarlandı, geriye ziyaretlerin yapılacağı günün
açıklanması kaldı. Tüm belirtilere göre bu ziyaretler, 27 Şubat
tarihinde gerçekleştirilecek. Türk tarafının ilgisi ilk başta
bu ziyaretlerin yapılmasına odaklanıyor ve Kıbrıslı Türk
müzakereci Kudret Özersay'ın Atina'ya yapacağı ziyaretin,
sahte devletin düzeyinin yükseltilmesi için bir adım olduğunu
düşünüyor. Atina'nın, Özersay'ın Yunanistan'a Kıbrıs
Türk toplumunun temsilcisi olarak gideceği yönündeki açık
tezine rağmen, Türk tarafı, Kıbrıslı Türklerin yabancı
hükümet ve Örgütlerle temasları için kapının açılması
konusunda hareket edecek. Hali hazırda bu yavaş yavaş
gerçekleşirken, Türklerin değerlendirmelerine göre, Özersay'ın
Atina ziyaretinin ardından yabancı hükümetler tarafından ifade
edilen çekinceler ortadan kalkacak. Bu arada sözde 'Dışişleri
Bakanı' Özdil Nami bugün Brüksel'e gidecek."
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.