Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Radar REŞAT | 10 Haziran 2010, Perşembe

KTHY'nda problemin tohumunu ekenler kurtarıcı rolünde

Paylaş  
5
3
5

Birkaç gündür,televizyon ekranları sanki KIYAMET KOPUYOR mesajını vermekte. Artık dersimizi iyi alalım:

1. “İşler, o işlerin ehil, bilgi ve tecrübe ile donatılmış, kişiler tatafından yürütülmezse, KIYAMET er geç kopapacaktır” sözü doğrudur.

2. Hesap vermeyi ilke edinmemişlerin ve hesap soramayanların şerrinden korunmasını, 

3. Bunu öğrenmemenin bedelinin çok hem de çok ağır olduğunu,

4. Bedel ödememe lüksümüzün ise HİÇ olmadığını idrak ederek, 

5. HESAP SORMA, bilinçlendirilme hakkımızı tavizsiz ve  kuşkusuz kullanmayı bilelim.

Sergilenenler çok üzücüdür. Bu şirket nasıl bu kadar zarar eden bir kuruluş haline geldi sorusunun cevabını bilen yok mudur?. Var. ........

O halde zarara  neden olan işlemlerin nelerden oluştuğunu soralım

DİKKAT EDİN KİMLERİN SEBEP OLDUĞUNU KASTETMİYORUM. O sonraki iş.

Göz önünde sergilenenler bir bakın.  Neden yöneticilerinden birisinin, şirketin yaşatılabilirliği, yönetici ve uzman ve personel kadrolarının yetenek düzeyinin, işbilirliğinin  güvenilirliği hakkında halkımıza su serpen bir güvence verdiği yok?

Bu yokken bir bakıyorsunuz şirketin bu duruma gelişinde rol oynayan gelmiş geçmiş politik irade, iktidarıyla muhalefetiyle her zaman  olduğu gibi bir dayanışma sergileyerek KURTARICI rolünü üstlenmek durumuna girmiş. Ama nasıl? Öneri yapan yok. Çok aciz bir durum.  Ve bu aciz durum da istisnasız tüm KKTC TV kanalları halka sunmakta. Cevap verilsin!!!!!!!

Beş uçak ve 600 kadar personeli olan bu kuruluşumuzun 70-80 milyon dolarlık zararın nelerden oluştuğunu biliyor muyuz? Halkla paylaşıldı mı? Hayır. !!!!!!!!!!

Bu zarar kalemlerinde bir süistimal var mı?  Etrafta söylenen çok şeyler var ama kimse bu konuya değinmek istemiyor! !!!

BU KADAR YÜKSEK ZARARLAR HANGİ TİCARİ İŞLEMLERİN SONUCU hasıl olmuştur sorusunun  halkın bilgisine sunulmasını istiyoruz!! Bu zarar 2001 Bankacılık krizi zararından büyüktür. Onun hesabı sorulmuş yöneticilr hapis yatmıştı.

Bu zarar kalemlerinde:

A) Personel giderlerinin,

B) DÜŞÜK FİYATLARLA şu veya bu nedenle ÖNCEDEN yapılmış olan bilet satışlarına uygulanan  fiyatların,

C) Satın alma, kiralama vb. Kötü ticari kontratların, HASIL OLAN ZARAR KALEMİ içerisindeki miktarlarının neler olduğu anlaşılmadan, saklanarak.....

Halkla paylaşılmadan, KURTARMA heyecanına katılarak, halkın da icap ederse elini taşın altına koyması çağrısını yapmak ne kadar etkili olur?

Yani konu acil olarak gerekli olduğu söylenen paranın bulunması mı sadece?

Mesela bu sözü edilen ÖNCEDEN, muhtelif turizm şirketlerine ÖNCEDEN KAPATMA USULÜ  UCUZ BİLET SATIŞLARININ,

1) Kaç milyon dolar olduğu, kimlere verildiği,

2) Kaç tanesinin halen satın almış olan turizm şirketlerinin elinde kaldığı, yani turizm şirketlerinin elinde halen mevcut olan ucuz bilet miktarı, ve bu miktarın tekrar getireceği zarar miktarının boyutu hiç mi ilgilendirmiyor bizleri?

3) Bunlar, asgari olarak vuzuha kavuşturulması gereken, halkın güvenini sağlayacak şeyler olduğuna inanıyorum.   

Allah aşkına tekrarlıyorum. Bu zaralı işlemlerin icraatının sorumlusunun peşini varsın yönetenler, iç murakıplar tespit etsin amma ve lakin bu zarar kalemlerinin NELERDEN OLUŞTUĞUNUN bilinmesi elzemdir, zaruridir.  Aksi halde halkın da elini taşın altına koyma arayışı ne ifade eder?

Samimi bir öz eleştiriyi içeren yazı yazmıştım üç gün önce.  

Elinizi taşın altına koymada önderliği ,SENDİKALAR yapsın çağrısını yapmıştım. Yine yapıyorum. Uygun olur bu KIYAMETİN KOPTUĞU noktada KTHY’NIN İMDATINA NİYE KOŞMUYORLAR veya koşamıyorlar?

Şirketin BU ACİZ DURUMA GELİŞ NEDENLERİ içinde Sendikacılık anlayışını sorgularken,  kendimizi de sorgulayalım.

1. Bu kuruluşumuzu bu kadar önemsiyorsak niye yıllar yılı onun politik iktidarlar tarafından bir ARPALIK gibi kullanılmasına,  şirket yönetimini, profesyonellerin değil de iktidar partilerin ehil olmayan kişilerinin yapmasına izin  verdik? Bu tutuma karşı ne zaman eylem yapıldı? Halk veya Sendikalar olarak. 

2. Alltı tane uçağı ve  600 kadar personeli ile 2009 yılında 80 milyon dolar zarar etmeyi başarmış bir şirketi ayakta tutmak için ek finans talebinde bulunmak için tekrar Anavatan’a başvurmak bize yakışır mı? Hele kimseden hesap sormadan, doğruları bilmeden?

3. Bunu hangi vijdana sığdıracağız?

4. Kendmizi ne ile haklı kılacağız?

5. Bu alışagelinmişliğe DUR deme zamanının çoktan geçtiğine inanmıyor muyuz?

6. “Personele maaş ödenmese dahi, bu şirket zarardan kurtulamaz...”  yorumunu  yapan geçmiş bakanın kastettiği zarar kaynağı ne olabilir ki bu yorum yapılabildi?  Hesap istemiyelim mi? Sadece “Yaşatalım” retoriki kafi mi? Hem de herkesin “Kazanılmış haklarına da dokunmadan. Nasıl yaşatılacakmış acaba?

7. “İmdat Sevgili  Anavatanım” mı diyelim yine sıkılmadan? Pes artık.  

8.  Ayni zihniyetin devam etmesini mi isteriz? 

Tabii ki bu olamaz.

YAŞATMAYI “BİZ ÜSTLENELİM” DESEK NE OLUR?

Haydi bu kurtarma ve yaşatma  mesuliyetini halkı da kucaklayarak biz üstlenelim deyesim geliyor. Ama ondan önce, esas sendikalara  seslenmek isterim.

Bu herkesin şikayetçi olduğu ekonomik çıkmazda ses duyuran hayli güçlü sendikalarımız var biliyorsunuz. Bu yaratılan ekonomik çıkmazdaki katkı paylarının ne olduğunu,  elleri taşın altında olduğu zaman daha iyi idrak edecekleri  inancım var. 

Sendikalarımızın  bir kısmı zengin müesseseler konumunda biliyorsunuz.

ÇALIŞMA ETİK VE ANLAYIŞIMIZA KISA BİR BAKIŞ YAPALIM İSTERSENİZ.

1. Karşılıklı dayanışmaları sonucu oluşmadı mı bu içinde bulunulan kamu şişkinliği, kamu verimsizliği, verimsizle verimlinin eşitlenmesi.......vs? 

2. Hele o,  disiplin dışı davranışı dahi  bir alışkanlık haline gelmedikçe cezalandırmayan meşhur Kamu Personeli Yasamızın kamuda yaşanan disiplinsizlikteki  payına ne dersiniz?

3. Son 35 yılda hangi suçlu cezalandı,  hangi yolsuzluklara dur denildi? Suç işlemişliği kanıtlanmışların yolsuzluk araştırmalarının peşinde koştuklarını ne zaman gördük? Görecek miyiz?

4. Bu tohumların ekilmesi onların katkıları olmadan mı oldu? Öyle mi zan ediliyor?

5. Üyelerinin, Allah’ın her günü Devleti en az mesai saatinden 30-45 dakika çaldığına göz yumma bir yana üstelik mesai saatleri sırasında alış verişten tutun da şahsi daha birçok kişisel işleriyle olan meşguliyetlerini bilmeyen mi var sanki?

6. Hiç bir mazareti olmadığı halde sendikaların üyelerine  acil durumlarda kullanılmak üzere kazandırdığı  ek beş günü istismar edenleri, bunu adeta bir tatil hakkı gibi kullanabilenlerin küçümsenmeyecek kadar yaygın olduğunu bilmeyen görmeyen mi var arkadaşlar? Yaygın bir durum değildir demeyin.  Vijdanlarını nasıl bir hak iddiasıyla rahatlatabildiklerini sorun ve öğrenin. Bu çalışma anlayışı, etik anlayış  bir psikiyatrik araştırma konusu gerçekten.

Bu nasıl bir hak? Bunu kazandıran kimlerdir?

Bu ve benzeri düşünceleri  masaya koymakla  meslek  ve çalışma etiği ve ahlakının yara almayacağı mı düşünülüyordu? Etkinin pozitif olması mı beklenirdi?  Ektiğimizi biçmiyor muyuz?

Arpalığa evet diyeceksin, kişi yetenek ve birikime, profesyonelliğe hayır diyeceksin, herkesi eşitleyip de kişideki motivasyonu sıfırlama noktasına getireceğini düşünmeyeceksin sonra da emekçinin yanında olduğun iddiasıyla ,  yeni terminolojiyle “Devletsizleştirme”ye de  özelleştirmeye de karşı çıkacaksın.

Olur şey değil.

Emekçiden yana isen, niye  emekçinin emeğini, yeteneğini sergilediği, karşılığında da yaşamını idame ettirdiği o kutsal iş yerinin  bir arpalık gibi kullanılmasına göz yumdunuz?

Niye sağır kulaklara dahi varmış, genel bilgi haline gelmiş yolsuzlukların hesabının verilmesinde israrlı olmadınız veya olamadınız? Bu ilke için eyleme ne zaman gidildi? Bunlar,  uğrunda eylem yapılması gereken ilkeler değil de ne?

Üyelerinizin ödenebilirliğinin sürdürülebilirliği neye dayanır sizce? Profesyonelliği kanıtlanmış deneyimli bir yönetici kadrosu haricinde müessese  yaşatabilmenin imkansızlığını kabul etmek niye zor sizler için?

İşte sizleri bu noktada  anlamakta zorlanıyorum.

KTHY Şirketinin 2009 yılı için sözü edilen 80 milyon doları aşan  zarar rakamının,  asrın başındaki bankalalardaki Mudi zararından daha büyük değilse bile ona yakın bir rakam olduğunu biliyorsunuz değil mi?

Sendikalar olarak o zamanki davranışlarınız nasıldı hatırlar mısınız?

Bütün bunları kısaca hatırlattıktan sonra, siz sendikalara önerim şu:

Sendikalar olarak Emeğin kutsallığına inanmış  ve onun koruyuculuğunu üstlendiğiniz iddianızı,  kendi aranızda bir konsortiyum (İş birliği) oluşturarak, ş kendi gücünüzle mütenasip bir kapital  (Sözü edilen miktar 50 milyon dolar)  koyarak  ortak olun ve yönetiminde de söz sahibi olun.

Bununla hem kapitalinizi kar amaçlı kullanma yerine tüzüklerinizde öngörüldüğü gibi bir “Toplum hizmetine yöneltirsiniz hem de yukarıda  değindiğim katkı paylarınızın çalışma hayatına yansıyışını ve etkisini yaşamış olursunuz.

İngilizcede “Put your money where your mouth is” diye bir tabir var. Yani kapitalinizi telaffuz ettiğiniz, müdafaasını yaptığınız yere, kuruma koyun. Bunu yapmamış değilsiniz.  Şirket ortaklığı sizlere yabancı değil. Ortak olduğunuz başka şirketler var zaten.

ÖZET OLARAK, yine tekrarlıyorum.

1. “İşler, o işlerin ehilleri tarafından yürütülmediği takdirde kıyamet kopacaktır”  sözü kulağımızda küpe olmazsa ve politik irade de Sendikalar da yaşanılandan ders almaz bildiklerinde ısrarlılıkla devam ederse ileride KTHY’nın mevcut durumunu dahi arayabiliriz.  Bu buz dağının görünür kısmı.

2. Hesap sormayı benimseyerek, hesap vermeyen yönetim anlayışına  Dur demesini bilelim.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
6
ONAY BEKLEYENLER
0
8 Ağustos 2010, Pazar
memo         - LEFKOSA
herkes birseyler soyluyor, yaziyor ama KTHY nin batirilma sebebini tam ve dogru bilen yok herkes bir kafadan kulakdan dolma konusuyor,yokmu bu sirketin gelmisini gecmisini tam ve dogru bilen bir zat,ciksin anlatsin tv kanallarinda.yokmu bu sirketi denetleyen bir birim sorulsun bu insanlara yokmu bu sirketin yonetim kurulu baskani aciklasinlar dogrulari yokmu bu ulkenin bakani ,basbakani dogrulari ama yalniz dogrulari korkmadan anlatacak .

8 Ağustos 2010, Pazar
METO         - LEFKOSA
Londradan yazan arkadasima atifta bulunarak yaziyorum haklilar tabi ki alin terleriyle kazanarak tatil paralarini biriktirmisler ve su anda paralarini geri alacaklari mechul ama biraz da isterdim ki hic sucu olmayan KTHY calisanlari da dusunerek yazasiniz biliyormusunuz hic sucu olmayan bu calisan arkadaslarimiz maas alamiyorlar ve islerini kaybettiler isterdim bu yil tatilimi KTHY nin kurtulusuna feda ediyorum diyebilseydiniz biraz da katki koymus olurdunuz KTHY nin kurtulmasi icin uzaktan her zaman konusmak kolaydir iyneyi biraz da kendimize batiralim tesekkurler

10 Temmuz 2010, Cumartesi
Selcuk Koksal         - Londra
Sirketler maddi zorluklar icine dusebilirler hatta iflaslarini ilan edebilirler. Bu durumda bile kisilere borc takmaz onlari bu denli magdur durumda birakmazlar (hele hele insanlarin dislerinden tirnaklarindan artirarak kurduklari tatil duslerine karabasan olarak girmezler cunku bunun vebali odeyemeyecekleri kadar buyuktur) . Lutfen birisi yarin cikip bana yasananlarin bir saka oldugunu soylesin, inanmak istemiyorum bunlarin dogruluguna.
saka gibi, saka gibi.
Saygilarimla

28 Haziran 2010, Pazartesi
kadir usta         - istanbul
tek kelimeyle bravo. Gerçekten son günlerde duyduğun en aklı başında bakış açısı. lütfen bu net tavrınızı sonuna kadar sürdürün ve KKTC hakına yol gösterin. Zira birileri sap ile samanı birbirine karıştırmaya çalışıyor. fırsat vermeyin. Şirketi devraldığında kasasında 24 milyon doları olan KTHY, yönetimine Ahmet Deya diye bir öğretmenin sırf siyasi etkisiyle atanmasının üzerinden bir iki yıl geçmeden kasa sıfır borç gırtlakda. Ne olacak hesabı sorulmayacakmı bu milyon dolarların?

10 Haziran 2010, Perşembe
Ali Serhat         - Manchester
KTHY batmış, ölmüş, şimdi ağlanıyor. Amaç Türkiye para versin arpalık devam etsin. Yetti artık. Sendikalar çok güveniyorlarsa KTHY'ye parayı bastırsın, yönetimi alsın. Yüz milyon dolarcık yeter. çalışma, avanta peşinde koş dönemi artık bitmeli.

10 Haziran 2010, Perşembe
Salim         - Can
Tam bir KKTC foftoğrafı.Bu güne kadar KTHY hakkında bu denli objektif, gözleme dayalı, gerçekçi bir yazıyı ne sendikacılardan ne politikacılardan hatta ne de bilim insanlsarından gördük. KTHY hakkında yzılan ve yapılanları tümüyle çöpe atan bir yorum. Zararın, iflasın sebepleri tümüyle açıkça ortaya konmuş, suçlular da belirtilmiştir. Şimdi bu politikacıların ve sendikacıların yaygara etmeleri gerçekten komik. Biz yaptık, bizden bilinmesin havasındalar ama millet yutmuyor. Yutuyorsa zaten devamına da layıklar. Milyonların üzerinde yatanlar sadece yaygara yapmakta, çözüm için kıllarını kıpırdatmamaktadırlar.En kolayı Atlasa ve Türkiyeye çatmak.. Para gelmiyor ya ana vatandan. Arpa kesildi işler kesat. Dert deva budur. Gerisi hikayedir.Umurlarında değildir.Teşekkürler sayın yazar.

YAZARIN SON 10 YAZISI
14 Mayıs 2016, Cumartesi    Müşavirlik, popülizm ve kifayet
24 Eylül 2015, Perşembe    Tüm halkımıza mutlu bayramlar dilerim
18 Kasım 2014, Salı    Sorunu çözün, sorumluyu sonra bulursunuz
2 Temmuz 2012, Pazartesi    Olamaz olamaz olamaz olamaaazzz
25 Haziran 2012, Pazartesi    Vatan sevgisi ve vatanseverlik
25 Haziran 2012, Pazartesi    Vatan sevgisi ve vatanseverlik.
4 Ocak 2012, Çarşamba    Yeni sene mesajı
11 Aralık 2011, Pazar    Yönetimlerin görev ihmalkarlıklarının ağır bedellerini hep halk mi ödeyecek?
10 Ekim 2011, Pazartesi    Vijdanımızla sınav vermeye hazır mıyız?
26 Haziran 2011, Pazar    Menfaat çelişkisine bürünmüş icraatlara kim dur diyecek?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Müşavirlik, popülizm ve kifayet
Radar REŞAT | 14 Mayıs 2016, Cumartesi
Hasbelkader bir partiye yakın olmuş. Üst düzey yönetici görevine getirilmiş. Sonra da partisi hükümetten gidince hiçbir iş yapmadan devletten maaş alanların varlığı beni de rahatsız ediyor.
Hatta sinirlendiriyor dese...
Tüm halkımıza mutlu bayramlar dilerim
Radar REŞAT | 24 Eylül 2015, Perşembe
Bu gün bayram arifesindeyiz. Hepimizin,  sevdiklerimizle paylaşacağı, güzel anılar yadedeceği, büyüğümüzü küçüğümüzü bağrımıza basarak sevindireceği bir gün. Herkesin bayramını şefkat dolu duygularımla kutlarım. Mübar...
Sorunu çözün, sorumluyu sonra bulursunuz
Radar REŞAT | 18 Kasım 2014, Salı
Kıbrıs Türk Havayolları ve CAS Eski çalışanlarının durumu gerçekten sıkıntılı. Açlık grevi noktasına gelip bir mücadele vermek için gerçekten zor durumda ve kararlı olmak gerekir. Talep basit.
Onlar CAS’ta çalışmaya ...