Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Cenk UZUNOĞLU | 21 Nisan 2019, Pazar

Maraş'ı niye açma zamanı geldi?

Paylaş  
29
23
28

Rumların partiler üstü söyleminin temel taşlarından biri toprak, mal mülkünü geri almak üzerine olsa da pratiğe yansıyan ana siyaset maddi olarak kaybettiklerini kazanmaya yönelik olmadı.

Zamana yayarak Türkiye ve Kıbrıs Türküne kaybettirmeye yönelik oldu.

1974’ten sonra kendi içinde oluşan denge Rumlara ekonomilerini inşa etmeleri için istikrar, bizim için de ambargo ve belirsizlik olarak yansıması şans eseri olmadı.

Bu siyasete Batının Türkiye ile ilişkisine Kıbrıs sorunu ‘’joker ortak’’ edilerek başlandı.

Batı dünyasına ‘’bizi hiçbir zaman unutmayacaksınız, özel statüde olacağız’’ denildi.

AB ve genel anlamda Türkiye’nin Batı ile olan ilişkisinde Türkiye’nin herhangi bir talebi olduğunda, konu ne olursa olsun ‘’bir de Kıbrıs sorunu var’’ diye hatırlatıldı.

Kıbrıs sorunu aracılığıyla Türkiye engellenmek, bir yerde rehin alınarak hedeflerine ulaşamaması, olmadı ulaşmasının geciktirilmesi hedeflendi.

Bu baskının yarattığı ekonomik ve siyasi yük ile Kıbrıs sorunu aracılığıyla Türkiye’ye her konuda kaybettirmeye yönelik ana siyaset de ortaya çıkmış oldu.

Rum’un Kıbrıs sorununun çözüm arayışındaki ana siyasetinin kaybettiklerini kazanmak değil kaybettirmek olduğu gerçeğini ya fark etmedik ya da ezber bozup başka bir politika belirlemek gerektiğinden açık etmedik.

‘’Kanla alınanı savunmak namus borcudur’’ söylemine sığınıp ekonomik ve sosyal gelişimimize yapılan büyük saldırıyı bir yerde normal karşıladık.

Kıbrıs Türkü olarak biz de elbette bu siyasetin uygulanmasından nasibimizi fazlasıyla aldık.

Kıbrıs Türkü için ekonomik ve siyasi yükün ötesinde sosyal ve kültürel gelişimimize de olumsuz etki yaptı Rum’un kaybettirmeye yönelik ana siyaseti. En önemlisi demografimize darbe vurulmasına zemin hazırladı.

Bir şekilde fırsatını bulup ada dışında tutunacak dal bulanların ada dışına göçünü hızlandırdı. İnsana dayalı fark yaratma potansiyelimize geri dönüşü olmayan sonuç doğurdu. Toplum olarak rol modellerimizi ada dışında arar ve bulur olduk.

Kendi kendimizi kandırmayalım bu siyaset ile bizi azınlık psikolojisine sokmayı hedeflediler.

Sırtını Türkiye’ye dayarsan sen de bedel ödersin sonucunun ağır basması için ciddi çaba harcadı Rumlar.

Harcamaya da devam ediyorlar.

Salt ‘’Kıbrıslılığa’’ dayalı söylem ve yazılar bu ana siyasetin topluma yansıyan yüzü oldu.

O kadar ki aidiyetini öncelikli olarak ne yalnızca Kıbrıslı ne de yalnızca Türk olarak belirleyen, kendini yalnızca Kıbrıs Türkü olarak hissedenlerin bu ada üzerinden gelip geçmiş olan birçok etnik varlık gibi yok olmakla karşı karşıya kaldığı artık bir realitedir.

Rum tarafının siyasetinin ana hedeflerini büyük ölçüde başardıkları ortadadır.

Bunun için söylemin ötesinde pratikte karşılığı olan siyaset ortaya koymanın zamanı gelmiştir.

Rum toplumunda boş yere avundurulan Maraşlı, Omorfolu Rumlara bu bölgeleri artık müzakere masasından çektiğimizi söylemenin zamanı gelip geçtiğini söylememiz lazım.

Ha bunu söylemek kolay diyebilirsiniz.

Bir adım daha ileriye giderek Maraş’ı aşamalı bir şekilde yap işlet devret modeliyle açacağımızı ilan etmeliyiz.

Bunu da TC ve KKTC özel sektörünün ortaklığında devlet garantisinde ve yıllara yayacağımız bir takvime bağlayarak açacağımızı açıklamamız lazım.

Rum liderliğinin Crans Montana’dan başlayarak yakın zamana kadar ortaya koyduğu maskaralıktan anlayacakları lisan budur.

Sen yıllardır kabul ettiğin dönüşümlü başkanlığı ve siyasi eşitliği kabul etmiyorsan kusura bakma ama biz de Maraş’ı gözünün önünde aşama aşama açıyoruz.

Bugüne kadar Denktaş’ın 29+ diye telaffuz ettiğinden gerileyerek en son Akıncı’nın verdiği haritaya kadar tüm toprak tavizlerini geri çekiyoruz diye Rum toplumuna anlayacağı dilden hak ettikleri mesajı vermenin zamanı gelmiş ve geçmiştir.

Rumların bir taraftan bize kaybettirirken, adadaki istikrar sonucunda kazanmaya yönelik oluşturdukları turizm ve hizmet sektörüne dayalı ekonomilerini sürdürülebilir kılmak adına, adımımıza verecekleri cevap ile neyi ne kadar gözeteceklerini hep birlikte görelim.

Bize kaybettirmeye yönelik yürüttükleri siyasetin onları bugüne getirdiğini ama bundan sonrasına götüremeyeceğinin mesajını Maraş’ı aşamalı bir şekilde açarak vermek artık gerekliliktir.

Rum’un bize karşı uyguladığı siyaseti kafalarımız elde edilen ganimetin paylaşılması, kapışılması ile meşgulken bizi fazlasıyla uyuttu.

Maraş’ın aşamalı olarak açılacak olmasını açıklamamız ile ortaya çıkacak olan krizin, bizi çözüme ulaştırma şansı şu andaki gidişattan çok daha yüksektir.

Artık Rum’a ‘’gadalaves?’’ deme zamanıdır.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Temmuz 2019, Pazar    İki farklı anlayış ve CB adayı tercihi
14 Temmuz 2019, Pazar    "Sineye çekme", seçimi erkene çek
10 Temmuz 2019, Çarşamba    Akıncı'nın "değerli yalnızlığının" düşündürdükleri
7 Temmuz 2019, Pazar    Seçenekler ihtiyacın ne olduğuna işaret ediyor
30 Haziran 2019, Pazar    Federasyona hayal diyenlere düşündürtülmemesi gereken
23 Haziran 2019, Pazar    "Kayserilinin bilet hayaline" benzemesin
16 Haziran 2019, Pazar    Biri tescillenmiş "hayal ürünü" diğeri beklemede
10 Haziran 2019, Pazartesi    Kolayı varken...
2 Haziran 2019, Pazar    Hayal ettim...
27 Mayıs 2019, Pazartesi    Zor olan denenmezse işleri zor

banner
banner
banner
banner
banner

İki farklı anlayış ve CB adayı tercihi
Cenk UZUNOĞLU | 21 Temmuz 2019, Pazar
Durgunluğa girmiş olan Kıbrıs sorununa çözüm arayışında son bir ay içerisinde bizim taraftan kaynaklı iki gelişme oldu.
Biri Özersay’ın Maraş’ın açılmasına kadar gidebilecek açılımdı. Diğeri de Akıncı’nın gaz paylaşı...
"Sineye çekme", seçimi erkene çek
Cenk UZUNOĞLU | 14 Temmuz 2019, Pazar
Teamüllere uygun olmayan davranışlarla hem T.C. hem de buna ayak uydurmayı marifet sayan kraldan kralcı yerli işbirlikçileri tarafından Akıncı’yı yalnızlaştırma ve yıldırma amacı güdülüyor.

Halbuki hiç bu yola başvu...
Akıncı'nın "değerli yalnızlığının" düşündürdükleri
Cenk UZUNOĞLU | 10 Temmuz 2019, Çarşamba
2015’te halktan alınan yetki belli ki Crans Montana’dan sonra pratikteki işlevselliğini her geçen gün kaybetmiştir.
2015 seçimlerinde BM parametreleri içinde federasyona dayalı çözüm için müzakere etme yetkisi almışt...