Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Mehmet SAYDAM | 24 Şubat 2014, Pazartesi

Nasıl bir çözüm? "Ekonomi başlığı çok tehlikeli…"

Paylaş  
73
107
67

Herkes hatırlar, Nisan 2004'de KKTC ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde yapılan referandumlar ile oylamaya sunulan Barış Plan, Türk tarafından % 64,91 oranında kabul gördüğü halde Rum oylarının % 75,38'i red şeklinde olduğundan hayata geçirilememiştir. O günden bu günlere her iki tarafta da yeniden Barışmak adına özellikli bir çaba ve çalışma yapılmamış ve başta Avrupa Birliği olmak üzere, çözüm için evet diyen Türk tarafına verilen sözlerin hiçbiri de yerine getirilmemişti. Şimdi yine çözüm umutları yeşermiş ve herkes bunun için çalışıyor. 

Bütünlüklü, adil ve sürdürülebilir bir çözüm herkesin dileği. Çözüm istemeyenimiz yok. Ancak ne tür bir çözüm veya nasıl bir çözüm konusu tartışmaları yeterince irdelenmiş değil ki artık kimsenin de umuru değil. Çözüm olsun da , ne olursa olsun havasında herkesler. 

Şahsım adına ben de çözüm isteyenlerdenim ancak üzerinde anlaşılmış olunan metinden daha önemlisi, alt başlıkların altı doldurulacağı zaman bizleri bekleyen tehlikeler. Elbette, 2004 yılında %75 i hayır diyen Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin bu noktada olmazsa olmazları var. %75 lik bir “Hayır” ı, “Evet” e çevirmek çok zor. Bunun için Güney Kıbrıs Rum Yönetimi kendi Halkına, 2004 Annan Planından çok daha iyi bir anlaşma sunmak zorunda. Üst başlıklarda Kuzey’i tatmin de etseler, alt başlıklarda kendi halkını tatmin etmek zorunda. 

Özellikle ekonomi başlığı altında, 2004 sonrasında yapılan görüşmeler kapsamında bizler büyük hatalar yaptık ve büyük tavizler verdik. Özellikle de yeni oluşacak yapı içerisinde Güneydeki Uluslararası markaların, Kuzeyde yapacakları yeni yatırımlardan elde edecekleri gelirlerin vergilendirilmesi konusunda. Bakın bu noktada ekonomi başlığı altında nasıl bir ibare yer alıyor; 

3 June 2009 

ECONOMIC MATTERS II

COOPERATION AND COORDINATION ON ECONOMIC MATTERS

b) Taxing Businesses:

“Companies´ profits generated within united Cyprus that have economic activities in bothConstituent States/federated units shall be taxed where the management control is performed, after deduction of an administrative fee.”   

Bu ifadenin Türkçe karşılığı şu; çözüm sonrasında Güney’de bulunan bir Şirketin, Kuzey’de ofis açarak ticarete başlaması sonrası (aklınıza gelebilecek tüm uluslararası markalar; Mc Donallds-Zara-Burger Kings-KFC-v.b birçok sektördeki işletme), Kuzeyde elde edeceği karın vergisini, merkezi Güney’de olduğu için orada ödeyecektir. Evet yanlış okumadınız. Ekonomi başlığı altında aynen bu ifade yer alıyor ve bu madde uzlaşılmış olarak raporlarda yer alıyor. Bu nasıl olur diye sormayın, olmuş işte...Herkes bize büyük resmi gösteriyor ve “çözüm-çözüm” diye umutlanıyoruz ama hiç kimse sonrasını veya nasıl bir çözüm diye düşünemiyoruz. Ayrıntıları hep atlıyoruz ama günü geldiğinde bedelini hem ekonomik hem de sosyal olarak çok ağır ödeyeceğiz. 

Elbette ada için, bizim için çözüm büyük bir olgu. Dünyadan izole edilmiş bir şekilde yaşamak elbette kabul edilemez. Ancak ne uğruna ve ne şartlarda çözüme gidildiğinin de tartışılması gerek. 

1974 sonrası adanın Kuzeyinde adil ve şeffaf bir yapıda Devlet yönetememiş olmak bizlerin suçu. Bu adaletsiz yapı içerisinde her geçen gün yok olmak da bizim suçumuz. Bizler kendi kendimizi yönetmekten aciz değiliz belki ama bunu bugüne kadar beceremedik. Gelip geçen tüm Siyasiler ve hale hazırda Meclis çatısı altında var olan Siyasilerimiz dahi bunu anlamış durumda değiller. Toplumun çoğunluğu, mevcut çarpık düzenin son bulması için artık her türlü çözümü kabul edecek bir noktada. Haklılar da, yaşanan çarpık düzen ortada... 

Ancak hiçbir sebep, gelecekte özellikle ekonomi alanında bu topraklarda yok olma riskini ortadan kaldırmıyor. Herkes büyük resme baka dursun, birilerinin de artık alt detaylarda çalışmaya başlaması gerek. Yaşanacak bir oldu bitti sonrasında birçok alanda olduğu gibi ekonomi alanında da bu günlerden çok gerilere gitmemiz olası bir tehlike. 

İşte yine ekonomi başlığından uzlaşılmış bir metin daha; 

3 June 2009 

ECONOMIC MATTERS II

COOPERATION AND COORDINATION ON ECONOMIC MATTERS

a) Taxing Commuting Workers:

“Commuters’ wages and salaries shall be taxed based on residence criteria.”

Çözüm sonrasında Güney’de yaşayan bir birey, Kuzeyde dahi çalışıyor olsa, o şahsın vergisini “yaşadığı yerde ödemesi” konusunda anlaşılmıştır. Yani digger bir değiş ile, yukarıda belirtmiş olduğum çözüm sonrasında Güney’deki bir Şirketin Kuzey’de açacağı işletmeden elde edeceği karın vergisini, merkezi olan Güneye ödeyeceği yetmiyormuş gibi, bu işletmenin bünyesinde çalıştıracağı ve muhtemelen Güney’de yaşayacak kişilerin de vergisi, yine Güney e ödenecektir. Nasıl yani demeyin, başlık altlıkları böyle yazılmış… 

Çözüm, evet çözüm ama adil bir çözüm. Ekonomik alanda da yaşayabilir bir çözüm...Gerçekten uzaklaştırılarak, büyük vaatler ile geleceği hayal ede duralım, önümüzde bekleyen altı doldurulmuş ve/veya doldurulmayı bekleyen önemli noktalara dikkat edelim. Hepimiz çözüm istiyoruz bu tartışılmaz ama bu topraklardan da sökülüp atılmak istemiyoruz...Bu bizim son şansımız. Ne olur toplum olarak araştıralım, öğrenelim ve savaşalım. Adil bir çözüm için...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
3
ONAY BEKLEYENLER
3
26 Şubat 2014, Çarşamba
hasibe altunç         - girne
mehmet bey lütfen niyazi olduk beyin sorduğu soruya cevap verebilirseniz sevinirim

25 Şubat 2014, Salı
Hasan İnce         - lefkosa
sevgili saydam
seni tebrik ederim. ben de çözümü savunan biri olarak en büyük endişem bizlere sunulan ana çerçevenin altındaki başlıklar. yazdıklarına göre biz zaten ekonomik akla uymayan bazı maddeleri kabul etmişiz. masada kazanıp,uygulamada kaybedecek isek ne elde edeceğiz. evet çözüm çözüm de neye karşılık hangi bedeli ödeyerek çözüm? bu yazında bahsettiğin ve bizlerin ilk kez duyduğu 2 gerçek gibi bakalım kaç tane daha var.kim bu maddeleri kabul eden? kim onlara bu hakkı verdi? çözüm böyle olmamalı,bizim istediğimiz çözüm bu değil..

25 Şubat 2014, Salı
NİYAZİ OLDUK         - MAĞUSA
SAYGIDEĞER SAYDAM LÜTFEN O DÖNEM BİZİ TOPLUM OLARAK KİM BU DURUMA DÜŞÜRTMÜZSE ONUDA YAZIN DA BAKALIM BU BÜYÜK KAHRAMANLAR KİMLERDİR .VE EMİNİM ŞU ANDA ANTLAŞMAYA O MADELERİN GİRMESİNE MÜSADE EDENLER YA BÜYÜK BİR MEVKİ SAHİBİDİR YADA MASDİ OLARAK KÖŞEYİ DÖNMÜŞLERDİR .LÜTFEN BU ASLANLARIN İSMİNİ TOPLUM OLARAK BÜYÜK BİR HEYCANLA BEKLİYORUZ ????

YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Eylül 2018, Salı    Ekonomik olarak ölüm yerine sıtmaya razı olun!!!
12 Eylül 2018, Çarşamba    “Yeter! Konuşuyoruz ama dinleyen yok”
29 Haziran 2017, Perşembe    İçimizdeki lejyonerler...
27 Temmuz 2016, Çarşamba    LTB, Ali Cengiz oyunu! -2
26 Temmuz 2016, Salı    LTB, Lefkoşa halkına hiç acımadı!
19 Temmuz 2016, Salı    Ekonomik olarak ödenecek olan bedel öngörülemez boyutlarda ağır olacak
5 Mayıs 2016, Perşembe    Zat-ı Şahaneleri Lefkoşa Valisi Harmancı ve Lefkoşa Belediyesi Mal Sahibi TDP'ye;
3 Mayıs 2016, Salı    Lefkoşalı olmanın maliyeti en az %1,5 ile %3 pahalılık...
2 Mayıs 2016, Pazartesi    Çözüm Süreci!!! - 4
29 Nisan 2016, Cuma    Çözüm Süreci!!! - 3

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Ekonomik olarak ölüm yerine sıtmaya razı olun!!!
Mehmet SAYDAM | 18 Eylül 2018, Salı
Ekonomik olarak ölüm yerine sıtmaya razı olun!!!
Kıbrıs Türk Ticaret Odası geçtiğimiz günlerde bir araştırma raporu yayınladı. Güney Kıbrıs ile Kuzey Kıbrıs arasındaki bazı ürünlerin fiyat farklarını. Raporun neden v...
“Yeter! Konuşuyoruz ama dinleyen yok”
Mehmet SAYDAM | 12 Eylül 2018, Çarşamba
“Yeter! Konuşuyoruz ama dinleyen yok”
Yıl 2011, Yıl 2013
Ekonomi ile ilgili olarak her iki tarihte de verdiğim röportajlarda verdiğim mesaj net; “Döviz ile borçlanmayın!!! Lütfen herkes elindeki varlık ve borç durum...
İçimizdeki lejyonerler...
Mehmet SAYDAM | 29 Haziran 2017, Perşembe
Bugüne kadar ağırlıklı olarak ekonomi üzerine birçok yazılar yazdım, programlar yaptım görüşler verdim. Ancak son zamanlarda ülkemizde yaşanan süreçler ve ülke içi yaşanan sıkıntıları kendi özelimde ve kendi ifade şek...