Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 17 Ağustos 2018, Cuma

Parasız bayram… Tadını çıkarın...

Paylaş  
17
10
17

 

  • Eğer bu ülkede çözüm olsaydı gözlerimiz döviz kurlarının kaç olduğuna bakmayacaktı; Türkiye’nin nezlesinden biz zatürre oluruz diye endişe Siyasetin ve üretimin kalitesi yükselecekti. Bu iki kurum birbiriyle son derece bağlantılıdır, buna bir ara değiniriz.
  • Peki ne var şimdi elimizde? Gelin bir bakalım. Yaklaşık 1,5 yılda ülkeyi seçimden seçime sürükleyen bir ton siyasetçiyle, çalışma mekanizmaları demokratik anlayıştan uzak partiler var; ürettiğini satamadığı için batan üreticiler, borçlarını ödeyemediği için hapis yatmış ve yatacak vatandaşlar. Hade yurttaş deyim, sosyalist bir hükümet var ne olmasa. Uyuşturucu kullanımı arttı, intihar ve de cinayetler arttı. Dahası tecavüzlerde arttı bu memlekette.
  • Sonuç şu ki 27 AğustosPazartesine kadar ülke bayram sessizliğini yaşayacak hatta hatta belki de bu bayramda kazalarla ya da yeni terör saldırılarıyla irkileceğiz ama hayat hiçbir şey olmamış gibi devam edecek, biz azala azala yok olurken.

Neden eski bayramları özleyip durduğumuzu sanırım buldum. Eski bayramların daha güzel olmasının tek nedeni insanların yalnız olmayışıdır. Yoksa şimdiki bayramların eskiden daha güzel olması gerekmez mi? Bir düşünsenize eskiden ulaşım zordu, telefonlaşmak zordu, mail,internet ne gezer. Akrabalar bir araya gelebildiği kadar geliyor Allah ne verdiyse yeyip eğleniyorlardı.

Mutlu muydular? Evet.

Peki neden? Başka çareleri yoktu da ondan. Bir kere çok fakirdiler ve imkansızlık boyutu çok üst sıralardaydı. Gelenekler ve adetler nikahsızkadın-erkek ilişkisini tamamen yasaklıyordu; bu nedenle her şeyin azı insanları inanılmaz mutlu kılıyordu.

Şimdi inanılmaz imkanlar var buluşmak ve görüşmek için. Peki biz ne yapıyoruz sevdiğimizle çok kısa süreliğine görüşüp diğer sevgilimizin yolunu tutuyoruz. İletişim ve ulaşım kolaylığı bizlere o kadar büyük kolaylıklar yarattı ki artık sevdiğimize değil sevgililerimize hasret giderir olduk.

Kadını erkeği hiç fark etmez; bir bayan arkadaşım geçtiğimiz gün bir sohbet esnasında“kadınlar yüzyılın intikamını alıyor erkeklerden”dedi. Belki de haklı bir söz ama peki insandan alıp götürdükleri?

Evet tekrardan konuya giriş yapalım; bayramlar artık neden güzel geçmiyor; kolay mutlu olmanın yollarını öğrendik, sonra çok zannettiğimiz sevgimizi birden çok insana dağıttık. Sandık ki bitmeyecek ve yetecek, yetmedi ama işte. Ve her şeyi eksilterek yaşadık, eksilttikçe yalnızlaştık ve mutsuzlaştık.

Sevgimiz azaldıkça yabancılaştık kendi kendimize ve çevremize. Göstermelik evlilikler, ilişkiler ve aldatmalar aldı başını gitti.

Evet bayramda bol bol alışveriş yaptık, hediyeler aldık ve göstermelik misafirliklere gittik. Hepimizin içinde “off yahu hadegaçalım”hissiyatıgezdi, durdu.

Sanıyoruz ki eşlerimizden, sevgililerimizden, ailelerimizden ve arkadaşlarımızdan kaçtıkça bir başka yere ya da yerlere içimizdeki sıkıntı ve yalnızlık gidecek, kurtulacağız.

Bayramlar veya buna benzer günler toplumun ne kadar dağılmış ve mutsuz, yalnız olduğunu gözlemlemek için en iyi günlerdir.

Peki ya siz bu saydıklarımdan hangisisiniz?

Hepimizin gözü Türkiye’de, ne zaman başka terör saldırısı olacak haberlerinde. Şöyle hatırlıyorumda eskiden verilen kavgalar daha çok ideoloji üzerindenmiş gibiydi geliyor bana. Ancak gelin görün ki şimdilerde tüm kavgalar artık ekonomik ve bireysel menfaatlere dayanıyor. Türkiye dolar ve euro ile yaşamını şekillendirirken, bizler bu ülkede sterlin ve euro ile yaşamaya çalışıyoruz. Ev alacaksan sterlinle alıyorsun; çünkü tüm inşaat malzemeleri İngiltere’den geliyor ya ondan. Hade arabaları anlıyorum; Avrupa’dan gelenler euro, Japonya, Kore gibi ülkelerden gelenler ise Dolarla getiriliyor. Peki ya şu evleri ne yapacağız?

Son birkaç gündür sterlinin düşüşte olduğuna bakmayın hala ülke koşullarına göre çok yüksek. Gelin görün ki yabancı para artık Türkiye’yi sevmiyor, güvenli olarak görmüyor. Bu dövizin düşmesi ve piyasaların nefes alması için önemli ancak işler bununla da bitmiyor artık komşularıyla ve ülke içi dengelerle iyi geçinen bir hükümete ihtiyaç var Türkiye’de. Neyse ki bu ağır ağır olmaya başladı. Her ne kadar terör saldırılarını beraberinde getirmiş olsa da.

Gelelim bizim memlekete. Hep yazdım yine yazayım yeri gelmişken. Kelime anlamıyla bahtı kara bir memleketiz biz, kelime anlamıyla bahtı kara.

Eğer bu ülkede çözüm olsaydı gözlerimiz döviz kurlarının kaç olduğuna bakmayacaktı; Türkiye’nin nezlesinden biz zatürre oluruz diye endişe etmeyecektik.  Siyasetin ve üretimin kalitesi yükselecekti. Bu iki kurum birbiriyle son derece bağlantılıdır, buna bir ara değiniriz.

Peki ne var şimdi elimizde? Gelin bir bakalım. Yaklaşık iki aydır  ülkeye her ne kadar 700 milyon para akıttık dense dahi iç borcu hızla şişiren bir hükümet var.Yine ülkeyi seçimden seçime sürükleyen bir ton siyasetçiyle çalışma mekanizmaları demokratik anlayıştan uzak partiler var; ürettiğini satamadığı için batan üreticiler, borçlarını ödeyemediği için hapis yatmış ve yatacak vatandaşlar. Hade yurttaş deyim, sosyalist bir hükümet var ne olmasa. Uyuşturucu kullanımı arttı, intihar ve de cinayetler arttı. Dahası tecavüzlerde arttı bu memlekette.

Ne karamsar tablo değil mi? Karamsar usta karamsar, bu anlattıklarımdan ibaret KKTC. Bu kadar net. Gençlerin neredeyse hepsi kaçmak istiyor bu ülkeden, birçoğu nereye gideceğini bilmeden.

Aile kurumu dediğimiz yapı çöktü. Aldatmalar aldı başını gitti. Boşanan çiftler, ortada kalan çocuklar ve tüm bunlara yetişemeyen bir Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Yetişemez de, bütçesi yok ki.

Şimdi ben yazının başlığını bahtı kara diye atsam “ey yahu sen da amma negatifsin ha” diyenler çıkacak illaki.

Yalan mı?

Sendikalar hayli sakin

Gayri ciddi siyasetler karşısında sendikalar hala vermesi gereken reaksiyonu vermiyor. Ülke genelindeki sorunlarla ilgili ses verme konusunda yetersiz kaldıklarını net bir şekilde görüyorum. Yakın zamanda ciddi zamlar ve ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalacak bir memlekette sendikaların göz dağı vermesi gerekiyor. Sendikalar daha yüksek sesle konuşmalı..

Sonuç şu ki,27 Ağustos Pazartesine kadar ülke bayram sessizliğini yaşayacak hatta hatta belki de bu bayramda kazalarla ya da yeni terör saldırılarıyla irkileceğiz ama hayat hiçbir şey olmamış gibi devam edecek, biz azala azala yok olurken.

İyi bayramlar diliyorum. Alkol almayın ve dikkatli araç kullanın. Çocuklara da harçlık vermeyi unutmayın, şeker değil.

GÜNÜN SÖZÜ

Kime ne emanet ettiysek, ya kırdı, yada kaybetti.. Anladım ki emanete en güzel bakan ”ALLAH” ‘ idi..

ANONİM

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
7
 
0
 
0
 
1
 
2
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
24 Nisan 2019, Çarşamba    Fakirlik, şiddet ve cinayetler...
23 Nisan 2019, Salı    UBP-HP'ye Ankara'dan yeşil ışık...
22 Nisan 2019, Pazartesi    Asaplarımız bozuldu...
19 Nisan 2019, Cuma    Özersay, Çavuşoğlu'na sordu... Cevap?
18 Nisan 2019, Perşembe    Özersay'ı ortakları hep yalnız bıraktı
17 Nisan 2019, Çarşamba    Çocuklar ölmese be dostlar...
16 Nisan 2019, Salı    Erhürman istifa eder mi?
15 Nisan 2019, Pazartesi    Ankara hazır... Lefkoşa değil...
12 Nisan 2019, Cuma    UBP ile HP teyit etti... Bozulacak...
11 Nisan 2019, Perşembe    Beş yaşındaymışım gibi anlat "Başbakanım"

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Fakirlik, şiddet ve cinayetler...
Gökhan ALTINER | 24 Nisan 2019, Çarşamba
Neden her gün aynı ya da daha kötü diye düşündüm.  Ya da neden öfkemizi yenemiyoruz? Hayalleri ertelemeyi bir yana bırakın artık hayal de kurmuyoruz. Aşırı sinirliyiz ve bir şeyler yapma isteğimiz tam anlamıyla yok ol...
UBP-HP'ye Ankara'dan yeşil ışık...
Gökhan ALTINER | 23 Nisan 2019, Salı
Hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz hafta Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay apar topar Ankara’ya çağrılmış ve Türk Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu ile görüşmüştü. Gerçekleşen bu görüşme de her ne kadar doğalgaz ve Kı...
Asaplarımız bozuldu...
Gökhan ALTINER | 22 Nisan 2019, Pazartesi
Bugünkü köşemizde hızla artan psikolojik sorunları ve intiharları işleyelim istedim, tabii devletin bu olaylar karşısındaki çaresizliğini de.
Akıl en büyük sermayedir derler ama doğrudur. Allah akıl yolundan şaşırtma...