Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 4 Haziran 2018, Pazartesi

Bakın üniversite öğrencisi Alihan Bak ne icat etmiş...

Paylaş  
43
7
44

Yaz geldi…

Yakında birer ikişer orman yangınları başlar.

İnsan bir yandan ‘orman mı kaldı ki yansın’ umutsuzluğunu, diğer yandan da insan eliyle doğanın tahrip edildiği kadar onarılabileceğini de düşünmüyor değil.

Dünyanın yaşı hesaplandığında, okyanusta bir damla sayılabilecek olan Homo-Sapiensler, yani bizler, milyarlarca yıllık dünyanın dengesini kendi elimizle birkaç saniyede bozmuş bulunuyoruz.

Dünyanın oluşumundan itibaren koca dünyanın doğal dengesini kendi ellerimizle bozmak için elimizden geleni yapıyoruz…

Ve galiba bunun önüne geçmek için artık son virajdayız…

*

Ama bunun için herkes öncelikle kendi evinin önünü süpürmek zorunda.

Bir zamanların ‘Yeşil Ada’sı Kıbrıs, adeta ‘Kel Ada’ haline geldi.

Yıllar içerisinde dönüm dönüm, hektar hektar ormanlarımız yandı…

Her seferinde aynı ‘Ciğerlerimiz yandı’ manşetlerini okumaktan usandık ama bu yangınların çok büyük bir kısmının insan eliyle çıktığı ve teknik yetersizlikler nedeniyle en az zararla söndürülebilecekken sonuçlarının faciaya vardığını görmekten kimse usanmadı…

Memlekette neredeyse yetişmiş ağaç kalmadı, biz hala yangın helikopteri alalım mı, alırsak çok masraflı olur, Türkiye kaç dakikada buraya yetişir kısır tartışmalarının içinde debelenip duruyoruz…

*

Bakın Eskişehir Teknik Üniversitesi öğrencisi Alihan Bak ne icat etmiş…

Bu genç, büyümeden tespit edilen orman yangınlarına ilk müdahaleyi yapan bir drone sistemi buldu…

Adı, Fire Hawk…

İlk müdahaleyi dronelar aracılığıyla yapıyorsunuz ve ekiplere ciddi bir zaman kazandırıyor, belki de ekiplere gerek kalmadan yangını daha büyümeden söndürüyorsunuz…

Alet küçük ve 24 saat havada kalma özelliğine sahip… 

Termal kamera ve ısı algılayıcılı drone, alevleri tespit edip altında iki adet yangın söndürme topu bulanan diğer drone cihazını uyarıyor.

Harekete geçen ikinci drone iki dakikada bölgeye gelerek, her biri 1,3 kilogram olan ve içinde bor karışımlı kimyasal bulunan iki topu yaklaşık 500 metre yükseklikten alevlerin üzerine bırakıp yangına ilk müdahaleyi yapıyor.

İlk drone küçük ve uzun menzilli olmasının yanı sıra sürekli orman arazisi üzerinde gezerek, ısı algılayıcıları ve termal kameraları sayesinde yangını fark ediyor. Yangının olduğu yeri tespit ederek koordinatlarını yangına ilk müdahalede bulunacak ikinci drone ve orman yangınına müdahale ekiplerine gönderiyor. Bu sırada güneş enerjili şarj ünitesi bulunan istasyondaki ikinci drone havalanıyor. Söz konusu drone’un altında yangına ilk müdahaleyi sağlayacak içinde kimyasal bulunan iki küre bulunuyor. Bu küreler ateş atıldığında patlayarak ortamdaki bütün oksijeni kesiyor ve yangına ilk müdahaleyi sağlıyor. İstasyonlar arasında 5 kilometre olacak şekilde yerleştirilen dronelar, 25 kilometrekarelik alanı tarayabiliyor.

Görüyor musunuz insanlar neler icat ediyor…

Drone’un sadece düğün dernek işlerinde havalı fotoğraf veya video çekiminde kullanılmayacağına ne güzel bir örnek olmuş öyle değil mi?

*

Yangın helikopteri alınması tartışmaları önümüzdeki 80 sene daha sürecek gibi göründüğünden, helikopter alamıyorsak bile en azından erken müdahale adına Eskişehir Teknik Üniversitesi öğrencisi Alihan Bak'ın bu yangın söndürücü drone'larına bakmak gerektiğini düşünüyorum…

Bakın nasıl çalıştığını izah ettik; yapabiliyorsak kendimiz yapalım, yapamıyorsak bunlardan alıp itfaiyemizi eğitelim.

Üniversite adası diye anılan ülkemizde de bu tür inovasyonları görmek en büyük arzumdur.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
16
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir...
Polat ALPER | 21 Ağustos 2018, Salı
Bu yazıyı yazarken niyetim bir bayram yazısı yazmak ve biraz da bayram vesilesi ile yayınlanan mesajlara değinmekti fakat...
Doğrusunu isterseniz çocukluğumda babadan oğula aşılanmış, ileri yaşlarda bunu idrak edebil...
Ailemiz yeni yatırımlarla büyümeye devam ediyor...
Polat ALPER | 30 Temmuz 2018, Pazartesi
Bir süredir Kıbrıs Postası ailesi olarak doğum sancıları yaşıyoruz.

İnternet gazeteciliğinin amiral gemisi Kıbrıs Postası, Kuzey Kıbrıs Postası gazetesinin yanına kardeş kuruluşlar gelmeye devam ediyor.

Kıbrıs P...
Kanunlara rağmen imtiyaz bekleyen zihniyetin kendisi sorgulanmalı...
Polat ALPER | 3 Temmuz 2018, Salı
KKTC’nin tanınmamışlığı, izolasyonların kırılması gerektiği, bir çözüm gerçekleşmemesi durumunda kısa vadede ülkenin bu ‘fanusa kapatılmış’ halinden kurtulup nefes alabilmesi için neler yapılabileceği her zaman tartış...