Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Serhat İNCİRLİ | 12 Eylül 2018, Çarşamba

Bir erken veda daha

Paylaş  
19
12
16

Bir erken veda daha

Bir güzel insana daha veda ettik dün...

Çok erken bir veda...

En kıymetli hocalarımızdan Feriha’nımın oğlu, Mustafa abi...

Mustafa Çürük...

Mustafa Kaptan...

Kaptan Mustafa Çürükoğlu...

Nasıl tanıdıysanız O’nu...

Aslında O, müzik sevdalısı, müzisyen, kaptan, motosiklet tutkunu, kardeş, ağabey, baba veya eş olmanın ötesinde bir kahramandı...

Ne kahramanlığını mı gördüm?

Anneciğine sonuna kadar destek olan bir oğul olmak, günümüzde en büyük kahramanlıklardandır...

Annesi, Feriha Çürükoğlu’na, değerli hocamıza, son gününe kadar destek oldu, yanında durdu...

Sık sık arardı, “Serhatım, annem bir şeyler söylemek ister” der, telefonu verirdi...

Önce hocamızı, büyük insan Feriha Çürükoğlu’nu kaybettik...

Evet yaşı gelmişti, vakti gelmişti...

Belki de ölüm, bir şekilde acılardan kurtuluştu Feriha hocanım için da, Mustafa kaptanın ölüm haberi hiç de öyle gelmedi...

Sahi, tek bir kişi var mı Mustafa kaptanın “kötü bir lafını” işiten?

Sanmıyorum...

Bir güzel insan geldi ve geçti bu çirkin Dünya’dan...

Altı ay dayanabildi illet hastalığa...

Alsancak’ta kiliseden bozma camide dün cenaze yoktu...

Ne mi vardı?

Baf vardı... Omorfo vardı... Alsancak – Girne vardı... Aile vardı... Ve hepsinden önemlisi sevgi vardı...

Annene, annemize, hocanıma ve Ali Çürük’e selam söyle Mustafa kaptan...

Görüşürüz...



Girne Postası ve Girne

Kıbrıs Postası’nın internet üzerinden yayın yapan kardeşi Girne Postası’nın genç muhabirleri bana “Girne”yi sordu...

Anlattım...

Dün Girne Postası’nın internet sayfasında yayınladılar...

Neler söylemişim diye bir bakarken, buraya da o söylediklerimi almayı uygun gördüm...

Hem bir adet yazı yazmaktan kurtulmuş; hem de Girne ile ilgili son düşüncelerimi de sizlerle paylaşmış oluyorum...

-*-*-

Kıbrıslı olup Girne’de anısı olmayan yoktur. 1974’e kadar hiç Girne’ye gelmedim. 7 yaşımdayken hayatımda ilk defa Girne’yi gördüm. O zamanlar savaş yıllarıydı… Kıbrıslı Türklerin Girne’ye gelmesi o kadar kolay değildi. Burası Rumlarındı. O yüzden çekinirdik. Hem de o zaman yollar şimdiki gibi uygun değildi. 1974’te Girne küçücük bir kasabaydı. Futbol sahası yeni yapılmıştı ve o saha kasabanın dışındaydı. Şimdi Girne’nin ortasında sayılıyor.

“Girne’nin en güzel yeri diye bir şey kalmadı”

Ortaokul yıllarımızda Girne Kalesi’ne gezilere gelirdik. Lise yıllarında ise Girne’de çalışmaya başladım. Restoranlarda, bar ve diskolarda garsonluk yaptım. 44 yıl önceki Girne çok güzel bir Girne’ydi. Şu anda ise alelade bir yer… Eskisi gibi güzel bir yer değil artık. Girne’nin en güzel yeri diye bir şey kalmadı. Çünkü her yer kapalı.

“Girne mezarlığa gömüldü”

Ben Girne’nin doğal tutulmasından yanaydım. 1974’teki Girne’yi hatırlayıp, daha eski zamanlardaki fotoğrafları gördüğüm için şu andaki Girne’nin mezarlığa gömüldüğünü düşünüyorum.

Bundan sonrası ise çözümsüz… Girne’nin trafiği artık çözülmez. Binaları yıkıp yol yapamazsınız. Öyle bir şans yok. Belki ileride birilerinin çok fazla parası olursa, toplu taşımacılıkla alakalı bazı projeler yapılabilir. Avrupa’da bazı yerler öyledir. Tarihi kentlere insanları arabalarıyla sokmazlar. Arabaları dışarı park ettirip, onları küçük otobüslerle içeri alılar. Ama bu Girne’de ne kadar mümkündür bilmiyorum.

“Sağlık ve güvenlik açısından sıkıntılı bir kent”

1974 sonrası sadece Girne’yi değil ülkeyi de hiç planlamadık. Planlamadığımız için de şu andaki Antik Liman’da bir yangın çıksa itfaiye aracı gidemez ve facia olur. İnsanlar da kaçamaz. Bu yüzden Girne sağlık ve güvenlik açısından sıkıntılı bir kent haline geldi. Bir ağır hasta olsa ambulansın gitme süresi çok uzundur. Olay olsa polis aracı gidemez. Trafiği o kadar berbat oldu.

Girne’yi önce trafik konusunda mahvettik. Sonra kanalizasyonlarla… Bu kadar çok apartmanda bu kadar kalabalık nüfus sadece bir kez bile tuvalete girdiklerinde Girne pisliğe batar. Bu kadar çok insanın atığını kaldıracak kanalizasyon sistemi yok.

“Girne belediye başkanı olmak intihar etmekten çok daha zor”

Girne’de şu anda çok iyi niyetli ve muhteşem bir Belediye Başkanı var. Ama bence Girne Belediye Başkanı olmak intihar etmekten çok daha zor… Çünkü Girne’ye ne yapacaksınız ki? Su deposu kirliliği, tabela kirliliği, çöp kirliliği, ot kirliliği, araba-egzoz kirliliği, uydu kirliliği ve bir de insan kirliliği var… Girne’de kimlerin yaşadığını kimse bilmiyor. 32 bin yazıyor tabelada ama ben 320 bin olduğunu düşünüyorum. Girne’nin ilçe olarak nüfusu daha da fazladır.

“Girne, limanı ve çevresiyle tarihin en güzel noktalarından biri”

Girne, limanı ve çevresiyle tarihin en güzel noktalarından biridir. Girne Antik Limanı en eski ve en muhteşem limanlardan biridir. Çok şiddetli bir kış fırtınası olsa Girne Antik Limanı’nın yıkılma ihtimali var. Uzmanlar 11 şiddetinde olduğunu belirtiyor. Biz burada 9’u gördük. Mendirek yıkılırsa, dalgalar içinde eşyalarında bulunduğu dükkanları da toplar. Ne yat limanı kalır ne de balıkçı teknesi…

“Eski Girne’yi hatırladığım zaman üzülüyorum”

Girne’de güzel olan ne var, lüks apartman daireleri, yüzme havuzları, yaşam alanları… Ama bu muydu istediğimiz?

Limanda çalıştığım 1988-1989 yıllarında liman müşterisinin tamamına yakınını tanırdım. Esnafın tümü içten insanlardı. O zamanlar hizmet edip insanları mutlu etmek bizim için çok önemliydi. Şu anda liman dünyada sevdiğim 5 noktadan biridir. Ama limanda çöp kirliliği ve koku var. Bunların önüne geçemedik. O yüzden Girne dendiği zaman aklıma ilk gelen üzülmek… Eski Girne’yi hatırladığım zaman çok üzülüyorum.

Girne’de eski binaların, kalesinden Kara Kızı’na hepsinin hikayesi var. İnsanlar bu hikayeleri bilmiyor, araştırmıyor. Kara Kız efsanesini Girne’de hatırlayan insan yok.

“Girne’ye anıt yapmak hançer saplamaktır”

Girne’ye anıt yapmayı düşünenler var. Girne’nin anıta ihtiyacı mı var? Girne’ye anıt yapmak Girne’ye hançer saplamaktır. Çünkü Girne’nin zaten efsane olabilecek çok güzel yerleri var. Girne’nin yeni bir logoya ihtiyacı yoktur.

Gezip gördüğüm bazı Avrupa ülkelerinde tarihi eserlere bizdeki kadar vahşice davranılmıyor. Girne Kalesi, Girne’nin hemen üzerindeki Saint Hilarion, Bellapais, Kantara Kalesi ne yeterli bakım görüyor ne de doğru dürüst turist çekebiliyor. İnsanlar Girne yakınlarındaki Ozanköy’ün ne olduğunu bilmiyor. Onun bir tarihi var. Girne’de Templos’un ne olduğunu bilen kalmadı. Orası Templer Şövalyelerinin yaşadığı yerdi… Bellapais önemli bir noktadır. Ama biz orayı da para uğruna illegalite ile birlikte Girne gibi yaptık.

Çok sayıda Girneli Rum tanıyorum. 1974 yılında buradan kaçmak zorunda kaldılar. Onlar arasında tanıdığım 3-5 tanesinin Girne hasretiyle öldüklerini bilerek üzülüyorum. Bu yüzden Kıbrıs Sorununa lanet ediyorum.

“Girne’yi hor kullandık”

Girne’nin içine edeceğimiz yer de kalmadı her yeri betona boğduk ama umarım bundan sonra daha kötüye gitmez. Umarım tarihi eserlere sahip çıkar; Antik Limanı korur, ışıklandırır ve güzelleştiririz. Ama bana göre bunu çok düşünen yok. Esas sıkıntımız bizim Girneli olmamamız. İnsanlar Girne’nin büyük toprak çoğunluğunun kendilerine ait olmadığını bilinç altlarına yerleştirmiş durumdadır. Dolayısıyla size ait olmayan bir şeyi hor kullanabilirsiniz. Biz Girne’yi hor kullandık. Kıbrıslı mal sahipleri var evet ama onlar da kendini furyaya kaptırıp ellerindekini betona çevirdi. Ne efsanesi kaldı Girne’nin ne tarihi görüntüsü ne yeşil zeytin ağaçları ne de içilebilir suyu…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
4
 
0
 
2
 
1
 
0
 
2
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
2
ONAY BEKLEYENLER
0
13 Eylül 2018, Perşembe
HAMDI GOKCEHAN         - ANKARA / TURKEY
O, SADECE BU CAMIANIN GURURU DEGIL, INSANLIGI, MEDENI DUSUNCELERI VE YARDIMSEVERLIGI ILE HERKESIN COK SEVIP, SAYDIGI BIR INSANDI. GENC KAPTAN OGLUM UZERINDE DE COK BUYUK EMEGI VARDI. SON ZAMANLRDA O'NU HEP GORMEK ISTEDIM, OLMADI. SIMDI BIR ANLAMI OLMASA DA, ILK FIRSATTA KIBRIS TA ONU ZIYARET EDECEGIZ KISMETSE. ELBETTE O'NA KARDESIM DIYE SARILIP OPEMEYECEGIM VE OGLUM O'NUN MUBAREK ELLERINI OPEMEYECEK BILIYORUZ. AMA SU AN ICIMIZE AKITTIGIMIZ GOZYASIMIZLA, ONUN TOPRAGINI SULAMAK DAHI NASIP OLSA RAZIYIZ MECBUREN. TUM YUREGIMIZLE AILESININ ACISINI ICIMIZDE YASIYORUZ. ARTIK O'NUN COCUKLARI DA GERCEK ANLAMDA BENIM EVLADIM OLMUSLARDIR. HANI DERLER YA; OLUM ONA HIC YAKISMADI DIYE. O YASAMA AZMI ILE HAYATA GUZEL BAKAN INSANA COK ERKEN GELDI YENI HAYATI. O'NA ALLAH'imdan RAHMET DILERKEN, HEM DENIZCI HEM MOTOSIKLETCI AILESININ BIRER FERDI OLARAK OLARAK TUM DOSTLARA BAS SAGLIGI DILIYORUM. YENI ROTANDA ALLAH SELAMET VERSIN SUVARI BEY, NUR ICINDE OL. HAMDI - SUHAN (542) 342 91 82.

12 Eylül 2018, Çarşamba
HASAN         - GIRNE
HADE GENE,BASLADIN GIRNE'DEN.GERI GEL OZLEDIGIN YERE BE ABI.SEN GIRNE'SIZ YAPAMAN.BELLIKI GONYELI'DEKI HAYATTAN MEMNUN DEGILSIN.

YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Eylül 2018, Çarşamba    Türkiye’ye baskı yapmak mevcut konjonktürde hikayedir!
18 Eylül 2018, Salı    Eğitim yorumu!
17 Eylül 2018, Pazartesi    Nazi kafası il turizm ve sınır kapıları!
16 Eylül 2018, Pazar    İki şarkı... Onlar Trump'a ve Pinochet'e söylemişler!
15 Eylül 2018, Cumartesi    Ondan bundan, sağdan soldan, yandan yandan; her konudan!
14 Eylül 2018, Cuma    TMT üyeleri kimler?
13 Eylül 2018, Perşembe    Doğal afet yoksul zengin ayırmaz ha!
11 Eylül 2018, Salı    Neden CTP daha çok eleştiriliyor?
10 Eylül 2018, Pazartesi    İki kadın iki tasarruf!
9 Eylül 2018, Pazar    Yetki meselesi veya özür dileyebilme!

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Türkiye’ye baskı yapmak mevcut konjonktürde hikayedir!
Serhat İNCİRLİ | 19 Eylül 2018, Çarşamba
Türkiye’ye baskı yapmak mevcut konjonktürde hikayedir!
KKTC’deki asker sayısını azaltmayacağız!
Kim dedi?
Erdoğan?
Hangi Erdoğan?
Recep Tayyip olan Erdoğan!
-*-*-
Peki, KKTC’deki asker sayısı ne kadar?
40 bin ...
Eğitim yorumu!
Serhat İNCİRLİ | 18 Eylül 2018, Salı
Eğitim yorumu!
Dün yazmıştım...
“Cennette mülk satmaya başlıyorum” demiştim...
Hem İslam’ı aşağıladığımı söyleyenler çıktı, hem de Kıbrıslı Türklerin zekasıyla dalga geçtiğimi söyleyenler...
Aslında her ikisinde d...
Nazi kafası il turizm ve sınır kapıları!
Serhat İNCİRLİ | 17 Eylül 2018, Pazartesi
Mauritius...
Tam adı Mauritius Cumhuriyeti...
2 bin 40 kilometrekarelik bir ada ülkesi...
Kıbrıs Adası, 9 bin 251 kimlometre kare…
Eminim daha önce de yazdım ama olsun…
Bir akrabam, İngiltere’de bir başka akrabam...