Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Bengü ŞONYA | 12 Mart 2014, Çarşamba

Güneş batarken sarayda viski

Paylaş  
39
111
33

Zaman ilerledikçe bazı olaylar flu olmaktan çıkıp daha da netleşiyor. Varsın UBP’liler saraydaki eski başkanlarının hala kendilerinden yana olduğunu hesaplasın. Varsın UBP’liler 28 temmuz seçimlerindeki oy kaymasını “zorunluluk” olarak algılasınlar. Ve varsın UBP’liler 29 Haziran seçimlerine giderken sarayın Serdar’la yaptığı anlaşmanın kendilerinin de çıkarına olduğunu düşünsünler. UBP ikilemler içerisinde yalpa vururken Serdar Denktaş cebinde sarayla yaptığı mukavele ile dolaşmaktadır. UBP’nin cebinde ise sadece mavi boncuklar. Yeni gözdeler Serdar Denktaş ile sarayın DP’ye empoze ettiği ve bu gün hem partide, hem hükümette önemli konumları peyderpey paylaşan ekiptir. Onların büyüyüp serpilmesi, güçlenmesi ve UBP’nin yerini alması birinci önceliktir. Varsın UBP içerisindeki birkaç kişi kişisel ikbal hesapları ile gerçeği görmezden gelmeye ve beklemeye devam etsin ve hala daha papatya falı ile uğraşsın.

Her şeyin kişisel çıkar olduğunun netleştiği bir ortamda parti aidiyeti diye bir kavram sadece saftorikler için geçerlidir. Taşradaki Ahmet dayı bile artık seçimleri kim kazanırsa onun yanındadır. Bu yeni aidiyet kavramında vatan yok, millet yok, halkın çıkarı yok, yasa yok, hukuk yok. Sadece ve sadece kişisel çikar var, argo deyimle “mamma” var. Hele ciddi bir siyasi yapısal değişim noktasında olan ve yarının ne getireceği bilinmeyen KKTC’de parti aidiyeti kavramı son yaşanan olaylarla siyasetteki dinozorlar kadar geçmişte kalmıştır. Artık geçerli olan ne koparırsam ve ne kadar erken koparırsam mentalitesidir.

UBP yalpalayıp ciddi bir yönetim zaafiyeti ve kadro sorunu yaşarken, sarayın UBP saflarına yapışıp kalması herhalde beklenemez. Siyasette yarı şaka, yarı ciddi kullanılan bir deyim vardır:- “CIA does not like loosers” ( CIA kaybedenleri sevmez). UBP şimdi tam o pozisyondadır. Belki bu defa kazanırım ümidiyle elindeki son parayı da rulete yatırmaya çalışan bir kumarbaza benziyor. Toparlanmazsa, kendi iç dinamiklerinin farkına varamazsa, kaybetmenin eşiğindedir ve saray kaybedenleri sevmez.

Siyasette yaşanan her olayın sorumlusu olarak saray’ı görmeye ve olayları ona atfetmeye o kadar alıştık ki, gerçekte saray dediğimiz unsura yüklenen bu atıfların birçoğunun kendi hüsnü-kuruntumuz olduğunun farkında değiliz. Kısaca bu çağda eski insanlar gibi kendimizin yarattığı ilahlara veya putlara tapınmayı, onlarda keramet aramayı gerçeklere kafa yormaktan, kendimize güvenmekten daha kolay buluyoruz. Bu davranış tarzı sadece siyasilere değil, toplum olarak hepimize şamildir.

Toplum nihayet kendi arsızlığı yüzünden yok olmanın eşiğine gelmiştir. Buna rağmen Haziran yerel seçimlerinden sonra güneş batarken sarayda viski içmeye hazırlananlar vardır. Şairin dediği gibi “bir Hilal uğruna” batacaksa, varsın bu güneş batsın.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
12 Mayıs 2014, Pazartesi    Bağımsız olabilmek
5 Mayıs 2014, Pazartesi    Siyaset simsarları
28 Nisan 2014, Pazartesi    Bugün Pazartesi - taşlama
21 Nisan 2014, Pazartesi    Guguklar kanat çırpıyor
14 Nisan 2014, Pazartesi    İpotekli parti
7 Nisan 2014, Pazartesi    Saraybosna masal dünyası projesi
31 Mart 2014, Pazartesi    DP parti binasının altındaki zindanlar
24 Mart 2014, Pazartesi    Sorumluluğu üstleniyormuş!
24 Mart 2014, Pazartesi    Sorumluluğu üstleniyormuş!
17 Mart 2014, Pazartesi    CTP'yi anlamak

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Bağımsız olabilmek
Bengü ŞONYA | 12 Mayıs 2014, Pazartesi
Devlet içerisindeki sayıştaylık hükümet çalışmalarının kontrolü açısından bağımsız, yargı ise kuvvetler ayrılığı prensibi nedeniyle bağımsız olması gereken kurumlardır. Bağımsız olmak, adil ve tarafsız görev icra edeb...
Siyaset simsarları
Bengü ŞONYA | 5 Mayıs 2014, Pazartesi
Tarihi boyunca Demokrat Parti,  liderliğinin kendine olan güvensizliğinden kaynaklanan “küçük olsun benim olsun” ve “yeter ki ben seçileyim gerisi tufan”
zihniyeti ile yönetildiği için he...
Bugün Pazartesi - taşlama
Bengü ŞONYA | 28 Nisan 2014, Pazartesi
Bugün Pazartesi. Özel sektör için yeni bir umut, yeni bir başlangıç. Bürokrasi için of, puf günü. Öğrenciler için gene okul, gene sınav. Akıllarda tek bir soru. Nerede kaldı bu tatil? Bu gün siyasiler Skaloşların üzer...