Ana Sayfa >> Yazarlar Bengü ŞONYA | 12 Mayıs 2014, Pazartesi
Bağımsız olabilmek
Paylaş  
162
373
167

Devlet içerisindeki sayıştaylık hükümet çalışmalarının kontrolü açısından bağımsız, yargı ise kuvvetler ayrılığı prensibi nedeniyle bağımsız olması gereken kurumlardır. Bağımsız olmak, adil ve tarafsız görev icra edebilmek için baskı altında olmamak demektir. Tersten okunduğu zaman bağımsız olabilmek kimseden hiç bir menfaat sağlamamak anlamını da beraberinde getirir. Sağlanan herhangi bir menfaat, bağımlı olabileceğinizin göstergesidir.

Reddi-hakim, baktığı dava ile en ufak bir ilişkisi olan bir yargıcın o davaya bakmasını davalının reddetme hakkıdır. Bizim ülkemizde olmamasına rağmen yargı sisteminin kendi içerisinde dahi tarafsızlık ve bağımsızlık geleneği reddi-hakim müessesi ile güçlendirilmiştir.

Çoğunluğu vasatın altında insanlarla yönetilen ve her şeyin çarpıtıldığı bir dönemden geçtiğimiz ülkemizde tarafsızlık, bağımsızlık ve eşit muamele kavramları da suistimal edilmeye çalışılmaktadır. Öyle bir dönemden geçiyoruz ki en kutsal kavramları dahi şekilsel olarak kullanıp iğfal etmek ustalık sayılmaktadır. Örneğin halkın iradesinin tecellisini göstermesi gereken genel seçimler satın alınan oylarla dumura uğratılırken, 20-30 yıllık dernek veya parti başkanlıkları artık sıradan olmuştur.

Yerel seçimlere çok az bir süre kalmasına rağmen siyasi partilerimize olan güvensizlik tüm zamanların en yüksek seviyesindedir. Dolayısıyle geçmişte belediye başkan adaylıkları veya belediye meclis üyelikleri için yarışa giren insanlar bu gün bu yarışlardan uzak durmayı yeğlemektedir. Siyasi partilerin hemen tümü ülkemizdeki 28 belediyeye başkan adayı bulabilmek için zorlanmaktadırlar. Bu nedenle özellikle UBP ve DP’nin ürettiği ve önceleri adına “ittifak” deyip sonradan “işbirliği”ne çevirdikleri modellerine uygun olarak, ve en önemlisi bir çok bölgede zaafiyetlerini gizleme adına sözde bağımsız adayları son derece acemice piyasaya sürmeye çalışmaktadırlar.

Örneğin Mağusa’da önce DP’nin adayı olarak ilan edilen şahıs ansızın “bağımsız” oluvermiştir. Bir siyasi partiden aday olmayı kabul eden ve aday olduğu ilan edilen bir şahsın kısa bir süre sonra kendisini bağımsız olarak tekrardan ilan etmesi sanırım siyasi tarihimizde daha önce yaşanmış bir durum değildir. Söz konusu şahıs partisinden istifa etmemiştir. Sözkonusu şahsa verilen yönetim kurulu üyeliği ve ismi çok uzun olan bakanlıktaki koordinatörlük görevine son verilmemiş veya kendisi “bağımsız” olma adına bu makamlardan feragat etmemiştir. Bir siyasi parti ile çıkar ilişkileri devam eden ve yukarıda konu ettiğim bağımsızlık ve tarafsızlık kavramlarının kurallarından hiç birisine uymayan sözde “bağımsız” bir belediye başkan adayı. İşin acıklı yanı ise sergilen bu acz karşısında rakip sağ partiden oy devşirileceği inancını taşıyan siyaset simsarları.

Açık veya gizli yapılan anlaşmalarla ve adına “bağımsız” denilen adaylarla ne murad edildiği açıktır. İster UBP isterse DP’den olsun, yaftası “bağımsız” olan bu adayların sağdaki partilerin tabanlarına cazip geleceği ve DP tabanının aslında UBP’li ama sözde “bağımsız” olan UBP adayına ve UBP tabanının ise aslında DP’li ama sözde “bağımsız” DP adayına oy vereceği inancıdır. Böylece siyasi partiler zayıf oldukları bölgelerde “bağımsız” numaralarına yatarak zayıflıklarını kamufle edeceklerini ve saf vatandaştan oy toplayabileceklerini düşünmektedirler.

Bir gecede partisini ve amblemini inkar ederek DP adayı olmaktan vazgeçip “bağımsız” a dönen Magosa adayının durumu ile bağlantılı olarak UBP cephesine de bakmak gerekir. Bu hamle ile UBP Magosa ilçe başkanı büyük olasılıkla kendi bölgesinden aday çıkaramadığını bu şekilde kamufle ederek tam bir Makyavel klasiği ile seçim sonucundaki başarısızlığı da sözde “bağımsız” olan DP adayı üzerine yıkmayı hesaplamaktadır.

Siyasi partilere gönül vermiş insanlar seçim için sandığa gittiklerinde aidiyet hissettikleri partiye mühür vurmak için o partinin amblemini ararlar. O amblemi bulamadıkları zaman akıllarda oluşan soru işaretleri, orta vadede o siyasi partinin zaafiyeti olarak kendisini gösterir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
5 Mayıs 2014, Pazartesi    Siyaset simsarları
28 Nisan 2014, Pazartesi    Bugün Pazartesi - taşlama
21 Nisan 2014, Pazartesi    Guguklar kanat çırpıyor
14 Nisan 2014, Pazartesi    İpotekli parti
7 Nisan 2014, Pazartesi    Saraybosna masal dünyası projesi
31 Mart 2014, Pazartesi    DP parti binasının altındaki zindanlar
24 Mart 2014, Pazartesi    Sorumluluğu üstleniyormuş!
24 Mart 2014, Pazartesi    Sorumluluğu üstleniyormuş!
17 Mart 2014, Pazartesi    CTP'yi anlamak
12 Mart 2014, Çarşamba    Güneş batarken sarayda viski

Siyaset simsarları
Bengü ŞONYA | 5 Mayıs 2014, Pazartesi
Tarihi boyunca Demokrat Parti,  liderliğinin kendine olan güvensizliğinden kaynaklanan “küçük olsun benim olsun” ve “yeter ki ben seçileyim gerisi tufan”
zihniyeti ile yönetildiği için he...
Bugün Pazartesi - taşlama
Bengü ŞONYA | 28 Nisan 2014, Pazartesi
Bugün Pazartesi. Özel sektör için yeni bir umut, yeni bir başlangıç. Bürokrasi için of, puf günü. Öğrenciler için gene okul, gene sınav. Akıllarda tek bir soru. Nerede kaldı bu tatil? Bu gün siyasiler Skaloşların üzer...
Guguklar kanat çırpıyor
Bengü ŞONYA | 21 Nisan 2014, Pazartesi
Demokrat Parti tavla teslim. Binalarıyla, felsefesiyle, geçmişiyle. Kendileri bilmeseler bile yetkili kurullarıyla ve tabii ki başkanıyla. Ama en önce başkanıyla. Eskiden Türkiye’nin doğusunda ağalar köylerini içindek...


 
 

t0=1518998508.7092 t1=1518998508.746 t2=1518998508.9348 t3=1518998508.9354 t4=1518998509.3471 t5=1518998509.5318