Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 27 Temmuz 2018, Cuma

Bilgi çağının içinde kalmak…

Paylaş  
9
7
15

Üniversite sınav sonuçları 31 Temmuz Salı günü ÖSYM tarafından açıklanıyor…

Sonuçlar açıklandıktan sonra gözler üniversite tercihlerine çevrilecek…

7 – 14 Ağustos tarihleri arasında tercih işlemleri gerçekleştirilecek…

Gençler için doğal olarak kritik günler…

Peki, gençler bu günlere nasıl geldi?

Ailenin, okulun, toplumun rolü ne?

Nasıl bir gelecek planladık?

Babasının oğlu diye yapılan yakıştırmalar toplum olarak hoşumuza gider…

Bireye kendi ilgi yetenek veya düşünsel birikimleriyle hareket etmek daima zor gelir… 

Başkalarının çizdiği yolda ilerlemek, güçlünün yanında olmak aslında en kolayıdır…

Suya veya sabuna dokunmaya da gerek yoktur, statüko hayatta en kolay sürdürülen ve aynı zamanda korunan durağan yapıdır…

Bir çevrenize bakın birbirine benzeyen hatta aynı fotokopi makinasından çoğaltılmış gibi hareket eden insan kılığındaki makineleşmiş bedenler göze çarpacaktır…

Otur, kalk, yemek ye, çalış…

Sakın ha! Öyle yapayım deme ayıptır…

Eğitimde aynılaştırma, benzeştirme mantığıyla hareket etmekten bir an önce uzaklaşmalıyız…

Eğitim birbirine benzeyen, yeteneklerinin ortaya çıkması engellenmiş kişilikler yaratmaya yol açmamalı...

Eğitim bireyin yeteneklerini ortaya çıkarmalı…

Eğitim; bireyin bedensel, bilişsel ve duyuşsal yapılarıyla bütün olarak ele alınıp her alanda dengeli bir şekilde yetiştirilmesidir…

Milli eğitimde “İnsanlar bilgi, beceri ve yetenekleri doğrultusunda eğitilmelidir.” görüşü vardır…

Ancak eğitim sistemimiz her öğretim seviyesinde sözel ve sayısal olarak iki yetenek noktasına sıkışmıştır…

Öğrenciler tüm yetenek alanlarında değerlendirildiği takdirde onların tam olarak ne yapabilecekleri anlaşılabilir…

Bireyler sözel-sayısal yetenek anlayışlarıyla değerlendirildiğinde bütünsel başarıya ulaşmamız mümkün olmuyor…

Eğitim ve öğretimin hedefi öğrencinin bütün yönlerini ortaya çıkarmak olmalıdır…

Öğrencilerin sadece belirli özelliklerini ön plana çıkaran eğitim anlayışı benzeşmeye neden olur…

Eğitim anlayışında öğrenci aktif öğrenen olmalıdır…

Etkinliklere katılan, paylaşan, bilgiye ulaşma yollarını araştıran öğrenciler yetiştirmeliyiz…

Önemli olan çocuklarda merak uyandırmak, okumayı sevdirmek, bir konuyu araştırmayı öğretmektir…

Eğitim sistemimizde geçerli olan öğretmen merkezli öğretim yaklaşımı bireyleri ezbere dayalı bir eğitim sistemine mecbur ediyor… 

Bu da yetiştirdiğimiz bireylerin gerçek hayatla ilişki kurmakta zorlanmasına sebep oluyor…

Karşılaştıkları problemi çözemeyen, en ufak sıkıntı karşısında depresyona giren gençler ortaya çıkıyor…

Gençlerimiz karşılaştıkları sorunlara çözüm odaklı yaklaşamıyor, sorun çözemiyor. Toplum olarak sadece şikâyet ediyoruz…

Dissessa’ya göre, “Öğrenciler gerçek yaşamda fizikle ilgili bir sorunla karşılaştıklarında okulda öğrendiklerini kullanmamaktadır.”…

Konfüçyüs’e göre ise, “Düşünmeden öğrenmek, kaybedilmiş bir çabadır.”

Bilgi toplumuna ulaşmak için eğitimci ile ailenin birlikte hareket etmesi gerekir…

Toplum olarak yapılandırıcı eğitimin peşinden koşmalıyız…

Unutmamalıyız ki çağdaş eğitim, yeteneklerini fark eden, öğrenmeyi öğrenmiş bireyler yetiştirecek programların uygulanmasıdır…

Çünkü çağdaş eğitim benzeşmeyi, aynılaşmayı amaçlayan eğitim anlayışının karşısındadır…

Birbirine benzeyen bireyler yetiştirerek ileriye gidemezsin…

Öğrenciye problem karşısında nasıl davranması gerektiğini öğretmeliyiz…

Etrafımızda sürekli şikâyet eden ama çözüm üretemeyen insanlar var!

Şikâyet etmekten mutluluk duyan bir toplum haline geldik…

İş yapmaya gelince bin bir mazeret üreten ama her şeyden şikâyet eden bireyler…

Çağımız artık bilgi çağı…

Okuyan, araştıran, inceleyen, ilmin aydınlığında yaşayan kimseler insanlığa yepyeni ufuklar açıyorlar…

Biz de ülke olarak bilgi çağının dışında kalmamalıyız…

Dünyada farklılaşmayı temel fazilet olarak görmeyen eğitim felsefeleri artık küresel uyumsuzluğun, yaratıcılık eksikliğinin temel nedeni olarak gösterilmektedir…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Eylül 2018, Salı    Geçmişte değil, gelecekte yol almak lazım…
14 Eylül 2018, Cuma    Gelecek nerede?
11 Eylül 2018, Salı    Mersin’de kilosu 1,79 iken Lefkoşa’da kilosu 8,25…
7 Eylül 2018, Cuma    Neydik, ne olduk, ne olacağız?
4 Eylül 2018, Salı    TC’li öğrenci niye ülkemizi tercih etmedi?
31 Ağustos 2018, Cuma    Küçük pansumanlar büyük yaralara merhem olmaz…
28 Ağustos 2018, Salı    Niteliksiz eleştiri kültürü…
21 Ağustos 2018, Salı    Yüksek öğrenim burs ve bilgi sistemi nedir?
17 Ağustos 2018, Cuma    İnanmak ve çalışmak…
14 Ağustos 2018, Salı    Dövizde ısrarcıysanız yakında TL üzerinden de ev kiralayamayacaksınız!

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Geçmişte değil, gelecekte yol almak lazım…
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 18 Eylül 2018, Salı
Geçmişte değil, gelecekte yol almak lazım…
Eğitim ve öğretimin canlandığı bir haftaya başladık…
Dün ilköğretim, bugün ortaöğretimde ders başı yapıldı…
Eylül sonu gibi yükseköğrenim canlanacak…
Ekim başı istatistik...
Gelecek nerede?
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 14 Eylül 2018, Cuma
Gelecek nerede?
Gelecek konusunda genelde umutsuzuz…
Kime sorsanız, cevap belli…
Karamsarlık dolu yanıtlar…
Peki, o zaman geleceğinize kim yön veriyor?
Siz mi, başkaları mı?
Yükseköğretime geçiş sıvalarını ele ...
Mersin’de kilosu 1,79 iken Lefkoşa’da kilosu 8,25…
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 11 Eylül 2018, Salı
Mersin’de kilosu 1,79 iken Lefkoşa’da kilosu 8,25…
Hafta sonu Mersin’de alış veriş yapan bir arkadaşım oradaki meyve ve sebze fiyatlarının fotoğraflarını çekip bana gönderdi…
Meyve ve sebzelerin görüntüleri çok iyi,...