Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Levent KUTAY | 8 Temmuz 2019, Pazartesi

"İmkansızdan çok zora"

Paylaş  
40
22
39

Son aylarda gündemi iyice meşgul eden “AB çatısında iki ayrı devlet”  Konusunda tekrar yazmayı düşünürken önüme 2. Cumhurbaşkanı Sayın Talat'ın Cumhuriyet Gazetesi'ne söyledikleri geldi...

Özü sözü bir diye tanıdığımız Sayın Talat federasyon konusunda kötümserliğini saklamazken iki ayrı devlet için de “olması çok zor” diye bir ifade kullanıyor...

Gülümsedim...

Daha iki ay kadar önce bu iş imkansız diyenler şimdi

“Bu iş çok zor” diyor...

Eskilerin deyimi ile “Terakki” var...

Tabii yazımın esas konusu bu değil ama bunu duyunca yazıma daha da heves ile başladım...

Ne oldu da son zamanlarda Rum kesiminden iki ayrı devlet konusunda ciddi sinyaller gelmeye başladı…

Hatta “Neler oldu?” diye sorsak daha iyi olacak...

Önce şunu belirtelim…

Bizim tarafta pek de dillendirilmese de DISI'li Liberallerin çözüm vizyonu

Klerides zamanından AKEL'in Kıbrıslılık üstüne oturan Federasyon vizyonundan bayağı farklı idi..

Anastasiadis ve çevresi AB üst kimliği üstüne oturan “Zayıf Merkezli Gevşek Bir Federasyon'dan” yana idiler...

Averof Neofitu hâlâ bu görüşü savunuyor...

AKEL ise bu görüşe “Örtülü Taksim” diyerek şiddetle karşı çıkıyor...

Anastasiadis, Akıncı ile yaşadığı müzakere tecrübesinden şu çıkarımı yaptı...

“Rum Kesimi'nde AKEL, Türk Kesimi'nde de CTP varken, kendi federasyon modelimi ilerletmem mümkün değil”

Kendisinin ve yakın çevresinin en büyük şikayeti de, Türk Tarafında gevşek federasyonun destekleyicisi pek yok...

Doğal destekçisi olması gereken Kıbrıslı Türk Liberallerin bir kısmı BG adı altında CT'P’ye monte...

UBP, HP ve DP'dekiler ise tamamen iki ayrı devleti savunuyor...

Crans Montana da görüldüğü gibi, AKEL – CTP Modeli federasyon, karşılıklı güvensizliğe, garantilere ve de merkezi devletin paylaşımına takılıp kalıyor...

Ama bu arada son 10 yıldaki diğer önemli gelişmeler Anastasiadis ve çevresini bayağı kaygılandırıyor…

Basta 2012 den beri Rumların yaşadığı ekonomik kriz...

Rum kesimi artık herkesin övgü ile bahsettiği refah devleti değil…

Artık para aklamanın getirdiği kolay ve büyük kazançlar yok...

Elde olan kısıtlı turizm kazançları ve gırtlağa kadar dış borç...

Hem bu dev sorunla mücadele et, hem de 45 yıldır tek bir meyve vermeyen Makarios’un Mirası “Uzun vade mücadele” konsepti ile tüm adayı sözde Türkiye işgalinden kurtarmak için mücadele et…

Anastasiadis ve ekibi artık buna kuşku ile bakıyor...

Son 10 yılda gittikçe gelişen Doğu Akdeniz'de önemli gaz yatakları potansiyeli, onları daha da ciddi düşünmeye sevk etti...

Gelinen noktada bazı gerçekler daha net su yüzüne çıkmaya başladı...

İsrail dev gaz yataklarını keşfedeli 10 yılı geçti.

Bir kaşık bile gaz satabilmiş değil...

Neden?

Çünkü Türkiye ile gazın taşınmasını anlaşamıyor

10 yıldır başını taştan taşa vuruyor…

Bir şey olduğu yok...

Türkiye hemen 2 tane Sondaj gemisi aldı...

Kıbrıs’ın etrafında kazılara başladı

Tık diyen yok…

Yarın bir Rum Şirketi gaz bulsa bile, 5 kilometre yanına Türkler kazı yapıp aynı gazı çıkarırlarsa, Türkiye'nin gazı götürecek yeri

var ama Rumların yok...

Tabii böyle bir olasılığın gerçeğe dönüşmesi için gereken minimum gazın

10 tfc (Trilyon ayak metreküp) olması gerektiğini de hatırlatayım...

Yani...

Şimdiye kadar bulunanlar “Game Changer” yani bölgede oyun değiştirici bir potansiyele sahip değil...

Anastasiadis'in, esas aklında olan şu:

Kıbrıs Cumhuriyeti'ni, Bir Rum Cumhuriyeti olarak koruyup, Türklerden, maksimum alabileceğini alıp, yolları ayırarak, gerek denizde, gerek başka konularda, artık önüne bakmak...

Özellikle Güney ekonomisini domine eden elit zümreden de destekçisi oldukça fazla...

Kolay mı bu iş?

Hayır zor…

Ama artık imkansız değil

Sadece zor...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
8
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
11 Eylül 2019, Çarşamba    Türkiye olmadan seçim kazanılır ama çözüm yapılmaz...
2 Eylül 2019, Pazartesi    Referanduma giderken UBP...
30 Ağustos 2019, Cuma    Maraş'ta yeni bir "Kıbrıs" mümkün...
28 Ağustos 2019, Çarşamba    "Maraş işi" ilerliyor...
24 Ağustos 2019, Cumartesi    Notlarım...
21 Ağustos 2019, Çarşamba    Erhürman'ın beklentisi...
2 Ağustos 2019, Cuma    UBP'nin Cumhurbaşkanlığı tavrı... Özgürgün motivasyonu...
29 Temmuz 2019, Pazartesi    "Kapalı Maraş'ta Mida'yı tutanlar..."
26 Temmuz 2019, Cuma    Cumhurbaşkanlığı seçimini erkene mi alsak?
24 Temmuz 2019, Çarşamba    Toplum mühendisliği...

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Türkiye olmadan seçim kazanılır ama çözüm yapılmaz...
Levent KUTAY | 11 Eylül 2019, Çarşamba
TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, yaklaşık 1 ay önceden belirlenmiş programı gereği ülkemize geldi...
Çat kapı değildi yani...
Vatandaşın nabzını da almayı düşünmüş Yeni Erenköy'e gitmiş Çavuşoğlu...
Elbette ya...
Referanduma giderken UBP...
Levent KUTAY | 2 Eylül 2019, Pazartesi
Yeni haftaya uyarı nitelikli bir yazı ile başlayalım...
Cumhurbaşkanlığı Seçimi'nin etkisi ile karşıt görüş dostlarla, sosyal medyada zaman zaman atışıyoruz...
Kah gülüyoruz, kah kızıyoruz...
Sinirleniyor, ince mes...
Maraş'ta yeni bir "Kıbrıs" mümkün...
Levent KUTAY | 30 Ağustos 2019, Cuma
BRT'ye telefon gelmişti...
Bir muhabir ve kameraman isteniyordu...
Tereddütsüz kaldırdım elimi...
Tarihi denilebilecek bir ziyaret için davet gelmişti...
45 yıldır kapalı duran Maraş için yollara düştük...
Hayatı...