Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Prof. Dr. Hasan KILIÇ | 19 Mayıs 2019, Pazar

Müzeler Haftası'na dair düşünceler

Paylaş  
20
34
20

UNESCO tarafından tüm dünyada 18 Mayıs günü Müzeler Günü, ülkemizde ise 1986 yılından itibaren18 Mayıs’a ilaveten 18-24 Mayıs müzeler haftası olarak kutlanmaktadır. Bu çerçevede Eski Eserler ve Müzeler dairesi 18 Mayıs’ta tüm müzelerin ücretsiz olarak ziyaret edilebileceğini de açıkladı.  Müzeler haftasının kutlanmasındaki tema sahip olduğumuz kültür varlıklarının tanıtılması, eserlerin korunması ve öneminin topluma anlatılmasıdır. Ülkemizde 30’u aşkın müze bulunmaktadır. Bu hafta içerisinde etkinlik anlamında yapılması öngörülenlerin çok sınırlı tutulduğunu ve toplumun geneline konunun tam olarak anlatılamadığını düşünüyorum. Beklenti konuyla ilgili panellerin yapılması, söyleşilerin organize edilmesi ve toplumun özellikle gençliğin ve çocukların müze bilincinin geliştirilmesi için ortaya bir şeylerin konmasıydı. Ne yazık ki bu aktiviteler yeterince yapılmamıştır. Bu hafta içerisinde öngörülen ciddi tek açılım Lefkoşa’da bir müzenin (Ortaçağ’dan Günümüze Lefkoşa)  açılmasıdır. Bu kararı alan ve düzenlemeyi yapıp depolarda unutulan tonlarca eserin en azından bir kısmının gün yüzüne çıkartılarak toplumun ve turizmin hizmetine sunanları kutluyorum. Ancak yine de bu haftanın çok ciddiye alınmadığını ve sadece bir söylevden öteye gidemediğini de gözlemliyorum.

Müzeler toplumun kültürel hafızasıdır

Müzeler içinde yaşadığımız toplumun kültürel dokusunu, geleneklerini, tarihsel geçmişini ve bilincini geçmişten geleceğimize taşıyan ışık tutan hafızamızdır bu bilinci çocuk yaştan başlayarak genç yaşımızda olgunlaştırarak elde edebiliriz.  Bu konuda doğru, planlı ve hedefli bir çalışmaya ihtiyacımız vardır.  Beklentimiz gerek ilkokul gerekse lise yada üniversitelerimizde bu konuda kültürel bir hareketlilik görmekti.  Bakanlığın bu konuda bir açıklama yaptığını duymadım. Belki yapılmıştır, o zamanda yeteri kadar duyurulmamıştır diye düşünüyorum. Yerel yönetimlerden de bir açıklama yapılmadı.  Rehberler birliğinden de bu konuda bir girişim yapılmadı. Bu haftaya özgü ücretsiz rehberli müze turları düzenlenebilinirdi. Televizyonlar programlar yapıp müzecilik alanında konunun uzmanlarının görüşlerini toplumla paylaşmalarına yardımcı olabilirlerdi. Sadece bir gün değil tüm hafta boyunca müzeler giriş ücretsiz olmalıydı. Bu yapılmayan şeyler toplumun bu bilince sahip olmasını da engellemektedir.

Yaşadığımız yerin farkında olmalıyız

Kıbrıs’ın tarihi ve kültürel dokusunun oluşumunu ve geçmişini yazmaya başlasak sayfalar dolusu kitapların bile yetmeyeceğini biliyoruz. Nerede yaşadığımızın farkında mıyız? Yada değerini biliyor muyuz? Dilimiz nereden geldi yada folklorik yapımız nasıl oluşmuştur,  yaşadığımız coğrafya nasıl oluşmuştur. Nasıl bir ülkede yaşıyoruz. Bu soruların cevabını bize müzelerimiz verecektir. Hangimiz çocuklarımızı alıp elinden tutarak bilinçli bir şekilde müzelere gidiyoruz. En sevdiğiniz müzeleri yazın desem kaçımız bu sayıyı beşe tamamlayabilir. Dünyada müzeciliğin temelini koleksiyonculuk oluşturur eski tarihi müzelerin dışında koleksiyonculuktan yola çıkılarak açılan kaç müzemiz var? En fazla iki yada üç tanedir. Edebiyat müzemiz yada folklorik özellikler taşıyan kaç müzemiz var... Dünyada aktif müzecilik diye bir kavram var. hangisi bu bilinç ne yazık ki ülkemizde oluşmamıştır.

Yerel yönetimler bu konuda etkin değildirler. Oysa dünyada müzeciliğin öncülüğünü yerel yönetimler yapmaktadır. Hangi şehrimizde kent müzesi vardır. Her zaman söylediğimiz övündüğümüz doğamıza özgü müzemiz bile yoktur. Herbarium neden yok yada gastronomi müzemiz niye olmasın. Yerel yönetimler,  belediyeler bu bilinci topluma yaymak yada bu bilinci oluşturmak zorundadırlar. Her şehir şehrin karakterini yansıtan fiziksel mekanları müze anlamında yaratmak durumundadır. Tabi ki bu yerel yönetimlerin tek başlarına yapabilecekleri bir şey değildir. Bakanlığın buna öncülük yaparak, belediyelerin önünü açması, sivil toplum örgütlerinin ve birey olarak bizlerin etkin bir şekilde bu hareketin içinde yer alarak bu bilinci yaratması gerekmektedir. Turizm sektörünün de beklentisi bu yöndedir. Turistler geldikleri ülkenin geçmişini, kültürünü, tarihini bir özet şeklinde belirli bir mekanda görmek istemektedir.

Müzeler haftası kutlu olsun…

 

***************

Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği en büyük bayram. Tüm gençlerimizin bayramı kutlu olsun…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Haziran 2019, Pazar    Dijital dönüşümün turizme etkisini anlamak gerek  
9 Haziran 2019, Pazar    Turizmde iyi bir algı yönetimi uygulanması şart 
2 Haziran 2019, Pazar    Turizm Değişiyor  Şimdi  İnovasyon zamanı 
26 Mayıs 2019, Pazar    Turizmde Sinerjiye İhtiyacımız Var
12 Mayıs 2019, Pazar    Hükümet programlarında turizm
5 Mayıs 2019, Pazar    Halka Rağmen Turizm Yapılabilir mi?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Dijital dönüşümün turizme etkisini anlamak gerek  
Prof. Dr. Hasan KILIÇ | 16 Haziran 2019, Pazar
Teknolojinin hızla değişmesi ile dijital çağ denen yeni bir dönemin başladığını görüyoruz. Günlük yaşamımızı, ilişkilerimizi, alışkanlıklarımızı ve iletişimimizi etkileyen dijitalleşme süreci, iş ve ticaret yaşamını d...
Turizmde iyi bir algı yönetimi uygulanması şart 
Prof. Dr. Hasan KILIÇ | 9 Haziran 2019, Pazar
Turizmde başarının sırrı iyi bir algı yönetimine dayanır. Olumsuz bir durum olsa bile iyi bir algı yönetimiyle durumu olumluya çevirebilirsiniz.  Bunu geçmişte birçok ülke yapmıştır,  Örneğin Mısır, Fransa, Türkiye, ş...
Turizm Değişiyor  Şimdi  İnovasyon zamanı 
Prof. Dr. Hasan KILIÇ | 2 Haziran 2019, Pazar
Dünyada yaşanılan  ekonomik, kültürel, demografik, siyasal,   vb. yeni değişim süreçleri   diğer  alanların yanında turizm alanında da  tüketicilerin beklentilerinin zamanla değişmesine ve dünyaya bakış açılarının gid...