Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rauf R. DENKTAŞ | 23 Mayıs 2011, Pazartesi

Dıştan bakınca

Paylaş  
51
141
49

Max Gevers’in “Uzlaşma Denizin Altında Yatmaktadır” adını verdiği makalesi 1 Mayıs’ta yayınlandı.

Özetlersek Yazara göre Türkiye’nin AB üyesi olma ümidi sıfırlandığına göre Kıbrıs meselesinin halli de sıfıra yaklaşmıştır.

Rumların bunu anlaması ve Türkiye’yi uzlaşma hattına çekebilmek için çareler düşünmelidirler.

Yazar, petrol arama konusunda işbirliği önermektedir çünkü, Türkiye’nin rızası olmaksızın Rum idaresinin bölgede, petrol arama şansı yoktur. İsrail’in Rumlarla birlikte petrol araması, unutulmamalıdır ki, Rum idaresine Arap ülkeleri ile ilişkilerinde, büyük bir yük  ve zorluk getirecektir.

Konu, Rum idaresinin ciddi bir şekilde uzlaşma isteyip istemediğidir; istiyorsa ne istediğini geniş ölçüde kendi halkı arasında tartışmaya açması gerekmektedir.

Geçmişteki olayları da inkar etmemek şarttır.

Şimdiki halde Rum tarafı, her şeye sahip olmak istemektedir.

Türk ve Rum halkının birlikte sorumlu olacakları bir modelde, en ufak bir uzlaşma haberi Rum halkını “taviz veriliyor” diye ayağa kaldırmaktadır.

Buna, güçlü bir şekilde cevap verecek cesur bir idare yoktur.

BM’nin, sonsuza dek, Kıbrıs’ta iki taraf arasında görev yapamayacağının duyurulması da, görüşmelerin daha ciddiye alınmasına yardımcı olabilir.

Rum tarafı “meşru hükümet” rahatlığı içinde kaldığı sürece uzlaşma ihtiyacı duymamaktadır.

Bunların dışında, taraflar, adanın gittikçe taksimle halledileceğini görmelidirler.

Kıbrıs’lı Türkler açısından 1974 öncesi yaşadıkları hayatı özendirecek hiçbir şey yoktur.

O halde taraflar, birlikte yaşayıp, hükümet etmeyi paylaşmak istemiyorlarsa ve durum bu ise bunu da kabul etmek, açıklamak gerekmektedir.

Bu konular Kıbrıs’la ilgili herkesin önünde olmalıdır. Bugünkü durumda uzlaşma olasılığı çok uzaktadır.

AB, Kıbrıs meselesinden bıkmış ve usanmıştır.

Rum idaresi AB’nin başkanlığı yaklaştığı bu günlerde bu gerçeği kale almalıdır.

“Kıbrıs meselesini Kıbrıslılar halletsin” düşüncesi geçmişte kalmıştır ve bunun ne kadar yanlış olduğu felaket halinde kanıtlanmıştır.

Artık Kıbrıslılar da bu gerçeği görmeli ve petrol konusunda Kıbrıs ile Türkiye’nin bu şansı değerlendirmeleri gündeme getirilmelidir.

* * *

Bize göre, 1960’daki oluşum (state of affairs) 1963’deki Makarios darbesi ile bozulmuş ve ortaklar ayrı düşmüşlerdir.

Bunların yeniden 1960 veya Annan Planı benzeri bir ortaklığa zorlanması, 1963-74 yıllarına davetiye çıkarmaktır.

İki devlete dayalı bir ortaklık, 1960 oluşumuna (state of affairs’a) ters düşmemektedir.

Bu formülde de iki tarafın egemenlikteki ve bağımsızlıktaki eşitliği kabul edilmekte; taraflardan birinin diğerine tahakkümü önlenmekte; Enosis’e karşı garantiler devam etmekte ve en üst seviyede, iki devlet arasında işbirliği mümkün olabilmektedir.

Bu işbirliğinin daha da genişlemesi zamana bırakılmalıdır.

Rum’a Kıbrıs’ın iki halkın malı olduğu kabul ettirilmeli; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığı göz ardı edilmemelidir.

Gerisi boş laftır, boş emektir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
4
ONAY BEKLEYENLER
1
17 Haziran 2011, Cuma
Kıbrıslı Türk         - Lefkoşa
Sn. Denktaş adada, bütün hedeflerini başarabilen tek ve en büyük liderdir. Küçük düşünen insanlar onu anlayamaz ve küçük yorumlarıyla onu yıpratamazlar...

24 Mayıs 2011, Salı
Yurtsever         - Lefkoşa
İki devlete dayalı ortaklığın 1960 Anayasası'na ters düşmediğini dünyada sadece ve sadece Sayın Denktaş söylemektedir.

Dünyada %20'nin %80 ile eşit haklara sahip olduğu bir anlaşma metni sanırım sadece ve sadece bize nasip olmuştur.

Makarios tabii ki bu durumu bozmaya çalışacaktı.O çalışacaktı, biz direnecektik.

Siz Cumhuriyetteki görevlerinizi terk ettiğinizde kahraman hakimlerimiz görevleri başında kalarak aslanlar gibi direnmişler ve burunları bile kanamadan, sayenizde ,baskılarınızdan bunalarak vatan hainliği damgası yememek için geri çekilmek zorunda kalmışlardı.

İsmet İnönü'nün mektubunu Kıbrıs Türk Halkına unutturamazsınız. Bu artık tarihe kazınmıştır.

KAÇMAYINIZ, KALINIZ, ÖLÜM PAHASINA DİRENİNİZ DEMEKTEDİR.KAÇARSANIZ BUNU DÜNYAYA ANLATAMAM DEMEKTEDİR.

RUM 1960 ANLAŞMASINDA KIBRIS'IN İKİ HALKIN MALI OLDUĞUNU ZATEN KABUL ETMİŞTİ.

KIBRISLI TÜRKLERE EŞEĞİNİ SİZ KAYBETTİRDİNİZ.

BUNU ÖYLESİNE BAŞARDINIZ Kİ HALA DAHA BULAMIYORUZ.

Kimse size kanmıyor.

Halk gerçekleri biliyor.

Uğraşınız boş laf, boş emektir.

İsmet İnönü'nün yazmış olduğu 9 Mart 1964 tarihli mektubu ve sizlerin ona yıldırım hızıyla yazdığınız 10 Mart 1964 tarihli mektubu herkes ibretle okumalıdır.

Kıbrıs sorununun bu aşamaya gelişinin odak noktası bu mektuplardır.

23 Mayıs 2011, Pazartesi
OZKIBRISLI         - VATANDAS
GELEN TURK'LERIN SAYISI BIZI YA GECTI YA GECIYOR. BU HALDE RUM'A NASIL KABUL ETTIRECEYIZ KIBRIS'IN IKI HALKIN MALI OLDUGUNU? YETMEZ BIZI BIR DA 3. HALKI, ONLARI KABUL ETSINLER DIYE BEKLEYCEYIZ ADANIN SAHIBI OLARAK. ISTE DUNYA ANLADI BU CELISKILERINIZI, IYI BIR COZUM ISTER GORUNUP HICBIR TURLU COZUM ISTEMEDIGINIZI AMA BIZIMKILERDEN HALA ANLAMAYAN SAFLAR VAR.

23 Mayıs 2011, Pazartesi
ibrahim         - londra
adamda ganimet akli var.petrol konusunda kibrislilar ve turkiye sansi degerlendirmeli diyor sayin denktas,rumlara gore turkiye adayi isgal etti,ama bir sans belki turkiye ile petrolu paylasirlar ama kktc,yide goz ardi etmesinler.vay be,adamlari enayi sandi,50 yildir rumlari tanimadi galiba.hem ekmegi butun hem de karnini tok ister denktas bey.anlasma olmali,cogu yerlesikler geri gitmeli,rumlar turklerle yonetimi paylasmali,gerekirsa ki gerekir toprakta verilmeli,maras acilmali,sonra gazda ve petrolde hakkimizi kibrisli turkler olarak istemeliyir ama hem kktc diye diretecegiz,hemda herseye ortak olacagiz akil mantik etmez.sanki yarin girne kiyilarinda petrol bulunsa kendisi isteyecek rum ile paylassin.zaten turkiyedeki secimlerden sonra akp hukumeti bu petrol icin eroglunu bir anlasmaya zorlayacak korkusu budur denktasin,ve buda olacak.ama kktc goz ardi edilecekmi onu zannetmem.konu gaz ve petrol olunca,erdogan icin kktc muhim degil.

YAZARIN SON 10 YAZISI
25 Mayıs 2011, Çarşamba    Yolun neresindeyiz?
24 Mayıs 2011, Salı    Seyirci kalınamaz
21 Mayıs 2011, Cumartesi    Tuzak
20 Mayıs 2011, Cuma    AB Başkanlığı
18 Mayıs 2011, Çarşamba    Yanlıştan dönmedikçe (2)
17 Mayıs 2011, Salı    Yanlıştan dönmedikçe (1)
16 Mayıs 2011, Pazartesi    Kıbrıs'ın dostları
11 Mayıs 2011, Çarşamba    Değişmeyen taktik
10 Mayıs 2011, Salı    Rum'dan Rum'a
6 Mayıs 2011, Cuma    Kırmızı çizgileriymiş

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Yolun neresindeyiz?
Rauf R. DENKTAŞ | 25 Mayıs 2011, Çarşamba
TC Dışişleri Bakanlığı, AB’nin 3 Aralık 2002 tarihli sonuç bildirgesine atıfta bulunarak, Ankara’daki AB Büyükelçiliklerine “aşağıdaki hususları” duyurur:
Kıbrıs Rum Yönetiminin AB’ne ta...
Seyirci kalınamaz
Rauf R. DENKTAŞ | 24 Mayıs 2011, Salı
Rum tarafında yaşayan yüzlerce Kıbrıslı Türk, kime ve neye kandıkları belli değil, Rumların seçimlerinde Rum partilerinin listelerine oy verdi.
Yaptıkları işin 1960’da  Türklere verilmiş olan “iki eş...
Tuzak
Rauf R. DENKTAŞ | 21 Mayıs 2011, Cumartesi
Kıbrıs meselesinin ne olduğu konusunda, yani gerçekçi bir teşhiste, henüz taraflar arasında bir görüş birliği hasıl olmamışken ve “dünya” dediğimiz malum ülkelerle, BM Genel Sekreteri, konuyu 1964’de...