Sondakika RadyoKIBRIS.com, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katılın, tüm yeniliklerden haberdar olun !!! RadyoKIBRIS.com CANLI YAYINDA !!! Dinlemek için TIKLAYINIZ >> Kıbrıs Postası, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katilin !!! Last Digital - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
6 Ocak 2009, Salı

Radyo KIBRIS

 | Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Soyer: Erken seçim 19 Nisan 2009'da Talat: İki konuda yakınlaşma sağladık Liderler buluşması tamamlandı Anastasiades: ''Takvimler reddedilmemeli'' Avcı: Eskiler korkuya kapıldı Stefanu:''Hakemliğe hayır'' Nami:2009 çözüm için fırsattır

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
MEHMET EZİÇ: DAYANACAK GÜCÜMÜZ KALMADI
2008 yılında yılın girişimcisi seçilen Eziç İşletmeleri Sahibi Mehmet Eziç’le kendisini, yaptığı yatırımları, ü...

 ÇOK OKUNANLAR
Erken seçim 19 Nisan 2009'da
 
Liderlerden ortak açıklama
 
Ekenoğlu'nun istifasını istedi
 
Yeni Büyükelçi Şakir Fakılı
 
Babacan-El Muallim basın toplantısı
 
''Al Capone'' yakalandı
 
İşadamı Özmen'den açıklama geldi
 
Hristofias görüşmeden memnun
 
Liderler DİKO'yu kızdırdı
 
Yolsuzluklara 'Dur' demeliyiz
 
İngiltere'de yeni yıl rezaleti
 
2009 için ya hep ya hiç yılı olacak
 
İsrail'e 'Yasak Silah' Suçlaması
 
Az su içmek hemoroide sebep oluyor
 
Bilim adamları: Detoks efsanesi boş
 

 YORUMLANANLAR
Beşparmak grubu gelişmelerden endişeli [7]
 
'Paketi kabulle tanıma olmaz' [1]
 
Avcı:Eskiler korkuya kapıldı [4]
 
İki konuda yakınlaşma sağladık [1]
 
Erken seçim 19 Nisan 2009'da [9]
 
Radar Reşat'tan ekonomik kriz yorumu [2]
 
Avcı muhalefete yüklendi [2]
 
''Takvimler reddedilmemeli'' [2]
 
Nami:2009 çözüm için fırsat [5]
 
Liderler yeniden görüşüyor [1]
 
Eroğlu hükümeti eleştirdi [8]
 
DP meclise mi dönüyor? [1]
 
25 milyonun KKTC talihlisi belli [4]
 
Otopark düzenlemesi güzel ama.. [2]
 
Dipkarpaz KKTCELL ile Görüntülü Konuşacak [1]
 

2009 Yılına Girerken (1)
Rauf R. DENKTAŞ
Avrupalı Ortaklarımız
Prof.Dr.Ata ATUN
Herşey liderlere bağlı
Mete TÜMERKAN
Cek....Cak....
Erdinç GÜNDÜZ
Hade hayırlısı olsun...
Hasan HASTÜRER
Alternatif çözüm “Barış içinde yanyana yaşamaktır”
İsmet KOTAK

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Haziran 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Nükleer tehlikenin kenarına gelen dünya bu felâkete çare bulmakta zorlanmadı.İlk yok olacak devletlerden ABD ve zamanın Sovyetler Birliği, düğmeye basmadan ne yapabileceğinin  hesabını yaptılar. Çare elbette anlaşmaktı ama nasıl anlaşma olacağını kimse bilmiyordu. Kruşçov BM Genel Kurulunda konuşurken bile ayakkabısını çıkarıp kürsüye vurdu ve tehdit salladı. Tehditten çare çıkacağını bilerek bunu yapmıştı.

ABD yanıt vermekte gecikmedi.Sonuçta “Barış içinde birlikte

yaşama”  formülü işledi. İki ülke başkanı arasında “Kırmızı telefon hatları” çekildi. Danışma,haber verme mekanizmaları işletildi.Dünya bu iki gücün arasında paylaşılmıştı.Gerisi buna uymakta idi.Bu noktadan başlayan ilişki, gün gele nükleer silâhların büyük bölümünün imhasına kadar uzandı.Hatta bu Sovyerler birliği’nin tarihe karışmasını getirdi. 

Rusya bu yolda  yeniden tarihteki yerini aldı. Artık savaşta kazanmaya odaklanmış,tehdit eden ve dünyaya Komünizmi ihraç etmeyi amaç edinen  Sovyetler bilriği yoktu. Aksine ortaya çıkan Rusya, halkının refah ve mutluluğunu, ülkenin zenginliğini hedef olarak öne çıkaran kuralların üzerine oturtuldu. Bugün Arap ülkeleri gibi petrol zengini bir Rusya ve yıllarca halkına ucuz petrol sağlayan ama bugün KKTC fiyatlarına petrol satmak zorunda kalan ABD ortaya çıktı.

İki kutuplu dünya “Barış içinde birlikte yaşamayı” kural edinmişti. Dünya nükleer tehlikeden böyle kurtarılmıştı.Tek kutuplu dünya dense de petrol zengini ülkelerin elinde oyuncak olanlarla, bugün bu  oyunu oynatanlardan söz edebiliriz. Nükleer tehdit değil, zengin kaynaklara sahip olan  kalkınmış ülkelerden, üretip satanlardan  ve bunu satın almak zorunda olanlardan söz edebiliriz.

                                    &&&

KIBRIS’A GELİNCE; yıllardan beri konuşmalar yapılmakta, plânlar hazırlanıp dayatılmakta, dıştan Kıbrıs Türk ve Rum Halklarına don ve pantolon biçilmektedir. 15 kez yapılan çözüm önerilerinin işlememesi, gerçeklere uyum göstermemesindendir. Türk ve Rum Halkı farklı düşünmekte, farklı çözümleri özlemektedir.”Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” kısa ömürlü oluşu buna en büyük kanıttır.Akridas Plânı bunun gerçekçi belgesidir. Eski Lider Papadopulos’un dediği gibi “Akridas Plânı” bir savunma plânı değil, bir saldırı,imha ve adanın tümünü ele geçirerek adayı Yunanistan’a bağlama plânı idi. Bunu saklamak sahtekârlıktır. Gerçeklere uymamaktadır.

4 Haziran 1878’de İngiliz askeri Lârnaka’dan adaya çıktığında, Rum Başpiskobos’un  konuşması, adanın Yunanistan’a teslimine davetiye çıkaran konuşma idi. İstek “Enosis” idi. Tarihi Rum-Yunan belgelerinde, Kıbrıs 13 ncü ada olarak hep Yunanistan’a bağlanmak istenmektedir. Bu kısa köşe yazısında yıllarca sürdürülen “Enosis” mücadelesinin çeşitli yıllardaki yansımalarını yazmak olanağı yoktur. Herkes tarih kitaplarına bakabilir. Hatta bugünkü Rum ve Yunan okul kitapları bunu açıkça ortaya koymaktadır.

1 Nisan 1955’de,  EOKA mücadelesi “Enosis hedefi“ için başlatılmıştı. Bunun kanıtları etraftta uçuşmaktadır. Binlerce Türk bu yolda katledildi. Türk köyleri yakıldı, yıkıldı. Cami ve okullar yerle bir edildi. Mezarlıklar bile bu vahşetten kurtulamadı.  Bunu bundan önce  Girit’te aynen görmekteyiz.

1960 Cumhuriyeti, Türkiye-Yunanistan ve İngiltere tarafından bir orta  rejim olarak algılnmıştı. Yani “Barış içinde birlikte yaşamak” için Kıbrıs Cumhuriyeti oluşturulmuş ve üç ülke de bunu Garanti eden ülkeler olarak fiilen koruma rolü almışlardı.Yürüdü mü? Hayır. Cumnhuriyet’in ilk günü Makarios, “400 yıl sonra Kıbrıs eski sahiplerinin eline geçti” diye ilân etti.  Bunu  izleyen günlerde yıkımı ve  “Enosis” yolunun açılması için Makarios’un başkanlığında   plânlar yapıldı. Silâhlanma yarışı başlatıldı. Köylerde milis gücü beslendi.1960-1963 yılları bunun kanıtları ile doludur. 11 yılda ise Türk Halkının imhasına çalışıldı.

15 Temmuz 1974, “Enosis adımının” atıldığı tarihtir.  Makarios’a karşı olarak sunulan bu hareket sadece koltuk kavgasının bir bölümüdür. Yoksa hedef “enosisti” ve bunu sen mi, ben mi başaracağız kavgası dışa yansıyordu. 20 Temmuz Rum ve Yunan hatasının eseridir. Girit’te bu uygulandı  ama zaman içinde önlendi. Sonra Uluslararası askeri güç Osmanlıyı Girit’ten uzak tuttu.Kıyım oldu ve Girit Yunanistan’a, yabancı ellerce teslim edildi.

Kıbrıs’ta da onca plân, onca görüşme, onca öneri hep “Enosis” yolunu tıkamayacak şekilde tezgâhlanmaktadır.  Annan Plânının hazırlanması, ortaya dökülmesi ve reddi, bu plânın parçasıdır. O plân  “enosisi” açıkça   öngörmüş olsaydı kabul görecekti. “Enosise” kapalı kabul edildiği  ve Türklerin ana yönetime dönmelerini sağladığı için reddedildi. Yoksa Türklere ahım-şahım haklar sağlamıyordu.”Enosis” yolunun tıkanması reddin tek nedeni idi.

Şimdi “Yoldaş” iktidarı denilerek, yapay bir çözüm ortaya konmaktadır. CTP, AKEL ile iki cemaat, tek halk formülünde, tek devlet, tek egemenlik ve tek ülke çizgisinde ortak davranış sergileneceğine inanmaktadır. Hatta buna ait imza atılırsa, CTP içinde bir grup, Garanti antlaşmalarına gerek olmadığını da  ortaya çıkıp kabul edildiğinin açıklanabileceğini ve Türkiye’yi bile ortada bırakmanın olası olduğuna  inanmaktadır. Oynanmakta olan oyun ikilidir ve Uluslararası camia silâh olarak kullanılmak için oynanmaktadır.Girit’te de böyle olmuştu…

                              &&&

Bu noktada söylemeliyim; bu adada iki devletli çözümden daha gerçekçi bir çözüm bulunamaz. Eğer o tarafta ve bu tarafta bazı kişi ve partiler, Türkiye’yi aradan çıkaracak  yapı getirmek için Uluslararası alandan   güç almayı umut ediyorlarsa, bu ada kana bulanacak demektir. KKTC içinde, Rumun egemenliğini, Rumun yönetimini, Türkün ikinci sınıfa atılmasını ve Ruma yama yapılmasını isteyenlerin bir kenarda “Demokrasi”  oyununa kafa sallayarak oturacağı düşünülüyorsa aldanıyorlar…1955’den 1974’e kadar 2800 Şehit verdik. Kent-Köy ve mahallelerimiz,evlerimiz,işyerlerimiz, okul ve camilerimiz, hatta mezarlıklarımız yakıldı ve yıkıldı. Buna sırt dönüp Ruma yama olmaya niyetimiz yoktur.Yani bu adada KKTC’yi yıkıp da Rumun üstümüzden merdane geçirmesine razı olmayacağız.

                              &&&

Barış içinde birlikte yaşamanın tek yolu,”İki devletin yanyana barış içinde  yaşamasıdır”. Birleşme, birleştirme, ortak vatan, ortak devlet hayâldir ve olamaz. Türkiye’nin 40 mil ötesinde,Anadolunun sıcak karnında bir şer yuvası oluşması için Kıbrıs Türkü esareti kabul edemez, teslim olamaz, egemenliğinden, özgürlük ve bağımsızlığından ve de devletinden vazgeçemez…Savaş, çatışma istemeyenler, dünyada denenen yolu tercih etmelidirler. Bu da “Barış içinde iki devlette yanyana  yaşamaktır…Gerisi kan ve gözyaşı getirecektir.

   365 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  05 Ocak 2009, Pazartesi   Aklınızı peynir ekmekle mi yediniz?
  04 Ocak 2009, Pazar   Babacan anlaşmanın içeriği ile ilgili değil mi?
  03 Ocak 2009, Cumartesi   Seçimde halk hatalı davranmazsa, KKTC sıkıntıya düşmeyecek
  01 Ocak 2009, Perşembe   Hawaii’de Filistin halkına destek…
  31 Aralık 2008, Çarşamba   Yeni yılda esenlikler dilerim
  31 Aralık 2008, Çarşamba   2008’i gönderirken...
  29 Aralık 2008, Pazartesi   “Annan plânı” günlerine hazırlanınız
  28 Aralık 2008, Pazar   “Milli Konsey” yeniden uyardı
  27 Aralık 2008, Cumartesi   PAZARLIK: “Bu dağınıklık…”
  26 Aralık 2008, Cuma   Tarihten bir yaprak


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI - Version 2.1 | ¤° o O
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.