Biraz da Kıbrıs tarihi

Yayın Tarihi: 01/11/08 00:00
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+

Kıbrıs'ta bugün tartışıyoruz ama aynı hataları yinelersek yarın görüp, yaşayacaklarımız, bundan önce yaşadıklarımızdan farklı olmayacaktır.

İşte bunun için tatil gününün rahatlığı içinde sizlere Kıbrıs tarihinden küçük küçük bölümler sunmak istiyorum. Tarih dersi vermek niyetinde değilim.1955-1960 dönemini unutanlar arada bir "1963 olayları tekerlemesini" söylerler. Hatta bugün, Talat-Hristofyas, hâlâ daha Makarios'un "Anayasada istediği 13 maddelik değişikliği" tartışıyorlar dersem hayret etmeyiniz. Ben işte o olaylara gelişin Rum ve Yunan sahnesini aktarmak istiyorum. Orada "Enosisin" açık ve gizli kararlarda nasıl sırıttığını göreceksiniz. Benim aktaracaklarım, her yaşta ihtiyaç duyulan tarihi kırıntılardır.Bunu tek devlet,tek halk ve tek egemenlik diyen ve Rum dostluğuna bel bağlamış olanların da okumalarını temenni ediyorum.

&&&

2 Haziran 1962 günü ABD'yi giden Makarios, Başkan Kennedy ve Yardımcısı Jonhson'u ziyaret etti ve "Sizlerin kısa sürede seçim kazanacağınızı bilmiş olsaydım, Kıbrıs'la ilgili Londra-Zurih antlaşmalarını imzalamazdım" demişti. Bu adada kısa sürede Türklerle başlayan tartışma zincirinin son noktası idi. Çünkü ABD'ye gitmeden, OXEN-Genç kadın Ortodoks Hristiyanlar Birliği'nde konuşan Makarios "Bu küçük Türk Toplumu bir kenara çekilmezse, biz kendilerini Elenizmin düşmanları ilân edecek ve gerekli gördüklerimizi adadan ihraç edeceğiz. Çünkü EOKA kahramanlarının görevleri sona ermemiştir" diye ilân etmişti.

28 Ekim 1962'de OHI gününde Lefkoşa'da, Baf kapısında EOKA'cı Markos Dragos'un büstünü açarken, "EOKA kahramanı Markos Dragos'un uğruna and içtiği enosis mücadelesi sürmektedir" diye ilân etti.

Türklerin ayrı Belediye oluşturmasını kabul etmeyen Rumlar, gerginliği arttırırken Aralık 1962'de Atina'da Kosmodopulos, Makarios'un temsilcisi Nikos Kranidyodis'e Kıbrıs'ta politik tırmanma yapmamalarını,"Makarios'a tansiyonu indirmeyi salık vermelerini, eninde sonunda adanın Yunanistan'la birleşeceğinin bilinmesini(enosis); ancak bunun zaman ve zemin sorunu olduğunun anlaşılması gerektiğini " bildirmişti.

9 Ocak 1963 günü Ankara'da, Mecliste konuşan Başbakan İsmet İnönü "Türkiye Kıbrıs antlaşmalarının değiştirilmesini asla kabul etmeyecektir" diye ilân etti.

Kanada Radyosu muhabiri H.Engels'le konuşan Makarios,ayrı belediyeler,vergide ve ordu oluşturulmasında vetoyu da kapsayan "Anayasal değişiklikler yapılmazsa Kıbrıs Cumhuriyetinde barışı korumak olası değildir" dedi ama muhabirin "Enosis yolunu açmak için bunu mu istiyorsunuz?" sorusuna da "Ben Londra Zurih antlaşmalarının Kıbrıs Halkının hedefinin sonu olduğunu söyleyemem" diyebildi…

Rumların 13 maddelik Anayasa değişikliği içinde,"Türk ve Rum Başkan ve Yardımcısının seçiminin, Temsilciler Meclisinde, Türk ve Rum milletvekillerinin tümü tarafından yapılması" vardı.Bugün de Türk ve Rum Halkının karma oyları ile seçilmesi istenmektedir. Değişen ne var?

Yine "Üniter devlet,tek kimlik,tek egemenlik" isteyen Rumlar, o gün de Kıbrıs Anayasasının değiştirilmesini ve Türk ve Rum Cemaat Meclislerinin kaldırılmasını, yetkilerinin merkezi organlara verilmesini istiyorlardı…Yani "Anayasadan kaynaklanan ortaklık yapısı" yıkılmalı idi…Bugün de aynı noktada değiller mi?

Ve Akridas Plânı gereği Makarios düğmeye bastı.İçişleri Bakanı Yorgacis'in kuvvetleri, güya Parti Başkanı olan ünlü Türk düşmanı Lissaridis'in yeşil bereli çetesi, Nikos Samson'un ve ortağı Papadopulos'un kırmızı bereli katilleri,özellikle Lefkoşa'da silâhlı baskın yaptılar…Türkler 103 yerleşim yerinden ada topraklarının %4'ü üzerinde tutunmaya çaba harcadı. 34 bin göçmen etrafa saçıldı.Bir anda 500'ü aşkın Şehit verildi…Bu 11 yılda 2800'ü aştı…

16 Şubat 1964'de Atina'da Yorgo Papaandreu seçimi kazandı ve Başbakan oldu. Makarios'a bir mektup gönderdi: "Benim Londra ve Zurih antlaşmalarını asla kabul etmediğimi biliyorsunuz. Yunan adası olan Kıbrıs konusunda artık geçmişi değil, geleceği hesaplamamız gerekir.Benim felsefem Kıbrıs Elen dünyansın önemli bir parçacasıdır ve elbette birleştirilecektir.Bunu kanbul ederseniz bizim mücadelemize katkı koyarsınız.Sizi temin etmek isterim ki Yunanistan Kıbrısta Yunan Elenizmi için mücadele edenlerin yanındadır.Londra ve Zurih antlaşmalarından kurtulmamız gerekmektedir"

Makarios 1 Mart 1964'de Atinaya yazdığı yazıda şimdilik 5000 silâhlıya ulaştıklarını, her geçen gün bunu arttırmakta olduklarını belirtti ve Kıbrıs Yunan Alayının yaptığı eğitim, malzeme ve personel yardımı için teşekkür etti.

Son belge zamanın DIKO-Demokratik Parti Başkanı Dışişleri Bakanı Spiros Kipriyanu'dan. Cumhuriyetin Dışişleri Bakanı Kipriyanu, Kıbrıs Cumhuriyetini yıkmak ve Türkleri saf dışı bırakmak için destek aramaktadır.Sözde Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Atina Büyükelçisi Kranidyodis'e yazdığı mektup şöyle: "Dinos Mihailidis'in isteklerini benim ve İçişleri Bakanı Yorgacis'in istekleri kabul ederek, ivedi olarak silah ve cephane sağlanmasını iligili makamlara arzetmenizi rica ederim…"

Acaba bu silahları veren Yunanistan ve alıp da Türklere saldıran Rum çetelerine bakarak, bugünkü istekleri ile de kıyaslalayarak, nerede olunduğunu görmek olası değil mi?

&&&

SON NOKTA: Avrupa siyasi araştırmalar merkezi Kıbrısta anket yapmış.Her iki halk birbirine güvenmiyor. Türk Halkı da kendi devletinde yaşamak istiyor…Anket AB'ye ders olmalı… Kıbrıs Türk Halkı yeniden kanlı günlere dönmeyi niye istesin? Niye Ruma yamalansın? Niye esir olsun? Türk Ordusunun bu adadan çıkışı demek tarihe yeni bir "Girit'" notu düşmek demektir…Biraz tarih…


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.