UBP 'de yarış tamam;şimdi ülkenin kaderine bakma zamanı
Ulusal Birlik Partisi Cumartesi 17 nci Kurultayını yaptı ve Genel Başkan ile yönetim kadrosunu seçti. Bu şekilde aylardan beri sürmekte olan yarış sonlandı.Şimdi ülkenin kaderine bakma zamanıdır.Çünkü bunca yıl hepimizin omuz verdiği "Devletimiz" büyük tehlike karşısındadır. Bana göre yaşanmakta olan kritik günlere bakarak, UBP'de çatlak olmamalı, görevi devralanlar, devredenlere saygılı olmalı ve onların da yeteneklerinden yaralanmanın yollarını arayıp bulmalıdırlar. Dışlama düşünülmemeli, intikamcı ve tahrikci kişilere o fırsat verilmemelidir. Geçmişte yapılanlara benzer olaylar yaşanmamalıdır. Sadece UBP içinde değil, davaya bağlı öteki Partilere yaklaşım da sıcaklığını korumalıdır.Çünkü mücadele bir ve bütün olunduğu takdirde kazanılır.
Bu girişten sonra bir kenara not edilmek üzere , Kurultay'dan bazı alıntılar yapmak istiyorum.
UBP'nin Cumartesi Lefkoşa'da yer alan 17'nci Olağan Kurultayı'nda yapılan seçimde, Genel Başkan değişikliği oldu ve eski Genel Başkan Dr. Derviş Eroğlu, 740 oy alarak seçilirken; seçime Genel Başkan olarak giren Tahsin Ertuğruloğlu, 448 oyda kaldı. 1192 delege oy kullandı. Lefkoşa Atatürk Spor Salonu'nda yer alan Kurultayda, Genel başkanlık yarışında birlikte mücadele ettiği Tahsin Ertuğruloğlu'na teşekkür eden Eroğlu, bugünün geride kaldığını, artık önemli olanın yarın olduğunu kaydetti. UBP çatısı altında tüm UBP'liler olarak, bugünkü mevcut iktidarı devirmek ve yeniden iktidara gelmek için mücadele edeceklerini söyleyen Eroğlu, genel başkanlığa adaylığını açıkladığı esnada verdiği iktidar sözünü şimdi genel başkan olarak daha da gür bir şekilde verdiğini belirtti.
Derviş Eroğlu, ağır bir görev aldığının farkında olduğunu, ancak bu yükü zevkle ve partililerle birlikte taşıyacağını ifade ederek, iktidara gelmek için mücadeleye yarından itibaren başlayacaklarını kaydetti. Bundan böyle ana muhalefet görevini yerine getireceklerini, ancak muhalefeti çirkinleştirmeyeceklerini vurgulayan Eroğlu, hükümetin çalışmalarını ve uygulamalarını eleştirdi, hükümeti beceriksizlikle suçladı.
Konuşmasında Kıbrıs konusuna da değinen Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının adada barıştan ve anlaşmadan yana olduğunu, ancak bu anlaşmanın
gerçekleşebilmesi için önce Rumların KKTC'yi hazmetmesi gerektiğini ifade etti. Eroğlu, Rum Lider Dimitris Hristofyas'ın Kıbrıslı Türkleri ve devletini dikkate alması gerektiğini belirterek, "Bize ve devletimize saygı gösterilirse bu anlaşma olur" dedi. Kıbrıs'ta "İki millet ve iki devlet olduğunu" vurgulayan Eroğlu, Rumların anlaşma niyeti varsa ortak bir çatının bulunabileceğini söyledi.
UBP Kurultayında Kıbrıs konusunda Partinin kırmızı çizgilerini de belirten özel bir karar alındı. Bu kararın önemli bölümü şöyle:
"1.Herhangi bir anlaşma, iki halk ve iki devletin eşitliği temelinde yapılmalıdır.
2."Oluşturucu Eyalet/Devlet-Constituent State" kavramı haklarımızın korunması açısından tatmin edici değildir; Rum tarafının açıklamaları bunun kanıtıdır. "Founding States-Kurucu Devletler" kavramı üzerinde ısrar edilmelidir. Egemenliğin kaynağının Kurucu Devletler olduğu açıkça belirtilmelidir.
3.Öngörülen Federasyona ancak adadaki iki bağımsız ve egemen devletin oluşturacağı Konfederal bir yapı noktasından başlanıp evrim yoluyla ulaşılabilir. Yeni Ortaklığı oluşturacak devletlerde kalacak yetkiler, egemen yetkiler olmalıdır ki, bu ortaklık yeniden yıkılacak olursa kendimizi Uluslararası alanda Rum tarafıyla eşit statüde bulalım.
4.Olası bir Anlaşmada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, isim, sıfat ve tüm sembolleri ile öngörülen yapının Kıbrıs Türk kanadını oluşturmalıdır.
5.İki kesimlilik kesinlikle sulandırılmamalıdır.
6.Olası bir anlaşmanın AB mahkemelerinde veya uluslararası hukuk kuruluşlarında dava konusu yapılmaması için anlaşma ABnin birincil hukuku olmalıdır."
Ve de son ve kesin nokta şöyle belirtildi: "Kıbrıs Türk Halkının sonu gelmez görüşmelerde kaybedecek zamanı yoktur. Mevcut sürecin gerçekten bir son şans olması için gerekli takvimleme yapılmalı ve başka seçenekler gündeme getirilmelidir. Halkımız Rumla birleşmeye mahkûm değildir. Ayrılma hakkı da birleşme hakkı kadar geçerlidir."
Bu bir Kurultay kararıdır. Önceki ve şimdiki UBP Yönetimi bağlar.Temenni edelim ki bu sınırlı karardan ödün verilmesin.Çünkü Rum-Yunan Cephesinin "Kıbrıslı çözümü" UBP Kurultayında alınan kararı içermemekte aksine dışlamaktadır. Aslında beklenen dış güçleirn açtığı koridora girmeden,Talat-Hristofyas görüşmelerine bakarak artık "Birlesik Kıbrıs "defterini dürmektir.
Eroğlu ve ekibini kutlarken,bugünden sonra iç yarışın bir yana bırakılmasını ve ülke çapında birlik ve dava için çalışılması gerektiğini anımsatırım.İntikamcı düşünce ve plânlar terkedilmeli, bunu tahrik edenler davanın selâmeti için çalışmak gerektiğini anımsamalıdırlar. Girit olmamak gerekir. Çünkü başka "Kıbrıs" yok
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.