Başbakanı dinlerken
YEŞİLADA BANK,"Elektronik" alanında yeni bir buluşu uzun zamandan beri kendi bünyesinde denemektedir.İlk denemeler kamu oyuna açıklanmış ve Berlin ile kurulan özel hatla Avrupa'ya tanılImıştı. Halen GaziMağusa Serbest Liman ve Bölge'de kayıtlı bir Alman şirketler grubunun bu "Buluşu", yakında Banka ile birlikte dünya'ya açıklanacaktır.Şu anda INTERNET'de www.secureball.com sayfasına girenler çeşitli dillerde bu konuda bilgi sahibi olabilirler.Yine Internetten ilk sipariş verenler arasına katılabilirler.Bu ilk adım konusunda 2009 yılının Ocak veya Şubat ayında KKTC'de tanınmış bir Otelde dünyaya sunum yapılacaktır.Birçok banka ve firma temsilcileri KKTC'de ağırlanarak kendilerine bilgi sunulacaktır.Yine ikinci ve üçüncü adım açılanacaktır.
İlk adım, iki bilgisayar arasına kimsenin girmesine ve bilgi çalmasına olanak vermeyecek "Güvenlik aygıtı(Stick)" uygulamasıdır. İkinci adım bunun bankalar arasında kullanılacak olan yeni versiyonu olacaktır. Üçüncü adım ise halen dünyada kullanılmakta olan "Kredi veya Para Kartlarında" tam kimlik ve güvenlik sağlayıcı buluşun uygulanmasıdır. Kişiden kişİe haberleşmeye müdahale edilemEyeceği gibi bankadan bankaya yapılan bilgi ve para aktarımına da müdahale edilemeyecektir.Sistem Almanya ve KKTC'de uzun yıllar çalışma yürüten Bilim adamlarınca bu şekilde geliştirilmiştir. "GSPIN Solutions" olarak sunulan bu üç buluş, KKTC'den dünyaya çıkış yapacaktır. Ve de KKTC'ye büyük gelir sağlarken iş alanı da yaratcaktır. Kredi kartlarındaki özel buluş sayesinde "Kart ile ait olduğu kişi" ayrılamaz. Kart işleme girerken, sizin parmaklarınızdan aldığı tanıma bakarak işlem yapacaktır. Yani kart sizi tanıyacaktır. Bu kartı başkası tutup işlem yapamayacaktır.
Başbakan Sayın Ferdi Soyer,dün sabah Kanal T'de idi. Birçok sorunu anlatmaya, çözüm için harcanan çabaları ortaya koydu. Krizi atlatmanın yollarını vurgulamak istedi. KKTC'nin minnacık ekonomisinin dünyadaki fırtınadan kurtulamadığını,burasının da etkilendiğini teslim etti.Başkaları gibi saklamadı. Daralan mali kaynaklar konusunda şikâyetci oldu. Yoğaltım maddelerine yapılan zamlardan ötürü karşı koyanları eleştirip,insafa davet etti.
Ben de yazıma, KKTC'nin önündeki bir açılımı anlatmakla başladım. Öteki atılımları da işaret etmek isterim. Bana verilen bilgiye göre eski Başbakanlardan Sayın Hakkı Atun, DAÜ Teknopark'taki söz konusu araştırma ofisini ziyaret etti ve bazı bilgiler kendisine aktarıldı. Ben de Başbakan Sayın Ferdi Sabit Soyer'i ziyaret ettiğimde YEŞİLADA BANK-Alman Şirketler Grubunun işbirliği ile yürütülen çalışmalardan bölüm bölüm aktardığımı anımsıyorum.
Ben her zaman, yatırım ve üretimle kalkınacağımızı savunmaktayım. KKTC'nin boyutları küçüktür. Üretim KKTC içinde tutulursa kârlılık düşer, istihdamın boyutu küçük kalır. Ama dışa açık üretim, elbette dışsatım sağlar; o da daha fazla istihdam, daha fazla gelir demektir. Nitekim söz konusu "Alman Şirketler Grubunun" KKTC'ye inanaıp,yaptığı girişim "Elektronik" alanında yetişmiş gençlerimize iş ve gelir sağlayacaktır. Devlete de umulmadık boyutta dövüz gelecektir. Nitekim "Alman Şirketrler Grubu", GaziMağusa Serbest Liman ve Bölgede 800 metre karelik işyerini 21 yıllığına kiraladı. Bugüne kadar başka mahallerde yapılan araştırma,geliştirme ve denemeler, artık sonuç alıcı şekilde limandaki üretim ve irtibat merkezine kaydırılacaktır.
Şimdi içine girilen ekonomik krizden kurtulmanın yollarını konuşabilir miyiz? Sayın Başbakan şunu görmelidir. Bürokrasi ve onun üstündeki politik kadrolar yeterince, tam bilgili ve üretgen değillerdir. Aldıkları dosyaları aylarca ya masada,ya da komitelerde tutmaktadırlar. Gelen yatırımcıyı bıktırmakta ve kaçırmaktadırlar. Ambargoyu biliyor ve anlıyorum; ama buna rağmen Projesi ve parası ile gelenin niye projesini sür'atle onaylamıyor, teşvik veremiyor,yer tahsisi edemiyor ve destek sağalayamıyoruz? Bürokratlar, bu proje sahiplerini sıkıntıya sokmaktan zevk mi alıyorlar?
Bir yığın proje beklerken, Gönyeli Sanayi Bölgesine milyonlar harcandıktan sonra, şu veya bu engel dolayısıyla açmamak hatadır. Türkiye parasını verdi; alt yapı yapıldı ama Sanayi Bölgesi için açılan bir dava orayı felç yaptı. Sayın Başbakan bunu Hukukcuları ile masaya yatırmalı ve bunun yolunu açmalıdır. Bu yol vardır.Çünkü alt yapı için Türkiye'den yeniden para almak ve harcamak akıl işi değildir. Bu bölge iş ve gelir sağlayacak hazır potansiyel demektir.
Geçitkale Havaalanı projesi bu işi başaramayacak firmaya ihale verilmesinden ötürü açılamadı ve en az 3 bin iş olanağı askıya alındı. Ülkenin doğu kesiminde Otel inşaatları sürerken o yöreye hava bağlantısı sağlanamadı. İhalelerle zaman haracandı. Oysa ciddi proje sunan, itibar sahibi firmalarla yola çıkmak gerek. Önce de yazdım. İhaleye gerek yoktur. Devlet Havaalanını kamu işletmesi olarak açmalı, sonra parça parça hızmet anlaşmaları yaparak uzun vadeli yatırımı davet etmelidir.Ve de orası Serbest Bölge ilân edilmelidir.
Borularla KKTC'ye su nakil projesi askıdadır. Sayın Başbakan tarihi bir karara imza atmalıdır. Bunun için sadece üç gününü ayırmalı, Türkiye'den KKTC'ye borularla su naklinin neden gerçekleşmediğini dosyaları açıklayan ve halen yaşayanlardan öğrenmeli ve yeni bir yol haritasının çizilmesini sağlamalıdır. Bu da bu amaçla bir ekip kurulmasını gerektirmektedir. Borularla taşınacak su, halkımıza ve tarım, turizm, sanayi alanına can suyu olur. İş ve istihdam olanağı yaratır, yatırımı patlatır ve ülkeye de gelir sağlar.
Sayın Başbakan Soyer'i, Kanal T'de izlerken bir çırpıda bunları anımsadım. Törenlerle zaman harcamak bir Hükümet görevidir.Zorunludur. Ama silkinip bazılarını öne almak, krizden çıkılmasına yarar. KKTC ekonomisi küçüktür. Krizden çıkılmasını sağlamak da ötekilerine oranla daha küçük çaba ve para gerektirir. Yeter ki ciddi işlerin peşinde koşalım...
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.