Tarihten bir yaprak

Yayın Tarihi: 26/12/08 00:00
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+

Tarihten bir yaprak

Yıllar boyu rahmetli tarighçi Feridun Fazıl Tülbentçi'nin Ankara Radyosunda hazırlayıp sunduğu "Tarihten bir yaprak" isimli programı heyecanla izledik. Gün gele Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde(Mülkiye) rahmetli Tülbentçi'nin sevgili oğlu Irmak Tülbentçi ile sınıf ve masa arkadaşlığı yaptım. Hayran kaldığım babasından hep söz ettik.O herkese tarihi sevdirmişti.

Bu konuyu açmamın nedeni Osmanlı dönemindeki yalan makinelerinin yarattığı Ermeni konusunda Sayın Bertan Onaran'dan aldığım inceleme yazısı. Tatil gününde kısaca tarihi okumak külfet olmasa gerek. İşte rahmetli Tülbentçi gibi "Tarihten bir yaprak"...

"1774'te Osmanlı ordusu yetersiz bir paşanın sayıca az Batılı kuvvetler karşısından yenilmesiyle Küçük kaynarca antlaşması imzalanır. İmparatorluk duraklama dönemine girmiştir.Bu tarihten başlayarak,artık Batı için Türk tehlikesi sona ermiştir , sorun, Osmanlı İmparatorluğunu yıkmak ve Türkleri geldikleri yere Orta Asya'ya geri göndermektir…

1554'lerden beri Ermeni yöneticileri bir Ermenistan rüyâsı içindedirler…İki yüzyıl sonra, bu rüyâ , güney doğuda bir, Küçük Ermenistan projesi şeklinde belirlenmeye başlar .

İmparatorluğun zayıflaması bu projenin geçekleşmesi için bir fırsat olarak görülür Ve…Maraş il'inin, Zeytun kazası (bugün Süleymaniye) Ermenileri, 1774'te itibaren vergilerini vermezler. Vergi memurları geri çevrilirler. Bunun üzerine 1780'de Maraş valisi Ömer paşa, Ermenileri barışçı yolla bu işi çözümleme için yola çıkar. Ermeni Komitacıları, vergi memurları, jandarmalar ve valiyi pusuya düşürüp Öldürürler.

Ermeni sorunu kanlı bir şekilde başlamıştır(Ermeni Dosyası, Kâmuran Gürün TTK 1983 Ankara) Bu silâhlı baş kaldırma, 1782, 1808, 1819, 1836, 1840, 1852….13 kere tekrarlanarak 1922 İzmir'in Yunalıların da yardımıyla yakılmasına kadar sürer.Ermenilerin iddialarına göre, Sultan Murat IV, bir fermanla Zeytun Ermenilerini vergi vermekten muaf kılmıştır…. Fakat, sözü geçen Fermanı hiç bir zaman gösterememişler ve bunun, 1884'te bir yangında yok olduğunu iddia etmişlerdir. Ermeni tarihçi Nalbantyan bu yalanı geçerli kılmak için, bu fermanın 17 şubat 1612'de verilmiş olduğunu ileri sürer …Sürer ama, bu tarihte Sultan Murat IV , henüz 6 yaşındadır!?...(Ermeni Dosyası, K.Gürün)

Zeytun başkaldırısı , Ermeni komitaları kurulmasını çeteler oluşturulması için gerekli cesareti vermiştir.Bundan sonra Ermeni çeteleri her, her hangi bir bahaneyle isyanlar çıkaracaklar yakacaklar yıkacaklar ve bu başkaldırmalar dönemler hâlinde İzmirin yakılmasına 1922'ye kadar sürecektir.ve daima, Batılıların çok yönlü ,politik, mâddî yardımını göreceklerdir.
İlk dünya savaşının başlamasıyla Ermeni çetelerinin 1914'ten başlayarak Doğu Anadolu'da yaptıkları kıyım yıkımlardan bunalan Osmanlı Hükûmeti bu çeteleri yöneten, onları kışkırtan, yöneten Komitacıları 24 nisan 1915'te tutuklatır.

Emeni yöneticileri bu tarihi, tüm dünyaya ERMENİ SOYKIRIMININ BAŞLANGICI diye yuttururlar . Onlara göre :
Hiçbir şeyden haberi olmayan mâsum Ermeniler,24 nisan sabahı tutuklanarak, Hükûmetin emriyle, 1.5 milyon Emeni halkını ihtiyar, çocuk ve sakatlar dahil hepsinin öldürülmeleri için fafileler hâlinde göç ettirilmiş göç esnasında, elverişli yer ve zamanda öldürülmüşlerdir.

Tüm bu iddiaların ne kadar yalana ve şişirme ve saptırmaya dayandığını ilerdeki yazılarda ayırımlarıyla göreceğiz.Fakat bu tarih ve iddianın ne kadar yalan ve yutturma olduğunu açığa çıkarmak üzere şimdilik iki belge sunacağız :

23/24 nisan gecesi , tutuklamaları önceden haber almış olan Ermeni patriği ABD başkanı Wilson'a ilk iftira telgrafını gönderir :
"…Ermeni soykırımı başlamıştır….Hristiyanlık adına…müdahale ediniz..!?
Wilson, İstanbul'daki Büyükelçisinden olaylarısorar (U.S.N.A. M – 353/43.867,4016/591/23 s.658 – K.Gürün)

27 nisan 1915'te, Büyükelçinin cevabı şudur :
Patriğin telgrafı, tutuklamaların doğruluğunun ispatıdır(USNA: M-3535 / 43/143. 867.4016/58 s. 651 – K.Gürün.

Ermeni yöneticileri bu gerçeği büyük dikkatle tüm dünyada gizlerler bizimkiler ise, yıllarca ve yıllarca bu gerçeği yaymayı düşünmemişlerdir…Dostlarımız üzülmesinler diye!.

İkinci belge : ABD İlk dünya savaşına katılmamaya karar vermiş fakat sonra bundan vazgeçmiş ve Avrupa'ya asker göndermişti. Amerikan Halkınca hoş karşılanmayan bu duruma bir çare bulmak için "alçak Müslüman Türklerin, mâsum Hristiyan Ermenileri katletmelerine engel olmak üzere…" yalanı uydurulmuş ve Prezidan(bir numaralı Türk düşmanı) Wilson, başbakanı Morgentau'un bulduğu çareyi kabul etmişti :.
Sahte telgraflarla dünya kamu oyunu aldatmak … Bunun için de Andonyan isimli bir Ermeninin becerisi imdatlarına yetişmişti :

Andonyan'ın hazırladığı sahte telgraf, Talât Paşa tarafından kalem alınmış ve bir bölüm göç ettirilmiş Ermeninin bulunduğu Halepte, valiye, yukarda görüldüğü gibi " tüm Ermeniler, çocuk, ihtiyar ve hatâ sakatlarla birlikte mahvedilmesi…" içeriğiyle gönderilmiş havası verilmişti :
tarih 29 eylül 1915 numara : 1181…bu türden çekilen telgrafları, Kağıt, başlık imza vb… sahte olduğu ispat edildiği gibi,

Gerçekte, Talât Paşanın 29 eylül 1915'te çekilen telgrafların numarası (84)tür ve içeriği şudur :
Demiryolu inşaatında çalışan Ermeni işçilerinin zorunlu göçe gönderilmemesi…(Affaires Armeniennes – Les télégrammese de Talat Pacha- 1983 La Société Turque d'Histore – Şinasi Orel Süreyya Yuca…Türk Tarih Kurumu / Talât paşanın telgrafları).
Aşağıda, Talât paşa'nın Ermeni demiryolu işçilerini göç ettirilmemesi emrini içeren gerçek telgrafOnun altında Andonya'nın , yazı yanlışları bile olan sahte telgrafı…Yalnızca şekil olarak bakmak sahtekârlığını anlamak için yeterlidir".

Tarih boyunca yabancı hançeri hep arkamızda oldu.Şimdi de AB santajı ile Kıbrıs'ta aynını yaşatmak istiyorlar.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.