Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 11 Ağustos 2017, Cuma
Türkiye Kıbrıs'a enerjiyle hükmedecek
Paylaş  
31
57
28

  • Türkiye artık para vermek değil para kazanmak istiyor hem de tüm Kıbrıs’tan. Her anlamda ekonomik dev olan bu büyük ülke toplamda milyon nüfusu olan bir adaya hem su satacak hem elektrik satacak hem de sahip olduğu zenginliğe artık benzindir gazdır, tüm bunlara talip olacak. Anlıyor musunuz fotoğrafın büyüğünü?
  • Gelen su ve dün imzalanan kablo ile gelecek olan elektrik aynı zamanda Güney Kıbrısı da hedef olarak seçmiş durumda. Yeter ki ucuz olsun. Su dediğiniz olay ada ülkeleri için ganimet değerinde, elektrik deseniz daha da değerli. Size bu iki enerjiyi ve temel tüketim maddesini yanı başınızda bir ülke daha ucuza satmayı teklif ederse kimin işine gelmez ki bu alış veriş. Türkiye artık çok akıllandı. Askerle harla gürle değil ekonomiyle üstünlük elde ediyor ve gelecek olan elektrik elbette ki Rum tarafıyla da entegre olabilecek. Bir ülke bir başka ülke üstünde başka nasıl bir egemenlik ister ki.
  • Olası bir antlaşma gündemde ve bu antlaşma olmadan önce Türkiye gerek Kıbrıs’ın Kuzeyinde gerekse tüm ada üzerinde askeri olsun olmasın söz sahibi olmak istiyor. İşte önce su sonra da elektrik bunun en belirgin adımları.

Her ne kadar çözüm olacağına yönelik inancımız azalmış olsa da yapılan açıklamaların ötesinde Türkiye’nin KKTC ile kurmuş olduğu ilişkiler Türkiye’nin adeta Kıbrıs’ta çözüm öncesi ciddi hazırlığa giriştiğini hissettiriyor bana.

Önce su meselesiyle bunu fark ettik. Her zaman nasıl yorumlanıyordu Türkiye-KKTC ilişkileri, ilk önce oradan girelim konuya. Türkiye’nin burada nüfusu var, askeri var bu nedenle KKTC’ye de bakmak zorunda. Gerçekten de ilk başlarda hem algı öyleydi hem de işin gerçek boyutu. Sonra bir gün ne oldu, Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs ile ilgili, fikri kısmen değişti. Belki yine Türkiye için Pazar kapılarından biri olacaktı, bir tür Akdenizdeki üssü olmaya devam edecekti Kıbrıs ancak artık kendine daha fazla yetebilmeliydi.

Yapılan ekonomik protokollerden ötürü Ankara, topluma kötü anne olarak sunulmaya çalışıldı çoğu zaman. Halbuki Ankara Hükümetinin tek derdi daha az para yardımı yapmaktı. Hepimiz biliyoruz ki Türkiye’nin KKTC’ye yaptığı mali yardım Suriyeli sığınmacılara yaptığı yardımın ancak onda biridir. Daha fazlası değil.

Kuzey Kıbrıs’ın yoludur, okuludur, hastanesidir yeniden inşaa edilsin istenildi ama bizim tembel siyasilerimiz elini dahi sürmedi bu paraya. Daha az devlet memuru yaratılsın, devletin maaş yükü azalsın istedi Türkiye , biz ona da hayır dedik. Alışmışız bir kere birinin bize yardım etmesine.

Tabii ki gelmiş geçmiş Ankara hükümetlerinin kabahati çok büyük hem de çok. Sen alıştırırsan para vermeyi ve sonra azaltmak istersen  illa ki işgalci olacaksın. Son derece yanlış buluyorum yeri gelmişken söyleyim.

Aslında Türkiye bize yardım etmek istedi, kendi ayaklarınızın üzerinde durun birinden para beklemeden yaşayın dediyse de bu bizim işimize gelmedi.

Alışmışız hazıra bir kere, kolay mı vazgeçmek.

SU VE ELEKTRİK ÇÖZÜME İŞARET

Rumların hesabını kitabını bilemeyiz. Adamlar bugün başka yarın başka konuşuyor ama Türkiye’nin Kıbrıs ile ilgili hesapları çok daha büyük.

Su ve elektrik olmadan bir ülke var olabilir mi? Peki yanı başınızda gerçekten kritik öneme sahip bir adanın suyunu ve elektriğini siz satabilmeyi başarırsanız o ülke deki söz gücünüzü düşünün.

Bir başka açıdan bakalım olaya. Türkiye, Kıbrıs’ta yüz bin asker bulundursa mı işine gelir yoksa sadece bir üs ve bununla birlikte tüm ülkenin elektriğini ve suyunu karşılayan, bunları Kıbrıs’a satan ülke olsa mı işine gelir.

Cevabı malum.

Türkiye artık para vermek değil para kazanmak istiyor hem de tüm Kıbrıs’tan.

Her anlamda ekonomik dev olan bu büyük ülke toplamda  milyon nüfusu olan bir adaya hem su satacak hem elektrik satacak hem de sahip olduğu zenginliğe artık benzindir gazdır, tüm bunlara talip olacak. Anlıyor musunuz fotoğrafın büyüğünü?

ÇÖZÜM OLMASA OLMAZ MI?

Bizim açımızdan olmaz ama Türkiye açısından olur. Sonuçta Türkiye, adaya getirdiği suyu ve getireceği elektriği yalnızca bize satmayı hedefleseydi bu kadar para harcar mıydı? Çocuk olmayın.

Gelen su ve dün imzalanan kablo ile gelecek olan elektrik aynı zamanda Güney Kıbrısı da hedef olarak seçmiş durumda.

Yeter ki ucuz olsun.

Su dediğiniz olay ada ülkeleri için ganimet değerinde, elektrik deseniz daha da değerli. Size bu iki enerjiyi ve temel tüketim maddesini yanı başınızda bir ülke daha ucuza satmayı teklif ederse kimin işine gelmez ki bu alış veriş.

Türkiye artık çok akıllandı. Askerle harla gürle değil ekonomiyle üstünlük elde ediyor ve gelecek olan elektrik elbette ki Rum tarafıyla da entegre olabilecek.

Bir ülke bir başka ülke üstünde başka nasıl bir egemenlik ister ki.

GETİRİSİ VE GÖTÜRÜSÜ İYİ HESAPLANMALI

Maliye eski Bakanı Birikim Özgür Elektrik antlaşmasına sanırım tek destek veren CTP’li , onun dışındaki CTP’li vekiller bu olaya pek sıcak bakmıyorlar. Tabii herkesin endişe ettiği mesele şu. Elektrik daha ucuz olacak mı olmayacak mı? İleride bir sorun yaşanırsa KKTC bir sıkıntı yaşayacak mı yoksa ilahi nihai Türkiye’ye mı bağımlı olacak.

Tabii olayın izah ettiğim boyutu da var. Olası bir antlaşma gündemde ve bu antlaşma olmadan önce Türkiye gerek Kıbrıs’ın Kuzeyinde gerekse tüm ada üzerinde askeri olsun olmasın söz sahibi olmak istiyor. İşte önce su sonra da elektrik bunun en belirgin adımları.

Bazı şeyler ne kadar da hızlı değişiyor, değil mi?

*************

GÜNÜN SÖZÜ

İnsanların mutlulukları yada mutsuzlukları, talihin olduğu kadar Kendi karakterlerinin de eseridir.

La Rochefoucauld

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
4
 
0
 
2
 
0
 
2
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
15 Aralık 2017, Cuma    Seçimlerden sonra başkanlık sistemi...
14 Aralık 2017, Perşembe    İslam dünyası ayağa kalktı
13 Aralık 2017, Çarşamba    Tufan Hoca'yı kararlı gördüm; peki ya sonrası?
12 Aralık 2017, Salı    Özgürgün uzun yıllar başbakan kalacak anladığım...
11 Aralık 2017, Pazartesi    Doktorlar arasında seçim dayanışması. Pes doğrusu...
8 Aralık 2017, Cuma    FETÖ'cüler ve ütücüler!
7 Aralık 2017, Perşembe    Dürüst: "UBP tek başına iktidarı zorluyor"
6 Aralık 2017, Çarşamba    Gezici'yi kim finanse ediyor?
5 Aralık 2017, Salı    Özgür: "Değişim başka bahara kalmasın"
4 Aralık 2017, Pazartesi    Sucuoğlu: "Sağlık, hükümetin en önemli reformu oldu"

Seçimlerden sonra başkanlık sistemi...
Gökhan ALTINER | 15 Aralık 2017, Cuma
• Çoğu ülkede böyle bir yapı yok. Ağırlıklı olarak başkan biraz diktatör konseptinde çalışıyor. Önceleri başkanlık sisteminin biz de sağlıklı çalışmayacağına dair düşüncelerim vardı ancak içinde bulunduğumuz dur...
İslam dünyası ayağa kalktı
Gökhan ALTINER | 14 Aralık 2017, Perşembe
• Asıl önemli mesele ise ortadoğuda işler tam da Rusya’nın istediği gibi gidiyor. Yani bir zamanlar Batı dünyasının ele geçirdiği  Arap ülkeleri ve Osmanlı İmparatorluğunu çökertmesi, son Osmanlı topraklar...
Tufan Hoca'yı kararlı gördüm; peki ya sonrası?
Gökhan ALTINER | 13 Aralık 2017, Çarşamba
• Tabii burada en önemli soru olarak aklıma şu geliyor; CTP eğer ikinci parti çıkarsa ve son çıkardığı 21 vekilden ciddi bir gerileme yaşarsa Tufan Hoca genel başkanlığa devam edecek mi? Bana göre devam etmesi g...