Ana Sayfa >> Yazarlar Ziya ÖZTÜRKLER | 12 Şubat 2017, Pazar
Üniversitelere saygınlık kazandıracak olan, kendilerinden başkası değildir...
Paylaş  
20
22
16

İnsan yaptığı doğru işler ve davranışlarla saygı görür…

Makamla, koltukla saygı bir yere kadar…

Makamlar da koltuklar da geçici…

Üniversiteler de topluma ve insanlığa kattıkları oranda saygı görür…

Bazen üniversiteler arasında yaşanan çekişmelere tanık oluyoruz…

Buna gerek yok…
Üniversitelere saygınlık kazandıracak olan, kendilerinden başkası değildir…
İşlerini iyi yaptıkları ve bilime katkı sağladıkları sürece yollarına devam ederler…

Kimsenin de üniversitelerin önünü kesmeye gücü yetmez…

Yeter ki doğrunun peşinde olsunlar…
Herkesin hata yapma lüksü olabilir…

Ama üniversitelerin olmamalı…
Onlar aklın, bilimin, bilginin, doğrunun savunucusudurlar…

Bu ilkeler önemli…
Günlük konuşmalarda çok sık geçen, eleştirilen kişinin insani ya da gayriinsani davranışına bakın, eylem ve söylemlerin arasındaki bağa dikkat çeken, olaylar ve davranışlar arasında ilişki kuran bir değer ölçüsüdür… 

“Saygınlığımız kalmadı”, “Ona saygı duyan mı var?” “Bulunduğu makamın hakkını vermiyor”, “Para mı saygınlık mı!”, “Makam mı saygınlık mı!”, “Saygınlığımızı istiyoruz.”, “Ben saygın bir insanım.” gibi cümleler de halk arasında çok kullanılan “saygınlık” kavramının cümlelerde ifşa etmiş halidir…

Saygın insan makama güç katar…

Etik değerleri kendisine edinen kişinin makam olarak yükselmesi, hem kendisine hem de kendisi ile çalışanlara huzur ve mutluluk getirir…

Bu yüzden saygın insanların makam olarak yükselmeleri çok önemlidir…

Bunun yanında;  makam ve statü sahibi olduğunda, makamın ve statünün gücünü kullanarak bir takım etik değerleri göz ardı eden insanlar da olabilmektedir…

Bulunduğu statüden dolayı etrafında bazı insanların buna alkış tutmaları o kişinin doğru olmayan yanlışları doğru olarak kabul etmesini veya öyle görmesini, bir süre sonra bu yanlışlarına artık kendisinin de doğru olarak inanmasını sağlayabiliyor…

O statü veya mevki kaybedildiğinde ise yapayalnız bir birey olarak topluma tutunmaya çalışır…

En acı olanı da o alkış tutanların da bu kişiye sessiz ve sedasız arkasını dönerek yanından uzaklaşmaları olur...

Değerlerimizle birlikte, mesleki anlamda kendini yetiştiren, çağı anlamaya çalışan, düne göre bugün daha donanımlı bir birey olarak, emin adımlarla ilerlediğimizde saygınlık bizle beraber olacaktır…

Değerlerden tavizsiz yaşamak, bazen kısa vadede kaybettirecek olsa da, uzun vadede kişiye kazandıracağı muhakkaktır…

Önemli olan değerlere inanmak, değerleri korumak ve değerlerle yaşamaktır…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
5
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
12 Şubat 2017, Pazar
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
Çok güzel bir yazı olmuş Sn Öztürk. Kullanmış olduğunuz ifadeler yalnızca üniversitelerle sınırlı kalmayıp çok derinlere iniyor. Özellikle "Saygın insanların makam olarak yükselmeleri çok önemlidir" ifadesi toplumumuzun saygınlık kriterlerinin ve etik değerlerinin ne durumda olduğunun sorgulanması gerekliliğini de ortaya koyuyor! Ayrıca ülkemizde sandviç dükkanı açar gibi açılan üniversitelerlerin saygınlıklarını da dikkate getirmenizi çok manidar bulduğumu ifade etmeliyim... Kısa ama çok derinlere atış yapan bir yazı olmuş...Elinize sağlık...

Öğrenilmiş çaresizliğin kurbanları...
Ziya ÖZTÜRKLER | 26 Mart 2017, Pazar
Bilgi, kişide insani değerlerle hayat bulmalı…
Kişi kendini ve yeteneklerini tanımalı, bilgiyi neden, nasıl, nereden alabileceğini bilmeli, duygularını etkili bir şekilde kullanabilmelidir…
Kişi öğrendik...
Yükseköğrenimde değişim ve dönüşüm trendleri...
Ziya ÖZTÜRKLER | 19 Mart 2017, Pazar
Araştırma, geliştirme faaliyetlerinin önem kazandığı bir dönemden geçiyoruz…
Üniversitelerin topluma sağlayacağı katkı artık günümüzde önemli…
Geçmişte birinci kuşak üniversiteler, kritik meslekler oluşt...
Yüzlerden İkibinlere...
Ziya ÖZTÜRKLER | 13 Mart 2017, Pazartesi
Yüzlü rakımlarda nefes almaya benzemiyor, ikibinli rakımlarda nefes almak...
20’li derecelerden ­-6 altı dereceleri de hissettik saatler içinde...
Yazdan kışa geçiş yaşadık bir günün içinde...
Erzurum deyip geçmeme...