kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
10 Mayıs 2008, Cumartesi Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap

  ARŞİV
   


 ÇOK OKUNANLAR
Rektörlük seçimini Taneri kazandı
 
Tehlikeli bir yola girildi
 
Kıbrıs AB radarından düştü
 
23 Mayısta yeniden görüşecekler
 
Avcı Ankaraya gitti
 
Okullarda sınavlar tehlikede
 
Bilinen şeyler konuşuldu
 
Anastasiadesle görüştü
 
Laiklik zorla dayatılmaz
 
AB bizi cesaretlendirmeli
 


Kendini Bilmezlik Mi?
Rauf R. DENKTAŞ
Rumlar Nihayet İtiraf Ettiler
Prof.Dr.Ata ATUN
Yumurta kapıya dayanmadan
Mete TÜMERKAN
I have an askerlik problem!
Hasan HASTÜRER
Taviz ayıp değil

Türkiye’nin emekli büyükelçilerinden Yalım Eralp, Kıbrıs’ta paradigmaların değiştiğini ve aksi söylense de Kosova’nın bundan sonraki süreçte emsal oluşturacağını söyledi.

   28 Mart 2008, Cuma 19:46 Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

“Rum tarafı Kıbrıs konusunda Türkiye’nin katkısını istiyorsa ilk adım olarak ambargoları hafifletmeli” diyen Eralp, Türkiye’ye “KKTC’nin içişlerine müdahale etmeme” çağrısında da bulundu.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)’nin konuğu olarak adada bulunun Türkiye’nin emekli büyükelçilerinden, öğretim üyesi ve CNN Türk dış politika danışmanı Yalım Eralp dün akşam “Yeni Dönemde Kıbrıs, AB ve Türkiye” konulu konferans verdi.

Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Büyük Kütüphanesi’nde yapılan konferansın başında CTP Genel Başkanı, Başbakan Ferdi Sabit Soyer de, Kıbrıs konusundaki gelişmeleri özetledi ve emekli büyükelçi Eralp’e teşekkür etti.

Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’nin AB üyesi olması, Kıbrıslı Türklerin referandumda Annan Planı’na evet demesiyle adada paradigmaların değişmeye başladığını, bunun yanında 12 Mart 1990’da BM Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilen 649 sayılı “Kıbrıs’ta iki kesimli federasyon” öngören  kararın değişmeyen paradigma olarak yürürlükte olduğunu anlatan Eralp, sözkonusu kararın Kıbrıs’ta iki kesimli federasyon çözümünü uluslararası hukukun parçası haline getirdiğini vurguladı.

Eski ABD Dışişleri bakanlarından Henry Kisinger’in Kıbrıs sorunu tartışılırken, “Her şeyi çözmek zorunda değilsiniz, ancak çözümsüzlüğü karşı tarafa yüklemek zorundasınız” sözlerinin diplomasi ve Kıbrıs konusundaki müzakereler için “önemli bir ders” olduğunu belirten Eralp, Türk tarafının Annan Planı’na “evet” demekle bu yaklaşımı doğruladığını kaydetti.

Güney Kıbrıs’ta Hristofyas’ın seçilmesini de değişen önemli bir paradigma olarak niteleyen emekli büyükelçi Eralp, yeni dönemde Annan Planı’nın “yazılı” olarak değil ama “ruh” olarak masada olduğunu söyledi. Eralp, “Uluslararası hukukta yazılı bir metnin tamamen yok sayılması mümkün değil” dedi.

Rum lider Hristoyas’ın “Annan Planı’na takılıp kalmayalım” yaklaşımını, “hem planı ret etmemek, hem de onu aşarak yaratıcı fikirlere olanak sağlama potansiyelini taşıdığı” için olumlu diye niteleyen Eralp, Hristofyas’ın CNN Türk’e demecinde kurucu devlet, güvenlik ve asker konularında seçtiği sözcüklerin de diplomasi açısında iyi seçilmiş olumlu sözcükler olduğunu kaydetti.

Uzun meslek hayatında “Kıbrıs’ta yoğurdu üfleyerek yemek gerektiğini” öğrendiğini söyleyen Eralp, Kıbrıs konusunda en olumsuz unsurun “asgari müşterekleri” belirleyen Rum Ulusal Konseyi’nin olumsuz tutumu olduğunu da söyledi.

“Taviz” sözcüğünün Türkiye’de ve Türkçe’de “ayıp, kötü” gibi kabul edildiğini de vurgulayan Eralp, Mustafa Kemal Atatürk’ten örnek vererek, “Önemli olan verilen taviz karşısında ne alındığıdır” dedi.

Rumların Kıbrıs’ta çözüm konusunda samimi olmaları halinde iyi niyet gösterisi ve Türkiye’nin çözüme katkısını sağlamak için ilk adım olarak ambargoları hafifletmesi gerektiğini de belirten Eralp, “ambargoların kaldırılması halinde KKTC’nin devlet olmaya yöneleceği” kaygısının doğru olmadığını söyledi. Eralp, “Aksine ambargoların devam etmesi halinde durum kemikleşecek” dedi.

Müzakere sürecinde dış yapı, güvenlik ve askeri konuların sona bırakılmasının daha doğru olacağını, aksi halde Türkiye’nin görüşme sürecine beklenen katkıyı yapamayabileceğini söyleyen Eralp, yeni süreçte temel parametreler dışındaki konulara pek tıkılmamakta yarar olduğunu kaydetti.

Yalım Eralp, karşılığında gerekli açılım yapıldığı sürece Karpaz’daki Rum varlığının Kıbrıslı Türkler için eksi değil artı olduğunu da vurguladı. Eralp, “Bu, Kıbrıslı Türkler için sigorta anlamına gelir” diye konuştu.

Görüşme süreci ve diplomasiye yaratıcı ve geniş vizyondan bakılmasında yarar olduğunu belirten Eralp,  taviz denilen adımlar konusunda retçi olmaktan çok “karşılığında ne alındığına” bakılarak hareket edilmesinden yana olduğunu kaydetti.

Yalım Eralp, birinci Annan Planı’nın pek çok konudaki düzenlemeyi Türkiye’nin AB üyeliği ile paralel hale getirdiğini, bu nedenle referanduma sunulana göre daha iyi olduğunu ifade ederek, özellikle Kıbrıs Türk halkı ve Türkiye için önemli olan güvenlik ve asker konusunu buna örnek gösterdi.

Eralp, meslek hayatında öğrendiği ikinci dersin “havuç-sopa dengesi” olduğunu anlatarak, “Diplomasi bile olsa önemli olan hesaptır” dedi.

Referandumda Rumların “hayır” demesinin normal olduğunu, çünkü AB üyesi olarak “havucu” aldıklarını ancak “sopanın” ortada olmadığını söyleyen Eralp, dünyada değişen paradigmalardan birinin de Kosova’nın bağımsızlığı olduğunu söyledi.

 “Kosova sendromunu  kimse küçümsemesin, bir şeyi her gün söyler ‘emsal değildir’ derseniz, o aslında emsaldir” diyen Yalım Eralp, bunun yeni sürecin önemli paradigması olduğunu, bu nedenle Kıbrıs Rum tarafının çok dikkatli olması gerektiğini belirtti.

Yalım Eralp, Kosova’nın bağımsızlığını tanımayan ülkeleri sıralayarak, hepsinin benzer sorunları olduğunu, bunun emsal oluşturduğunu bildikleri için tanımadıklarını anlattı. Eralp, “Yeni paradigma budur. Çünkü son şansın denendiği süreçte KKTC yönetimi istemese de dünyadaki genel akış Kıbrıs Türklerini oraya yöneltecektir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin AB üyesi olması durumunda adanın askersizleştirilmesinin söz konusu olabileceğini de anlatan Eralp, “40 mil uzaktaki vatanıma, Türkiye’ye çağrı yapıyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin içişlerine müdahale etmeyin” ifadelerini de kullandı.

Emekli büyükelçi Yalım Eralp, bir soru üzerine, “Türkiye’nin en büyük eksikliğinin 1974 Barış Harekatı’nın siyasi anlaşmayla taçlandıramaması” olduğunu söyledi.

Kıbrıs Türkünü ekonomik olarak ayağa kaldıramamanın da Türkiye’nin başarısızlığı olduğunu belirten Eralp, bir başka soruya karşılık da, Türkiye’de Kıbrıs sorununun çözülmesi gerektiği konusunda bir kısım kanaat önderi ve aydın arasında görüş birliği olduğunu söyledi.

   80 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder
Diğer KIBRIS haberleri
Zerihoun adaya geliyor
Babacan:Kıbrısta yeni bir ortaklık gerek
Fransa ve Mısırdan memnun döndü
Taneri resmen rektör adayı
Kuraklık tüm kesimleri etkiledi
Akaryakıt zammı gerekliydi
Zaman talep etti
Karayondan Hristofyasa destek
23 Mayısta yeniden görüşecekler
Anastasiadesle görüştü


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.