Ecevit: "Bir şeyler olacak..."

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.50

7.66

$

6.75

A- A A+

Ecevit: "Bir şeyler olacak..."

Büyük devlet adamı,Kıbrıs Türkünün asla unutamayacağı büyük insan Bülent Ecevit, aramızdan ayrılmazdan önce son şiir kitabı yayınlamıştı. Bugün işte o kitaptan bir alıntı yapmak istiyorum. Acaba Kıbrıs'ta birşeyler olacağını, birşeylerin elimizin altından kayıp gitmekte olduğunu mu işaret ediyordu? Her zaman Kıbrıs Türk Halkının zor gününde yanımıza koştu da...

İşte o şiir:

Bir şeyler olacak yarın
Duruşundan belli
Kırdaki atların
Bulutların koşuşundan belli
Kazışından köstebeklerin
Karıncaların telâşından belli...
Bir şeyler olacak yarın
Belki bir tomurcuk
Belki bir ağacın düşen yaprağı
Belki de bir çocuk
Pek o kadar görmesek de uzağı
Kuşların uçuşundan belli...
Bir şeyler olacak yarın
Öbür günden önemsiz!
Bugünden önemli..."

&&&


Türkiye karmakarışık; içte yumak yumak sorunlar varken,"Kıbrıs davası" bir yerlerden elleniyor. Herşey örtülü. Türk Kamu oyu "Kıbrıs olgusundan" habersiz. Türk medyası umut pompalıyor.Olayı farkeden köşe yazarlarının sayısı bir elin parmak sayısını geçmiyor. Türk medyası Annan Plânında oynadığı göreve yeniden soyunmuş görünüyor. "Şu Kıbrıs belâsından kurtuluyoruz" şamataları buraya kadar uzanmakta...

Kıbrıs'ta ise içte başka, dışta başka konuşmalar. Halk v e muhalefet uzaktan seyrediyor. Olacakları nerede ise "Olmayacak" telkini altında kendi uzağında biliyor.Tıpkı "Annan Plânında" sahnelenen oyun gibi. Birileri aylardan beri tomar tomar kâğıtları bir yerlerde, halktan uzakta, üst üste koymuş, masa üstüne çıkarmak için gününü beklemekte. Çığırtkanlar yeniden sahne almışlar.

Ulusal davaya sahip olması gereken güçler, kendi içlerinde kavgada ve yarışta. Kimse tezgâhlanan oyunun bir gece gelip kara bulut gibi çökeceğinin farkında değil! Çünkü herşey askeri önlemlerle önlenemez. Annan Plânı oyunu o yolla önlenmiş miydi? Yoksa halkın habersiz olduğu binlerce sayfalık plâna, halkın kafa sallaması için elden gelen yapılmış mıydı?

Unutulmasın; bugün tevekkülle kafa sallayıp bir kenarda oturanları tarih hiç bir zaman affetmez...

&&&
İZLENİMLER...

Türkiye kendi iç çalkantılarını yaşarken gazetelerde "Kıbrıs'ta bahar havası" başlıkları, "Kıbrıs'tan herkes memnun" haberleri göz boyuyor. Yunanistan, olaya şekşil vermek için hem Başbakanını hem Dışişleri Bakanını konuşturup iki kartını açıkça ortaya koymuş durumda. "Garanti antlaşmasına gerek olmadığını" ileri sürerek Türk askeri çıkıp gitsin erkine dayanak sağlıyor. Kıbrıs'ın Türkiye ile olan bağını peşinen kesiyor... Bu ana kadar Türk Dışişleri Bakanlığından tek satırlık açıklama yok. Dışişleri Bakanı dünyanın bir yerlerinde resmi ziyarette...

Çeşitli ülkeler ve örgütler ise "Memnuniyetlerini" öne çıkarmak için sıraya dizilmişler. İşte ABD'den gelen haber: "Amerika Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Türk ve Rum liderlerin, barış görüşmelerini yeniden başlatma konusunda anlaşmasını memnunlukla karşıladı.Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sean McCormack, taraflar arasında çalışma gruplarının toplantılarına hemen başlanması ve üç ay sonra kapsamlı barış görüşmelerine başlanması konusunda anlaşmaya varılmasını 'cesaret verici' olarak nitelendirdi.ABD Dışişleri Bakanlığı Lokmacı Kapısının açılması konusunda anlaşan Mehmet Ali Talat ve Dimitris Hristofiyas'ı kutladı.

Bakanlık açıklamasında, Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir çözüm bulunması için Birleşmiş Milletler'in girişimlerine destek verdikleri vurgulanıyor".

AB 'nin genişlemeden sorumlu Komiseri Olli Rehn ise "Talat ve Hristofyas'ın 3 ay sonra BM gözetiminde kapsamlı çözüm müzakerelerini başlatma konusunda uzlaşmalarını övgüye değer buldu. AB'nin kapsamlı çözüm müzakerelerini desteklemeye hazır olduğunu sözlerine ekledi. Olli Rehn, Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti'nin yeni lideri Hristofyas'ın AB merkezine yaptığı ziyarette de etkilendiğini saklamamıştı.Nitekim Dışişleri Bakanı Markos Kipriyanu ile Papadopulos gününde açılan davaların geri çekilmesi konusunda anlayış bulmaktan da memnun olduğunu saklamamıştı. Yani yeni bir dönem yaşanmakta olduğunu işaret etti.

Rusya, AKEL ve CTP'nin attığı adımlara çomak sokmamak için sessizliğini koruyor. İlk kez kendi açısından bu şansı yakaladığını iyi biliyor.

&&&
KKTC'de olaya gerçek tanımı koyan yeni kurulan Halk Partisi'nin Genel Başkanı koydu. Raşit Pertev'in sözlerinden kısa alıntı: "8 Temmuz anlaşması adı konmadan kabul edildi. Rum tarafının istediği çerçeve oturtulmuştur. 8 Temmuz sürecine artık fiili olarak girilmiştir. Girilen süreçte BM'nin geçmiş çalışmaları ve BM parametreleri yoktur. Annan Plânı yoktur. Başarısızlık halinde Türk tarafının masadan nasıl kalkacağı da yoktur.Türk tarafının hassas olduğu konular da, Rum tarafının istediği çerçeveye oturtulmuştur.Rum tarafı kendi tutumunu görüşme öncesinde dile getirmiş ve 21 Mart'ta bütünüyle gerçekleştirmiştir."

Pertev'in vurguladığı önemli başka bir nokta da, KKTC Cumhurbaşkanının hangi yetki ile masaya oturduğudur. Ona göre bu yetkiyi Meclis verebilirdi. Oysa ortada bu yetkiyi verecek güçte bir Meclis kalmadı. Pertev son derece çarpıcı bir görüş ortaya koydu: "Görüşmelerin birkaç hafta öncesinde karar merciinin, KKTC Cumhurbaşkanlığından CTP-AKEL zeminine kayması son derece önemlidir".

Hristofyas'ın son söyledikleri belki buna kaynaktır. Hristofyas ne demişti? "En büyük korkum, uluslararası unsurların, iki tarafın temel talepleri arasındaki büyük uçurumun üzerine köprü kurmaya çalışmalarıdır". Devamla ne dedi? "Bana göre Türk askeri derhâl çekilmelidir... Görevim işgâle son vermek ve Kıbrıs'ın yeniden birleştirilmesidir. Bunun için ortak dil bulmalıyız...Sayın Talat'la bu ortak dili biliyorduk!"...

Ne diyeyim? Bindik bir âlâmete...Bari sonumuz kıyamet olmasın!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.