Kestirme yol: Geçitkale ihalesinin iptalidir

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.50

7.66

$

6.75

A- A A+

Kestirme yol: Geçitkale ihalesinin iptalidir

Sayın Başbakan ve Sayın Bayındırlık-Ulaştırma Bakanına hitap ederek, "Geçitkale Havaalanı konusunda" en iyi yolun işletmeyi Ercan gibi Sivil Havacılığa devretmek olduğunu yazarak uyardım. Bugün de yineliyorum. Havacılık konusunda iddiası olan ve yine şu ihaleyi başından sonuna kadar izleyen bir kişi olarak bu formülün en kestirme yol olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

İhalenin her safhasını didikleyerek,hata bularak veya başarılı noktaları göstererek karşı saldırıya geçerek bir yere varılamaz. Gelinen nokta olaya gölge düşürdü. Zaman ve emek harcandı. Çoklu ihale yer almadığına, ihalenin verildiği şirket de dünyada, ya da ülkesinde pek de öyle, ahım şahım yeri olmadığına göre bunun iptali ve görevi Sivil Havacılığa devretmek hata olmaz.Yeter ki ülke çıkarına bakarak inatlaşma olmasın.

1.İktidarın açıklamaları karşısında muhalefet partilerinin de açıklama yapmaları doğal. Ama adına ihalenin bağlandığı, ihalenin verildiği, onun devrede olduğuna bakarak davranıldığı bilindiğine ve de o kişi de kendisinin saf dışı bırakıldığını ilân ettiğine göre bu konuda şu şirketti, bu şirketti diyerek ihaleyi sürdürmenin anlamı yoktur.

2.Yapılan resmi açıklamalarda ihalenin Sayın Asil Nadir'e ait ve/veya ortak olduğu şirkete verildiği belirtildi. Bana da şahsen söylendi. Basın önünde protokol( MOU) imzalandı. Garantilerle, dış yatırımcıların belirlenmesi ile işin başlayacağı gibi açıklamalara eklemeler yapıldı.

3.Şimdi gelinen noktada Asil Nadir'in dışta olduğunu Bakanlık açıkladı ki bu geçmiş açıklamalara ters düşmektedir. Kaldı ki Asil Nadir dün kendi gazetesinde, Şirket aleyhine birçok önemli iddiada daha bulunmaktadır.Ben onu yetkililerin incalemelerine bırakıyorum.

4.Sayın Usar, Bakan olarak iki şirketten söz ediyor ama ihalenin el değiştirdiğini kabul etmiyor. Oysa iki şirketin ortakları aynı dahi olsa, şirketin farklı olduğu isminden bellidir. Yani tüzel kişilik farklıdır. Bu hukuki gerçektir.

O hâlde karra vermek için amaca bakmak gerek. Amaç Geçitkale'yi sivilleştirmek, işletmeye açmak, havacılık yatırımlarının yapıldığı mahalle çevirmektir. Yani hava alanı işletmeciliği başlatılmak ve de oraya havacılık yatırımı yapılmasını sağlamak istenmektedir. Bunun yapılması için özelleştirme tercih edildi ama işletmeye konan zor koşullardan ötürü teklif vermek isteyen şirketler bundan vazgeçtiler. Çünkü yolcu taşınması engellendi. Sadece kargo uçaklarına olanak sağlandı ki bu kârlı bir işletme olamaz.Bunu gören ünlü şirketler vazgeçtiler. Teklif vermediler.

Geçitkale Havaalanında, başkaca yatırımların yapılabileceği, işletmeye açılabileceği gerçektir. Ama önce alana iniş ve kalkış sağlanmalıdır. Bunun için tamirat ve aygıtların temini gereklidir. Sonra da Geçitkale Havaalanı, "Serbest Liman" bölgesi Yasası altına alınmalıdır.

Ben de bir kısım yerel ve dış ülkelerden bazı kişi ve kuruluşlarla, çeşitli havacılık girişimi ile ilgiliyiz.Bunun için de yetkililere proje verdik. Ancak öncelik alanın açılması ve işletilmesindedir.Her firma alan işletmek istemez. Alanda başkaca havacılık yatırımını tercih edenler de vardır.

Yapılması gereken Ercan'da olduğu gibi zaman harcanmadan, Geçitkale Havaalanının işletmeye açılmasıdır. Bunu Sivil Havacılık yapacaktır. Aynı anda, alana yatırım yapmak isteyenlere, Sanayi Bölgeleri ve Serbets Limanda olduğu gibi yer kiralanacak, işletme hakkı verilecektir. Bunun kira parası ile yatırım yapılacak, belki de yatırım kredisine kavuşulacaktır.

KKTC devlettir. Bu Hükümet, orta boy bir havaalanını bile işletemeyecekse, gücü nerede kalır? Bana göre ihale kavgasından, dedikodusundan kurtulmak ve yıpranmamak ve de onun bunun zarar görmemesi için tek yol, bu alanın Sivil havacılığa devridir.

Sayın Başbakana düşen görev, gayya kuyusuna düşmemek için ciddi adımı atmaktır. İhale iptal edilmeli, işletmeye el konulmalıdır. Bunu yapmak ayıp değildir.Asıl ayıp v e hata, şimdiki gidişte inatlaşmaktır.
&&&
BAFRA'DA İPTAL

Daha önce yazdım;şimdi yineliyorum. Bafra'da yer alan ve bunun için TC fonlarından kredi alan şirketlern peşine düşülmesi ve krediler geri alınmalıdır. KKTC, Türkiye'de dara düşen şirketlerin can kurtaran simidi olmamalıdır. Kıbrıs için verilen kredinin yatırım yeri KKTC'dir. Bunu yapmayan şirketler bunun cezasını da ödemelidir.Rahmetli Özal ve rahmetli Ecevit gününde bolca krediler verildi ve KKTC'ye yatırım teşvik edildi. Ama paraları alanlar gidip Türkiye'de başka kaynaklara harcadılar.

Ben Bafra'ya sık sık giderim. Devlet onca yatırım yaptı. Özel şirketler TC fonlarından kredi alıp ortadan kayboldular. Buna dur demek krediyi geri almak ve yatırımı yapacak şirketlere aktarmak gerekmektedir. Unutmayalım, KKTC şirketleri de kredi istediklerinde TC Fonlarını yönetenler buna hiç mi hiç yanaşmamışlardı. Rüşvetin Pis kokuları geldi. Yazdık, söyledik ama aldıran olmadı.

Şimdi bu pislik temizlenmeli ve halka açıklama yapılmalıdır.Biz 1974'den sonra da KKTC'ye yatırım seferberliği denip, Türkiye'de kimlerin para babası yapıldığını anımsarız. Borularla su getirilmesi projesinde de kimlere para akıtıldığını da biliriz. Buna dur demek gerekmektedir.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.