Parça anlaşma kabul edilemez!

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Parça anlaşma kabul edilemez!

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat,ilk kez belirli temel konularda ciddi olarak koşullarını ortaya koydu. Açıkca söylemeliyim ki bunlar masada da aynen ileri sürülmüşse "bütünlüklü anlaşma açıısndan" benden tam destek. Elbette sonuca aynı yoldan ilerlemiyoruz ve de sonuçta anlaşamayız ama ana hakların korunması açısından ortaya konan koşullar önemlidir.

Cumhurbaşkanı M.A.Talat, Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunmasının Adada yaşayan herkes için bir ihtiyaç olduğunu söyledi ve "müzakere sürecini değerlendirirken, her konuda anlaşmadan hiçbir konuda anlaşmış olunmayacağı" kuralını getirdi. Bu bizim başından beri savunduğumuz vazgeçilmez kuraldı. Parça anlaşma olmaz;bütünü üzerinde anlaşılırsa parça anlaşmalarda da anlaşma olur ve de uygulama bütünlüklü anlaşma sonunda yapılır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı adına hareket eden Sayın Nami'nin hatalı çıkışı bu şekilde tamir edilmiş oldu.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Hristofyas'la yaptığı görüşmeden sonra çarpıcı değelendirmeler yaptı. Artık 3 ayda çözüm lafazanlığının sona erdiği ve onun yerine aklın geçtiği görülmekltedir.Nitekim çözümün 2008 yılı sonunda sağlanacağına dair spekülâsyona son verildi ve 2009 Haziran hedef gösterildi. Onun da olmayacağı bugünden belli ama biz yine de yazmış olalım.

Her iki Lider görüşme masasında neler konuşulduğu konusunda açıklama yapmayacaklarını açıkladılar.Bunun ne kadar süreceğini göreceğiz. Rum Ulusal Konseyine verilen bilgilerin Rum basınında sayfalara döküleceği açıktır. KKTC'de ise CTP sözcüleri Ulusal Konsey oluşumunun gereksizliğini savunmaya başladılar. Önceleri muhalefette iken bunsuz ortam düşünülemeyeceğini savunuyorlardı. Görünen odur ki KKTC Cumhurbaşkanı M.A.Talat'I tek seçici tek karar verici kabul etmeyi yeğliyorlar.

Görüşmelerin ardından ortaya konanları,sızanları ve üçüncü tarafların değerlendirmelerini buraya alarak herkese bir fikir vermek istiyorum.Görüşmeler konusunda elimizde ne vardır?

1. Sayın Talat, ödün verileceğini nerede ise teyit etti. İşte sözleri: "Taviz vermeden nasıl anlaşma olacak? Karşılıklı tavizler verilmeli ki bir sonuca varılabilsin" dedi.Önceleri söylediğinin aksine kısa sürede anlaşma beklediğini ifade edemedi.

2. Bu arada Hristofyas da Rum başkanlık sarayına dönüşünde yaptığı açıklamada "Sürece ilişkin önyargıda veya kendinden emin bir şekilde tahminde bulunamam; memnun olup olmadığımı söylemenin zamanı değil" diyerek yanıt verdi.

3. Liderler, siyasi hakların görüşmesine 18 Eylül'de de devam edecekler. Bu konunun ardından "mülkiyet" konusuna geçecekler.

4.BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer her temsilci gibi "Verimli görüşme olduğunu;liderlerin güç paylaşımını görüştüklerini" söyledi.

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer, görüşmeden çıkışta yaptığı kısa açıklamada, konuşmama kararı alan liderlerin bugün "Yönetim ve güç paylaşımı" konusunu görüştüğünü söyledi.

&&&

Kıbrıs'taki görüşmeler çok heyecan vermezken Liderlerin yurt dışında yaptıkları açıklamalar, basında daha geniş yer tuttu ve heyecan yarattı. Hatta Üsler söz konusu olunca Annan Planı kazığını bize atmaya kalkanlardan Lord Hanney etrafta boy gösterdi. AKEL ve CTP kendilerini iktidara taşıyan emperyalizme ilk kez diş gösterdi. Haber şu:

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Brüksel'deki bir konferansta, Kıbrıs'taki İngiliz üslerine Ada'daki iki tarafın da karşı olduğunu söyleyerek, eski bir AKEL ve CTP'nin geçmişte savundukları ve ödün vermedikleri bir konuyu gündeme soktu. Ada'da 1960 anlaşmaları çerçevesinde iki İngiliz üssü bulunduğu biliniyor.Bu üsler 99 kilometre karedir.Üslerde nükleer bomba depolandığı da iddia edilmektedir.Anglo-Sakson harekatlarında bu üslerin Ortadoğu amaçlı olarak kullanıldıkları bilinmektedir.

BBC, bu konuyu İngiltere'nin eski Kıbrıs özel temsilcisi, eski büyükelçi Lord David Hannay'le konuştu. Hanney şu yanııt verid: "Bence Kbrıs'la ilgili herkesin farkında olması gereken bir nokta, İngiliz üslerinin uluslararası hukuka göre Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bir parçası olmadığı gerçeğidir. Bu, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kuruluşuna ilişkin uluslararası anlaşmalarla sabittir. Bu anlaşmaların, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ile adadaki iki toplum arasında karmaşık bir örgüsü var. Tabii bunlar, Talat'ın büyük önem atfettiği kuruluş ve ittifak anlaşmalarını da içeriyor. Bu yüzden Kıbrıs'ın üzerine bina edildiği bu düzenlemeyi değiştirmeye çalışmak çok akıllıca bir şey değil".

Türk askerini gündemde tutanlar artık hatalarını anlamış olmalılar ki İngiliz
Üslerini gündeme aldılar. Hanney'in nasırına basılmış olmalı ki öfkelendi.

&&&

Taraflar yeni Anayasa'da siyasi hakları nasıl düzenlemek istiyorlar? Bunu da yarın ele alacağım.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.