Göçmen akını karşısında…

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.45

7.58

$

6.82

A- A A+

Göçmen akını karşısında…

Bayram gününde ağırlıklı konumuz Kıbrıs'tan uzaklaşarak, sosyal bir yaraya parmak basalım. Başkaca sorunlarla harmanlamadan, ben, sadece "Yeni dalga göç" konusunu ele almak istiyorum. Yazar arkadaşımız Relat Akar içişlerimizi ilgilendiren öteki konularla bunu harman yaptığı için ben ayırmak istiyorum.Günlerce önce yazmak için sıraya koyduğum bu konuyu Sayın Akara'ın yazısı üzerine daha fazla geciktirmek istemiyorum.

Konu, Türkiye de bunu başaramamışsa, AB başarsın konusu değildir. Çünkü İtalya,Yunanistan,Fransa ve Ispanya denizden, Almanya, Polonya ve öteki orta Avrupa ülkeleri karadan baskı altındadırlar. Konu açlar ve tokların konusudur. Konu tarih boyunca sömüren ve sömürülenlerin konusudur. Ülkelerinin yeraltı ve yerüstü servetlerini yağmalayıp çekip kaçmak elbette sorumluluk getirir. Onlara balık tutmasını öğretmeden çekip gidip arkada milyonlarca aç bırakmak,onların dalga dalga üzerinize gelmelerine neden olmak demektir.Öyle olmasa AB'den önce Londra sokakları onca Hindistan,Pakistan,Jamaica ve diğer yerlerden gelen göçmenlerle dolar mıydı?Meksikalının ABD'yi istilâsının başkaca anlamı var mı?

Avrupa'ya yeni göç dalgası, AB ve kalkınmış,refah içinde olan zenginler kulübünün global sorunudur. Biz KKTC'deki soruna bakalım. Çünkü KKTC iki arada bir derede kaldı.

Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti, hatalı olarak AB üyesi yapıldı.Bu minyatür oluşum AB'ye akla hayale getirilemeyecek başağrısı getirdi. Bu adada çatışma, ada dışında Türkiye ile çatışma ve AB 'nin bazı organlarının çalışamamasına bile neen oldu. KKTC de, bu hesapsızlığa komşu olunca ülkelerinde kaldıkları takdirde ya savaştan, ya da açlıktan öleceğini kabul edenler, aile boyu yollara düşmektedirler. Araçlarla çekilen konteynerlerin içinde, havasız ve pislik içinde seyahati bile göze almaktadırlar. Bu yolda milyonu bulan ölümler olmuştur.

KKTC'ye deniz ve hava yoluyla kaçak geliş karşısında,eskiden kalma Yasaları uygulama çare olarak görülmektedir. Bu hatadır. Hükümet ve Meclis,Yargıçların da görüşlerini alarak, yeni Yasa ortaya çıkarmalıdır. Sosyal hızmetlerden sorumlu bakanlığa de yasal görev verilmelidir. Tıpkı İsveç'te ve Almanya'da olduğu gibi.

Yani göç yollarına düşen insanları perişan edenler elbette cezalandırılmalıdır. Ancak KKTC gibi küçük ülkede gelenlere normal yasaları uygularsanız, hapishane tıkanır,orada da patlama olur. Göç yollarına düşen ve sömürülen bu insanların haklarını da ayaklar altına almış oluruz. Şimdi durum budur. Zaten bu yol öncelikle göç yollarına düşenlere haksızlıktır.Onların "Sosyal yardım alma" hakları vardır.İnsan muamelesi görmeye hakları vardır.

İsveç ve Almanya bu durum için "Özel sığınma kampı" yaptı. Kaçak yolla gelenler, önce oraya alınmakta, kimlik ve nedenler saptanmakta, iade yolları aranmaktadır.Hata gelenlerin içinde ülkenin çıkarına hızmet edecek meslekleri olanlara yerleşme hakkı bile verilmektedir.Bu yol anne ve babaların yanında yavruların ezilmemelerini,özel hızmet almalarını sağlamaktadır.

Ha AB yardım edecekse,KKTC'de kendi propagandasını yapanlara el altından para vereceğine, KKTC'de, bu göçmenlerin geçici barındırılması için yapılacak kampa para vermelidir. Çünkü "AB'ye gelmemeleri için
barikat olunuz" demek boş lâftır. Benim onlarla derdim yok ki… AB bunun bedelini ödesin, onlara insanca muamele yapılmasına olanak sağlayacak barınaklar yapılmasını sağlamalı ve konuyu AB çapında değil ülkeler çapında ele almalıdır. Bunu KKTC çözemez.Boyumuzu aşar. Suçluluk duymayalım. Biz onları ne sömürdük, ne de ezdik. Bedeli, tarih boyunca sömürenler ve de şimödi AB zırhına bürünüp uzaktan bakanlar ödemelidir.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.