Kıbrıs'ta Atatürk'ü anlamak ve anlatmak

Yayın Tarihi: 09/11/08 00:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Her türlü mahrumiyet demek olan "İngiliz sömürge" döneminde de daha sonra, bunca yıl bu topraklarda tutunabilmişsek, Anavatan Türkiye'ye olan bağlılığımızı sürdürebilmişsek, oradan kopmamışsak, bunu "Atatürk'e tam olarak bağlı oluşumuza" ve yine "ilke ve devrimlerini hiçbir baskıya gerek duymadan benimseyerek eksiksiz uygulamamıza" borçluyuz.

Türk bayrağı, kitap, gazete, dergi ve hatta plâkların Anavatan'dan adaya sokulmasının yasaklandığı İngiliz sömürge döneminde "Türk Yurttaşı" olanların bunu bırakmaları veya adadan göç etmeleri seçeneği sunulduğunda, binlerce Türk sandallarla "Karşıya" geçti (Türkiye'ye yıllarca öyle denirdi) .Adada kalanlar da Atatürk'ten,Anavatan'dan kıl payı ayrılmadılar,ödün vermediler.Devrimleri, Türkiye'ye bakarak nerede ise aynı zaman dilimi içinde gerçekletirmiştir Kıbrıs Türkü… Çarşafı atmış, arap harflerini değiştirmiş, çağdaş okullarda kız-erkek yanyana oturarak çağdaşlığa yelken açmıştı…Bu dün böyle idi;bugün de Anavatan'a ve Atatürk ilke ve devrimlerine bağılığın korunması için mücadele sürmektedir.

Çünkü Kıbrıs Türkü bu yıllarda, yeniden dört yol ortasına bırakıldı. Ya direnecek bağımsız klacak ve kendi devletine sahip olacak, Anavatanla bir ve bütün olarak yola devam edecek; ya da Rum-Yunan boyunduruğuna girecektir. Bunda Kıbrıs Türkünün iradesi sorulmamaktadır. Dayatma sürmektedir. Ama herkes ve de başta yolunu şaşıranlar bilmelidirler ki Kıbrıs Türkü gücünü Yüce Atatürk'ten almaktadır.

Buna karşı durmak için Atatürk'ün gençliğe hitabını yeniden okumak gerek.Bugün bunu yinlemek isterim:

"EY TÜRK GENÇLİĞİ;
Birinci vazifen Türk bağımsızlığını,Türk Cumhuriyeti'ni,sonsuza dek korumak ve savunmaktır.Varlığının ve bağımsızlığının biricik temeli budur. Bu temel,senin en kıymetli hazinendir.Gelecekte dahi,seni bu hazineden yoksun etmek isteyecek içte ve dışta kötülük isteyenler olacaktır.Bir gün bağımsızlık ve Cumhuriyeti savunma mecburiyetine düşersen,vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şartlarını düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şartlar, çok uygunsuz bir ortamda ortaya çıkabilir.Bağımsızlık ve Cumhuriyeti'ne yönelecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmemiş bir galibiyetin temsilcisi olabilirler.

Zorla ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri alınmış, bütün tersanelerine girilmiş,bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgâl edilmiş olabilir. Bütün bu şarttan daha acı ve daha kötü olmak üzere, memleketin içinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde olabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, kişisel çıkarlarını,işgâlcilerin siyasi emelleriyle birleştirebilirler. Millet yoksulluk içinde harap ve çaresiz duruma düşmüş olabilir.

EY TÜRK geleceğinin evlâdı; İşte bu durum ve koşullar içinde dahi vazifen,Türk Bağımsızlık ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!…"
&&&

KKTC'Yİ KURANLARA GEÇİT VERMEDİLER

"Milli Konsey" kararı ile 15 Kasım-KKTC Cumhuriyet Bayramı törenlerinde,resmi geçite katılmak ve "Devletimize bağlılığımızı" duyurmak için gereken makamlara başvurduk. Eski Mücahitlerin ardında yürüyecek olanlar şunlardı: KKTC'ye katkı koyan ve bugüne kadar görev yapan tüm Meclis Başkanları, Başbakanlar, Meclis Başkan Yardımcıları, Milletvekilleri, her iki Kurucu Mecliste görev yapan Üyeler, TMT'de adanın her tarafında, üst düzeyde yani Bayraktarlık, Sancaktarlık ve onlara bağlı olarak komutanlık yapanlarla, KKTC'ye omuz veren basın mensupları katılacaklardı…Ve de elbette en önde Bayraklarımızın hemen arkasında "Milli Mücadele Lideri,ilk Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş" yürüyecekti…

Efendiler izin vermediler…Halkımıza duyurur ve kendilerini Türk Ulusuna şikâyet ederiz… Elbette bulunur mücadelenin yolu ve yöntemi…


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.