ORAMS DAVASI: Rum balyozuna dikkat!(1)

Yayın Tarihi: 12/11/08 00:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

İki gün önce Milli Konsey'in uyarı bildirisini ve daha sonra değerli bir hukukcumuuzn ORAMS DAVASI konusunda hazırladığı yazıyı sundum..HALKIN SESİ'nin sayfa sıkışıklığından ötürü bu yazı son derece küçük puntolarla yayınlandı.Oysa büyük bir okur kitlesi bu yazıya ilgi gösterdi ve okunur şekilde yen iden yayınlanmasını istedi. Dava bir Rum-Yunan oyunudur.KKTC'nin idam fermanı hazırlanmaktadır.Bunun için Hukukcumuzun değerlendirmesini ikiye böldüm.

Ard arda yayınlayacağım.Amaç ORAMS DAVASI'nın ne denli önemli olduğunu vurgulamak ve Lefkoşa ve Ankara'yı uyarmaktır. İşte o değerlendirme:

"Orams çifti aleyhine Rum Mahkemesinde açılan Orams Davası Sn.Cumhurbaşkanı ile Hükümetin hatalı tutum ve davranışları nedeniyle tehlikeli bir aşamaya girmiş bulunmaktadır. Lüksenburgta oturum yapan Avrupa Toplumları Mahkemesinde ( ABAD) deki son durum Kıbrıs Türk Halkının özgürlüğünü ve bu güne değin elde ettiği tüm kazanımları ortadan kaldıracak ve KKTC nin yok olmasına neden olacak kadar vahimdir.

Bilindiği gibi İngiliz Orams çifti Laptada KKTC yasalarına güvenip arsa satın almış ve üzerine ev inşa etmişti. Arsanın eski mal sahibi Apostolides Rum Mahkemesinde Oramslar aleyhine bir dava açtı ve Rum Mahkemesi Oramslara savunma yapma hakkı dahi tanımadan yıkım emri ve astronomik tazminat hükmü verdi. Rum Yönetiminin kontrolünde yürütülen bu dava KKTC de başlayan ekonomik kalkınmayı durdurmayı, KKTC halkını fakirliğe mahkum ederek teslim olmaya zorlamayı amaçlamaktaydı. KKTC nin egemenliğine karşı çirkin bir saldırı niteliği taşıyan bu davaya karşı Sn. Cumhurbaşkanı ile Hükümetin herhangi bir tepkisi olmamıştır. Halbuki KKTC tapularına güvenerek yatırım yapanların zararlarının devlet tarafından tazmin edileceğini belirten bir yasa yapılarak ekonomik kalkınmanın devamı sağlanabilirdi. Devletler arasında uygulanan "karşılıklılık ilkesi" gereği Rum kesiminde Türk mallarına ev yapanlar aleyhine Türk Mahkemelerinde dava açıp benzer hükümler alınabilir ve Rum Yönetimine meydanın boş olmadığı gösterilerek bu tehlikeli gidiş önlenebilirdi. Böylece iki halkın eşitliği ilkesinden asla vazgeçilmeyeceği mesajı tüm dünyaya verilmiş olurdu.

Maalesef bu önlemler alınmamıştır.

Rum Mahkemesinin verdiği adaletsiz karar İngiltereye taşınarak Orams ailesinin İngilteredeki malvarlığına karşı icra takibi yapılmak istenmiştir. KKTC nin görevlendirdiği avukatların Oramslarla birlikte harekete geçmeleri sonucu İngiltere Yüksek Mahkemesi, 10uncu Protokol ün "anlaşma oluncaya değin AB yasalarının Kuzey Kıbrısta uygulanmayacağı" hükmünü yorumlamış ve Rum talebini reddetmiştir. Böylece KKTC tapularının Rum Mahkemelerinde tartışılamayacağı açıklanmış oluyordu. Dolayısıyla ekonomik kalkınmanın önü açılmıştı. Bu karara karşı Apostolides ve Rum Yönetimi itiraz ettiler ve kararın değiştirilmesi için İngiltere İstinaf Mahkemesine başvurdular.

Apostolidesin avukatı Kadunas İngiltere Yüksek Mahkemesinin KKTC lehine verdiği karar üzerine Rum gazetelerine yaptığı açıklamada "İngiltere Mahkemelerinde kazanma şansımız yok. Ancak bir yolunu bulup bu davanın Avrupa Toplumları Mahkemesi ( ABAD) a havalesini sağlayacağız. Orada davayı kazanacağımızdan eminiz?" demiştir.
İngiltere İstinaf Mahkemesinde davanın duruşması başladığı zaman Rum avukatlar 10. Protokolün yorumunun İngiltere Mahkemelerinde yapılmamasını konunun Avrupa Toplumları Mahkemesine (ABAD)a havalesini talep ettiler.Bu talebe KKTC nin şiddetle karşı çıkması gerekiyordu. Maalesef Sn. Talat ve CTPli danışmanları davayı savunan Cherie Booth Blair e havale talebine itiraz etmemesi talimatını verdiler.

Böylece kazanılmış bir dava aleyhte karar vereceği önceden belli olan bir Mahkemeye devredilmiş oldu. Davanın devredilmesi üzerine Rumlar bu olayı "Major Victory" "Büyük Zafer" olarak kutladılar. Yabancı hukukçular ise KKTC ye yatırım yapmak isteyen müvekkillerine, KKTC nin kazandığı bir davayı kaybetme yönüne gittiğini, bundan böyle KKTC tapularının tartışmalı hale geleceğini söyleyerek KKTC den uzak durmaları tavsiyesini yapmaya başladılar. Bu nedenle o tarihten sonra KKTC ye yatırımlar durmuş ve büyük ekonomik kriz başlamıştır.

ABAD da dinlenmeye başlayan davaya Davacı Apostolidesin yanı sıra Avrupa Birliği Komisyonu, Kıbrıs Rum Yönetim, Yunanistan ve Polonya taraf oldular ve ayrı ayrı görüşlerini bildirdiler. Orams çifti yanında davaya katılıp görüş bildirmesi gereken KKTC ise katılma müracaatı dahi yapmadı. Böylece ABAD da meydan Rumlara boş bırakılmış oldu.
ABAD 16 Eylül 2008 de davayı dinlemeye başladığı zaman davayı dinleyecek Mahkeme heyetinin başkanının Yunanlı Yargıç Vassilios Skouris olduğu , aynı Mahkemede görev yapan Kıbrıslı yargıcın ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde Kıbrıs Türklerine kan kusturan Bayan Myra Xentis Arestisin kocası Yorgos Arestis olduğu ortaya çıktı. Böylece Kadunasın davayı niçin Avrupa Toplumları Mahkemesine devretmek için çalıştığı ve niçin bu mahkemenin vereceği karardan emin olduğu anlaşıldı".

BU YAZININ DEVAMINI YARIN SUNCAĞIM.-- İ.K.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.