PAZARLIK: "Barikattaki tehdit"
"15 Kasım-KKTC'nin Milli gününde bariklatı geçip güneye geçenler ya taşlandılar ya da arabaları hasar gördü.Çift başlı siyah Bizans kartalı içeren sarı zemin üzerindeki Kilise bayrakları ile karşılananlar, ziyaretlerini kısa keserek kuzeye kaçtılar.Yani kuzeye KKTC'ye sığındılar. Tek güvenli yer
Ne garip barikatta Rum gençleri broşür dağıtıyorlardı. Ancak bu broşürler kuzeydeki bazı gazetelerin ve bazı parti sözcülerinin sundukları gibi "Dostluk" içermiyordu. "Özgür Girne Derneği" başlıklı broşür Türkçe idi ve "İşgalci(!) Türk askerine" hakaretler içeriyordu. Ama "Türk askeri ve halkımızın önemli kısmı" adadan çekip gidince kardeşçe yaşayacakmışız"
Öyle diyorlar! Eh Şehitlerimizi kuyulardan topladık, bu kez enayilik edersek buldozerlerle açacaklar toplu mezarlarımızı
Barışı kurtarmak için
Ha gayret Rum dostları cemiyetleri
Ruma yama olmanın yarışına devam ediniz
"
HÜSEYİN GÜNAY-Lefkoşa
&&&
AB GARANTİSİ ÖYLE Mİ?
"Türk Ordusunun adaya ayak bastığı ve gerçek barışı tesis ettiği 20 Temmuz'un bir gün öncesinde yaşadığım gerçeği aktarayım.2 Kasım 1965'de Rum tecavüzüne karşı koyduktan sonra, BM Barış Gücü GaziMağusa Sur dışındaki Türk ve Rum mevzilerinin kaldırılmasını taraflara kabul ettirmişti. Bu 15 Temmuz 1974'e kadar sürdü.O andan itibaren tehdit altında idik.Rum ve Yunan askerleri bölgelere yaklaşmakta idi.GaziMağusa Sakarya semtinde görevli idim. Mevzilerimizi gizlice kazdık. Tecavüz ufukta idi. Sivil kılıkta hazırlandık. Derken Lefkoşa anayolundan 150 metre mesafede zincirli üç Yunan tankı geldi ve toplarını bize çevirdi. Rum ve Yunan askerleri de yayılarak Sakarya'yı kuşattılar. Bu arada BM Barış Gücü Komutan ve erleri geldiler.Rum ve Yunan askerlerinin varlığına, tankların toplarını üstümüze çevirdiklerine aldırmadan, mevzilerimizi yıkmaya kalkttılar. Karşıdaki tankları ve Rum-Yunan askerlerinin mevzilerilerini işaret etmişsek de aldırmadılar. Onlara göre biz mevzilerimizi yıkmak zorunda idik. Çünkü onlar "Hükümet Kuvvetleri" idi
Ya Yunan tankları? BM Barış Gücü 1963'den beri Kıbrıs Cumhuriyeti'ni işgâl edenlerin yani işgâlcilerin yannda idi
Ertesi sabah saldırdılar. Yanıbaşımdaki Kemal Hasan Şehit oldu. Çarpışma gün boyu sürdü. Her tarafta çapışma vardı. BM Barış Gücü, adanın her yanında yaptığı gibi Sakarya'ya gelip kadın ve çcouklarımızı teslim etmemizi ve onları Suriçine taşıyacaklarını belirttiler. Oysa adanın her yanında halkımızı Rum ve Yunan kasaplara teslim etmişlerdi. Bugün onları toplu mezarlardan çıkarıyoruz.Teslim etmedik,reddettik.
Tanklar ateşe başladılar. Sakarya İlkokulu binası delik deşik edildi BM Barış Gücü ortalıkta yoktu.Biz savunmaktan başka yolun olmadığını bildiğimizden silâhlaırımıza asıldık Ta ki Osman Fazıl Polat Paşanın arslanları gelip tüm Mağusa'yı kurtarana ve ona şanına lâyık olarak Gazi dedirtene kadar
Kimse BM veya AB askerlerine aldanmasın
Türkün Türkten başka dostu yoktur. Sahtekârklığa gerek yok. Aramızdaki Rum dostları da halkı aldatmasınlar.Cinayet işlerler
Girit gibi
"
FİKRET ŞANAL-GaziMağusa
(TMT mensubu olmaktan guru duyan)
&&&
HEM İNGİLTERE HEM DE RUSYA İLE
STRATEJİK DOST!
"Hristofyas, İngiltere ile malûm deklerasyonu imzaladıktan sonra şimdi de Rusya ile Stratejik dostluk anlaşması imzaladı. Adada İngiliz Üsleri, adada dolaylı NATO üssü, adada Fransız Üssü, adada NATO Üyesi Yunan Ordusu ve de "Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti hem İngiltere'nin hem de Rusya'nın stratejik dostu
Maşallah
2008 yılının stratejik dostluğu, ya da Komünisti de böyle olur. Yoldaş yoldaş tüm dünya güçleri Kıbrıs adasına yerleşiyorlar
,
Rum basını "KIBRIS VE RUSYA ARASINDAKİ STRATEJİK MÜTTEFİKLİK" başlığı altında bol bol haber verdi. Hristofyas'ın Moskova'ya yaptığı ziyaret ve bu ziyaretin sonuçlarının olumlu olduğu ve Kıbrıs'a önemli ölçüde faydası olacağı işlenmektedir. Rumlara göre iki ülkenin ilişkileri mükemmeldir. "İki ülkenin başkanları olan Hristofyas ve Medvedev'in imzaladıkları Siyasi Manifesto önemli bir metindir ve Kıbrıs sorunuyla ilişkilidir. BM'nin bildirileriyle, başarılı olan ve uygulanmayan anlaşmalarla uyumlu mükemmel bir politika belirlendi, fakat Türk tarafının bundan kuşku duyduğu açıktır.
Rusya ve Kıbrıs arasında imzalanan memorandumun, BM Güvenlik Konseyi'nin geçici üyesi olan işgalci Türkiye'nin yakın geçmişteki seçimine karşı kullanılması gerekmektedir. BM'de, Rusya, Çin ve diğer ülkeler baskı
unsurları oluşturuyorlar. Türk tarafı ve onun müttefikleri ise bu ülkelere caydırıcı faaliyetlerde bulunuyorlar.
Moskova ile stratejik müttefiklik (Kıbrıs- Rusya arasında daha yedi anlaşma imzalandı), her iki ülkenin çıkarına olacağı gibi AB'nin de çıkarına olacaktır. Müttefikler ve satranç tahtasını noksansız kullanma yetenekleri
diplomasi de önemli rol oynuyorlar. Cumhurbaşkanının Moskova'ya ziyareti ülkemizin tezini destekleyen perspektifler açtı."
Al sana "Yoldaş kazığı" Ne dost ama?"
ALİ KUDRET ÖNCEL-Girne
&&&
YUNANİSTAN SİLÂH ÇÖPLÜĞÜ
"Basında izlediğim ve bizim için son derece önemli olan bu haberi özetleyerek size aktarmak istiyorum: "Silâh alımlarını dış politka malzemesi olarak kullanan Yunan Hükümetleri, genelde Kıbrıs,AB ve Ege politikalarına destek veren Fransa, Rusya ve Almanya'dan milyarlarca Euroluk silah alımı yaptılar.Yunanistan'ın bugün dünyaya silâh borç toplamı 9 milyar dolardır.Askeri silah ve malzeme alımında dünyanın dördüncü ülkesi olan Yunanistan'ın savunması kâğıt üzerinde yüksek görünmektedir.Oysa borçlardan ötürü söz konusu silâhlar alınıp orduya teslim edilememiştir.Almanya'ya sipariş edilen iki denizaltıdan biri hatalı üretim dolayısıyla yan gitmektedir. Bunun için resmen teslim alınmadı. Ötekinin de borcu ödenmediği için teslim alınamadı. ABD'den alınmak istenen Apache helikopterlerinden 12 adeti parası ödenmediği için ambarlada bekletilmektedir. ABD'den alınan F-16 uçaklarının radar sorunları halen giderilemedi.Rusya ve Ukrayna'dan alınan 4 adet çıkarma gemisi Ege denizine uygun olmadığı için deneme safhasında terkedildi. Brezilya ürtetimi uçaklara Ericson erken uyarı sistemi alınmış ancak ilk günden beri arıza yapmaktadır
İşte MEĞALO IDEA'ya kavuşmak yolunda olan MIDERA ELLADA ordusunun hali
pür mel'ali
"
ÇETİN ÖZ(Str.Uzm.)-Istanbul
&&&
ŞU OKULLAR DA OLMASA
"Zamanın Osmanlı Paşası, eğitim söz konusu olduğunda, dağ gibi sorunlarla boğuşacağına noktayı şöyle oturtmuştu: "Şu okullar da olmasa, Eğitim nasıl kolay yönetilirdi"
Okullarımızda şimdilerde öğrenciler yapacak ders olmadığı için Rus kızları striptiz yapıyorlar. Yani cinsel eğitim dersi Malum Canan Hanım sınavları kaldırdı,Sendikalar destek verdi, Kolejleri yerle bir etti ki öğrencilerimiz çocuklukluklarını yaşaşınlar Kafaları yorulmasın! Eh Canan hanım içerden, Striptizci tüccarları dışardan darbe indirdikçe, zaten o okulların da yerinde yeller esecek İşte o zaman Paşanın söylediği olacak Nasıl olsa minnacık yavrularımız bile arabalara doldurulup Rumlara teslim ediyorlar beyinleri yıkansın diye.Bunun adı çift toplumlu etkinlik mi oluyormuş? E Rum çocuklar bizim okullarımıza niye gelmiyorlar? Hadlerine mi düştü? Kilise onları an anda afaroz eder
Buradakilere de Striptiz şov yapıyorlar
Maşallah
Bizi bu hale getirenler utansınlar"
SALİH USTA VARDAR-Lefkoşa
(Yüreği yanık bir veli)
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.