İşgâl Istanbul'unu yaşıyoruz!

Yayın Tarihi: 26/11/08 00:00
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+

Burası Istanbul'un işgâl günlerini aştı. Orada Pera'da yaşananlar, burada KKTC'de günlük yaşantıya dönüştü. Her taşın altından Ali Kemal'ler fırlıyor. Ellerinde hançer ha babam,de babam bizleri hançerliyorlar. Tuz ekmek hainleri vızır vızır etrafta...Ajanlar aramızda fink atıyorlar, maaşını bu devletten ve de gerçek olarak Anavatan Türkiye'den alan hainler, rezillik sergiliyorlar. Sanki bu halk dünü yaşamamış, sanki her aile en az bir Şehit vermemiş, sanki bu halk, bırakınız gerisini 11 yıl açık hapishanelerde yaşamamış da, şimdi Türk askeri sayesinde Türkiye tarafından "asimile edilmekte"; ya da sömürülmekteymiş!...Terbiyesizliğin, rezilliğin, aptallığın, satılmışlığın, haddini bilmezliğin bu kadarı da görülmedi...

Dış güçler Euro ve dolarlarla hergün bir kaleyi düşürmekte. Bunun adı "İşini bilen" olmakta, satılanlar da ata atlayıp paraları eritmek için Üsküdar'ı geçmekte...Kim bunlar? Ansızın para içinde yüzenler...Etrafa bakınız anlarsınız...

Nereye kadar? Pera Palas'ta içkilerini her akşam üstü yudumlayan Ali Kemal'ler de sonsuza dek rezilliğe devam edeceklerini sanmışlardı. Ama bir de baktılar ki yolun sonuna gelmişller!...Ankara'ya ulaşmak şöyle dursun, Adapazarına kadar sürdü seyahatleri.Halk o köprüden öteye geçmelerine rıza göstermedi...

Hergün Anavatan Türkiye'ye ve üzerine titrediğimiz Türk Ordusuna hakaretler yağdıranlara şimdilik bu kadar diyoruz. Ama gölge gibi izlemeye devam edeceğiz...Unutulmasın "Türkün tokatı ağır olur"...

&&&

İŞTE GERÇEK YÜZLERİ

Yukarıdaki konuyu bir kenara bırakıp,Kıbrıs konusuna dönelim. Asıl bilinmesi gereken bunlar. Araya girmeden, lâf karıştırmadan Rum Lideri Hristofyas'ın apaçık tehdidini yayınlamak istiyorum. Ne olduğunu bilelim ve hayâl görmeyelim. Kimseyi de aldatmasına izin vermeyelim.

Malûm, Hristofyas, İngiltere'den sonra Rusya ile "Karşılıklı Anlayış memorandumu" imzaladı. "Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti" Larnaka Havaalanında AKEL'in resmi yayın organı Haravgi gazetesine söylediklerini not ededlim: "Yanlış anlaşıldığımızı görmekten üzgünüm. Sayın Talat ve Türk Dışişleri Bakanlığı aynı tepkileri; İngiltere Başbakanı Gordon Brown'la "Karşılıklı Anlayış Memorandumu" imzaladığımızda da göstermişti. Herhangi bir yerden Kıbrıs sorununa, ilkelere dayalı herhangi bir açıklama yapılsa tepki gösteriyorlar. Sayın Talat'a net şekilde söyledim, Kıbrıs halkı da duysun diye bir kez daha yineliyorum: Kıbrıs Cumhuriyeti bağımsız bir devlettir. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tek sorunu; Türkiye'nin uluslar arası hukuku, BM Anayasasını ve her türlü hukuku çiğneyerek Kıbrıs toprağının %37'sini elinde bulundurması nedeniyle yasal hükümetin egemenliğini hükümranlığının tamamında uygulayamamasıdır. Kıbrıs bütün toprağıyla birlikte ve genel olarak AB'nin bir parçasıdır ve Avrupa müktesebatı, işgal dolayısıyla uygulanamıyor. Kıbrıs'ın egemenlik haklarından feragat etmesi diye bir şey söz konusu değildir. Devletlerle ilişkileri de Kıbrıs Cumhuriyeti'nin egemenlik hakları dâhilindedir. Bu ilişkiler ne kadar iyi olursa ve ne kadar ilkelere dayalı olursa Kıbrıs sorununun çözümü o kadar Kıbrıs Türk toplumunun çıkarına olur. İster Kıbrıslı Türk lider, ister Türkiye, ister herhangi başka bir yabancı, kim isterse olsun; Kıbrıs sorununun, Türkiye'nin veya herhangi başka bir yabancının çıkarına hizmet eden bir çözüm dayatılarak çözülebileceğini zannedenler yanılırlar. Dolayısıyla şunun net şekilde anlaşılmasını istiyorum: bütün ülkelerle temaslarımıza ve ilişkilerimize devam edeceğiz. Rusya dost ülkedir. Bu ülkenin Kıbrıs sorunuyla ilgili takındığı tutum da kendiliğinden anlaşılır. Rusya Kıbrıs'ın destekçisidir. İlkelere dayanan kararlar alınması için Güvenlik Konseyi'nde mücadele eden bir ülkedir. Bu vesileyle de Rusya liderliğine ve Rus halkına Kıbrıs halkının takdirlerini belirtmek isterim. Çeşitli ülkelerle ilişkilerin gelişmesinden ve başkan bu ülkeleri ziyaret ettiğinde, bu ülkelerin aldığı ilke tavrından Kıbrıslı Türkler, Kıbrıslı Türklerin malum çıkarları zarar görmez".

Şimdi buradaki yanlışları dizeyim:

1.KKTC Cumhurbaşkanı M.A.Talat'ın "Yoldaş "dediği bu adamla hâlâ masada kalarak Kıbrıs sorununa çözüm aramaya kalkması hatadır. Bir süre sonra bu "Yoldaş", Sayın Talat'ı uzalaşmazlıkla suçlayacak ve "Mr.No" diye niteleyecektir. Çünkü M.A.Talat, her ne pahasına olursa olsun, "Birleşik Kıbrıs" yaratma hatasına boğuldu, bu uğurda verilemeyecek ödünleri verdi ama karşı tarafın sadece "Enosis" istediğini ve de bu yolun tıkanmasına razı olamayacağını dikkate almadı.

2. Hristofyas,Rum egemenliğini KKTC topraklarına yaymaya çaba harcıyor.Sayın Talat bunu şimdi anlamışsa zarardan dönebilir.Biz de, ha bunu anlasaydın diyoruz.

3. İşgâl altında olan "Kıbrıs Cumhuriyeti'dir". Bu Rum ve Yunan işgâli demektir. Türk işgali söz konusu olsa, Türk Ordu karargâhı Limasol'da olurdu! İşgâlin adı "Kıbrıs(Rum)Cumhuriyetidir.

4.KKTC toprakları asla ama asla AB toprağı değildir.Ne Rumun ve ne de eski sömürgeci AB ülkelerinin KKTC topraklarında boruları ötmemektedir.

5.Çözümün Türk çıkarlarına uyum göstermeyeceğini söyleyerek Hristofyas, çingenenin oyununu yineliyor; yani "Şecaat arzeden Kıpti, sirkatin söyler"... Kıbrıs'ı çalanlar, gerçekten işgâl edenler, bunu Yunanistan'a bağlamak yolunda olduklarını, çözümün Türk çıkarlarını dikkate almayacağını söyleyerek itiraf ediyorlar.

6.İngiltere adadaki üslerinin peşindedir;Rusya yetiştirdiği ve onza zaman kafasına yatırım yaptığı Hristofyas'ı Rum Lideri yapmaktan mutludur. Sonuçta Hristofyas da kendisini yetiştirenlere gün gele hızmet edecektir. Bu çark böyle işler. Onun için bu iki ülke ile ortaklık belgeleri imzalamaktadır. Ama önemli olan Ankara ile belge imzalamaktır. Yabancılarla değil...

Sonuç: Masadaki Hriistofyas'la, Sayın Talat ne üstünde konuşup anlaşıyorlar? Onu bilmeyiz ama biz Hristofyas'ın gerçek yüzünü sakladığına inanmıyoruz. İşte kendi sözlerinin çizdiği tablo...KKTC Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türk Halkına ambargo uygulayan,ambargoları arttıran,egemenlik hakkını kuzeye taşımak için baskı yapan Hristofyas'la hâlâ görüşerek nereye varacağını iyice hesap etmelidir.Çünkü Kıbrıs Türkü, dış güçlere rağmen Annan Plânı oyununa bir defa daha gelmemekte kararlıdır...


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.