Kıyıdan köşeden derlediklerim...

Yayın Tarihi: 01/12/08 00:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Mart 2009 kapının ardında. Aldığımız bilgiler bu yılın Mart ayının bize kazma kürek yaktıracak kadar soğuk geçeceğini göstermektedir. Elbette bizimki "Politik hava raporu"...Rum ve Yunanlı Mart'ta çözüm istiyor...Ne olursa olsun dayattıklarının KKTC Cumhurbaşkanı M.A.Talat tarafından kabululünü bekliyorlar.Amaçları Kıbrıs Türkünü "Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti'ne "yama yapmak. KKTC'yi yok edeceksiniz, Türk Ordusunu Kıbrıs dışına çıkaracaksınız, bir daha bu adaya gelmemesi için Garanti Antlaşmalaırnı yok sayacaksınız,Federal Rum Polisinin gece yarısı kapınıza dayanmasına razı olacaksınız...Görüşmeler,konuşmalar bu merkezde.Sayın Talat ise oturudğu görüşme koltuğundan zamk sürülmüş gibi kalkmıyor.

&&&

SAYIN TALAT'IN YANITLAMASI İSTENDİ
Kıbrıs AB Derneği son derece ilginç bir bildiri yayınladı.Okudum.Ve de bunu KKTC Cumhurbaşkanı M.A.Talat'ın yanıtlaması gerektiğine karar verdim.Çünkü Hristofyas'a ödün vermişse o verdi; yanılıyorsak verdiklerinin ne olduğunu ancak o anlatabilir.Bu şuradan çıktı. Kıbrıs AB Derneğine göre "Kıbrıs Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu" arasında imzalanan Deklerasyon'da şu satırlar yer almıştır. O hâlde buna tepki koyan Talât yanıtlamalıdır.İşte Rum-Rus antlaşmasının ilgili bölümü:

"Kıbrıs'ta BM Güvenlik Konseyi kararları, 1977-1979 Doruk Antlaşmaları temelinde, kapsamlı, adil ve yaşayabilir bir çözüme duyulan ihtiyacı bir kez daha taraflar teyid etmişlerdir. Uniter Kıbrıs Cumhuriyeti Devleti; iki toplumlu, iki kesimli, tek egemenliği ve uluslararası kimliği olan ve ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarında belirlendiği gibi içinde politik eşitliği barındıran federal bir yapıya dönüşecektir.

BM Güvenlik Konseyi Daimi Üyesi olarak Rusya Federasyonu; hakem kararı ve suni takvimler olmadan ve sürecin Kıbrıslıların malı olması korunarak, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk toplumları arasında karşılıklı kabul görecek bir çözümün başarılmasına vermekte olduğu desteğini devam ettirecektir."

Bu deklerasyonda Türk tarafının canını yakan ifadelerin hangileri olduğunu anlamak kolay değildir. Kıbrıs sorununun BM Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde çözüleceğini ve bu kararların Türk tarafını da bağlayıcı olduğunu söyleyen Sayın Talat'ın kendisi değil miydi?"

Anlaşılan o ki işler kızışıyor. Artık bizim dışımızdaki bazı güçler de ödünlerin verildiğini saptayıp niye geri alınmak istendiğini; ya da niye inkâr edildiğini soruşturuyor.

&&&

YAGA PROJE PEŞİNDE
Basından öğrendiğimize göre Başbakanlığa bağlı olarak oluşturulan ve KKTC'de yatırımcıya kolaylık sağlamayı amaçlayan YAGA, şimdi de Londra'ya sarkarak, Proje davet ettiğini açıkladı. Hem de bu ziyaretlerin öteki ülkelere de yapılacağını müjdeledi. Hatta Pakistan'dan Güzelyurt yöresine Hastahane inşa etmek üzere proje sunulduğunu aktardı. Malûm zaman zaman ya Pakistanlı, ya Hindli dostlarımız KKTC'ye gelerek "Üç Otel aldım, iki kumarhane alacağım, banka satın alacağım" diye palavralar sıkarlar ya...Temenni edelim bu da Hastahane palavrası olmamış olsun...

Bir de ilginç açıklama eklendi. Bio-dizel projesi. Önce atıklardan, sonra (Hayvana yedirecek yem bulamayan tarımcı samanı Türkiye'den ithâl ederken) ham maddesi bitkiden sağlanacakmış...Herhâlde yağmur yağar ya da borularla su nakli olursa denmek isteniyor...

Oysa iş olanağı sağlayacak projeler dosyalarda bekletilmektedir. Bunu YAGA'cılar da biliyor ama ah şu politikanın gözü kör olsun!...


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.