PAZARLIK: "Bu dağınıklık "
PAZARLIK: "Bu dağınıklık "
KKTC'nin başkenti olarak bugünün Lefkoşa'sı, Osmanlının son dönemindeki Istanbul'una benziyor.Dağınıklık,başıbozukluk sürüp gidiyor. Her kafadan bir ses çıkıyor.İktidarı elinde bulunduranalar ise Kıbrıs Türk Halkının çıkarını olumsuz etkileyecek her Rum önerisine kafa sallamakla övünç duyuyorlar.
"Annan Plânının" dayatıldığı dönemden önce ve o günlerde, kimi destek verdi; kimi arkaya yaslanıp beklemeyi yeğledi. Bir elin parmak sayısı kadar insan ise o televizyon senin, bu radyo benim diyerek konuşuyor, tehditlere aldırmıyor; gazete köşelerinde de hergün imzalı yazılarıyla Türk Ulusunu ayağa kaldırmaya çaba harcıyordu
O gün etrafta görünmemeyi,sinip de gelmekte olan güllenin geçmesini bekleyenler şimdilerde yine ağaç köşelerinde,ya da ovuklarında idiler Perdeyi yıkıp viraneye çevirerek, sahneyi Annan Plânı destekcisi Partilere armağan edenler, neyi,neden yaptıklarına bakıp acı duymadılar.Onlarla iktidar paylaşıp,legalize ettiler.
Şimdi attıkları adımların sonucunda sona yaklaşmaktayız. Dış ve İç güçler, Kıbrıs Türkünün yakasından tutup bir yerlere çekmektedirler. Ama ne acı ki bu cephede dağınıklık sürmektedir.Uzun zaman sinen tatlı su balıkları, da ha babam, de babam karıştırmakta Uyandığımızda çok geç olacak
&&&
SEÇİM DAVULU ÇALDI
CTP uzun zamandan beri kendi içinde sorun olan "Erken seçim" konusunu nihayet 2009 yılı diye bağladı. Bu Mart da olur,Aralık da. Hepsi 2009 yılı içindedir.Ancak bir gerçek vardır ki CTP gerek ekonomik ve gerekse Kıbrıs konusunda yürütülmekte olan görüşmeler dolayısıyla artık rahat değildir. Halka giderek yetki alma gereğini duymaktadır.Çünkü değneğin iki tarafı da pis. Kararı halkın vermesi tercih edildi.
Bence CTP, ne kadar erken seçim yaparsa o kadar isabetli davranmış olur. Çünkü sap ile saman karıştı. CTP'nin yıllarca muhalefette "İlke" diye ortaya attıkları öyle veya böyle çiğnendi. Betting Shoplar,Kumarhaneler, Gece Kulüpleri CTP için yaradır. Üstüne üstlük; bırakınız KKTC ekonomisini, Dünya ekonomisi de al aşağı oldu. Türkiye etkilendiğine göre KKTC'de etkilendi ve de acı günler önümüzdedir. Daha fazla sıkıntıya girmeden seçime gitmek yararlıdır.
Kıbrıs konusunda ise muhalefetteki CTP'nin, AKEL ile yaptığı gizli görüşmeler başka hedefler çiziyordu. Ne kadar inkâr edilirse edilsin, Hristofyas'ın açıklamalarından bu anlaşılmaktadır. Şimdi gerek CTP ve gerekse AKEL iktidardadır ve de Kıbrıs sorununu bir yere bağlamak kendilerine kaldı. Çocuk öyle veya böyle kucaklarındadır. AKEL, Yunanistan'la bir davranmaktadır. Orada saptanan ve değişmeyen hedef "Enosis'tir".
KKTC'de ise CTP gerçi Türkiyedeki iktidar Partisi AK Parti ile birlikte davranmaktadır ama onun gücü Türkiye'nin yarısının da altındadır.Yani bugünkü haliyle %70'lik bir güç AK Parti karşısındadır. Dağınık olabilir ama konu, Kıbrıs olunca bu karşıt görüş ve güç belki de %80'i bulur. Görüşmeler sürerken karşı kitlenin tercihlerine bakarak "Kıbrıs'tan asla ödün vermedik" demek kolaydır da, KKTC Cumhurbaşkanı Talat'ın bugün geldiği noktayı alıp kabullenmek el yakmaktadır. Rumun isteklerine peşinen arka çıkmak ve kabul ettiğini suçlayarak ,kahramanlık yapmaya kalkmak ve bunu da "Çözüm gerekçesi" yapmak Türk Ulusuna yutturulamaz. AK Parti ne kadar "Ben değil Kıbrıslılar yaptı;CTP anlaştı" dese de bundan yakasını kurtaramaz.
Onun için erken seçim Kıbrıs Türk Halkına yeni bir tercih yapma şansını verecektir. Yeter ki AK Parti ve Batılı güçler, Annan Plânında olduğu gibi seçim meydanlarına dalıp halkı tehdit etmesinler
&&&
TALAT'IN ÖNERİSİNE BAKINIZ!
İnanmak zor. Ruma kendilerini kabul ettirebilmek için Rumun isteklerine Rumlardan önce olumlu yanıt vererek bir yere varacaklarını sanıyorlar. Sayın Talat'ın şu sözlerine bakınız: "Adanın bölünmesini istemiyorum diye bir gerçeği inkâr mı etmek lâzım? Gel bir teklif yapıyorum sana, AYRILMAYI YASAKLAYALIM. Referanduma gittiğimizde ayrılığı yasaklayan bir mekanizmayı da oylayalım.Ayrılığı ihtimal dışı bırakalım."
Bu açıklama korkunçtur. KKTC Cumhurbaşkanlığı makamında oturan M.A.Talat, kendi kafasına göre davranmakta, o makamın gerektirdiği ve kKTC Anayasası'nın zorunlu olarak koyduğu kurallarına uymadığını açıklayarak gaf üstüne gaf yapmaktadır. Kendini kabul ettirmek için bunu söyleyerek Batıya "Ben Birleşik Kıbrıs'I yaratma konusunda Hrlstoyastan daha öndeyim " diyerek Kıbrıs Türk Halkının ve Türk Ulusunun haklarını ayaklar altına atmakta ve iftihar etmektedir Yazık.
Sayın Talat,benim,bizim ve tüm Kıbrıs Türk Halkının ayrılma hakkını, yani topyekûn "Self Determinasyon" hakkını ona buna pazarklama hakkına sahip değilsin ki öneriyorsun Bunun hesabını zor verirsin Kıbrıs Türk Halkı Kosova halkından da mı geridir?"
&&&
ABD,DÜNYA İLE BARIŞABİLİR
Demokrat Parti Başkan adayı olarak ipi göğüsleyen Barack Hüseyin Obama,Cumhuriyetcilerin yıktığını tamir edebilir. Özellikle Başkan Bush,aldığı kararlar ve yaptığı ugulamalarla milyonlarca insanın kanına girdi, dünyayı kana buladı. Silâh şirketlerini ve öteki büyük şirketleri korudu;onlara çalıştı.Hatta bu şirketler uğruna hem ABD, hem de Dünya ekonomisini yıkılma noktasına taşıdı. Dünya ile kavgalı ayrılıyor.
Oysa ABD içinde ve dışında daha aday olduğu günden beri Barack Hüseyin Obama destek buldu.Bugün de o destek ABD dışında da sürmektedir.ABD,pekala Obama ile dünya halkları ile barışabilir ve uygulayacağı politikalarla destek sağlayabilir.
Amerikan Sesi'nin bildirdiğine göre, USA Today gazetesinin yaptığı bir kamuoyu yoklamasında Barack Hüseyin Obama, Amerikalılar'ın dünyada en çok beğendiği insan. Araştırmaya katılanların üçte biri, birinci ya da ikinci tercih olarak Obama'yı seçti. 50 yıl aradan sonra ilk kez bir yeni başkan, Amerikalılar'ın en beğendiği insan oluyor. Başkan Bush sıralamada son sıraya düşerken Hillary Clinton en beğenilen kadın seçildi.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.