KKTC’li Napolyon: SEÇİM, SEÇİM, SEÇİM!

Yayın Tarihi: 07/12/21 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Tarihin en sıradışı liderlerinden Korsika’lı Napolyon Bonapart, KKTC’li bir politikacı olsaydı, seçimi kazanmak için 3 şey lazım der ve sayardı:

SEÇİM, SEÇİM, SEÇİM!

KKTC’de artık herkes veya büyük bir çoğunluğumuz KKTC’li Napolyon felsefesini benimsiyor.

Artık, yalnız muharebeleri değil, bütün seçimleri kazanmak için 3 şeyin gerektiğine inanılıyor:

SEÇİM, SEÇİM, SEÇİM!

Halbuki, eğer seçimler herhangi birşeyi değiştirecek olsaydı onu yasaklarlardı.

KKTC'de sübjektif olarak bugünden daha kötü günler oldu, ama işlerin daha iyi gideceğine yönelik bir beklenti vardı.

Bugün bu yok.

Zaman bu dünyadaki en değerli şeydir, en değerli şey.

Acı bir itirafım olacak.

Maalesef, KKTC olarak çok küçük bir ülke olmamıza rağmen, TAMAMEN adil, eşitlikçi ve özgür olan bir Refah Devletini detaylı bir şekilde tasarlayacak kadar AKILLI olamadık.

KKTC'de refah devleti olarak adlandırdığımız bir sistem kurabilmek, ancak ve ancak eşitsizlikleri azaltmaya çalışmak ile mümkündür.

KKTC kocaman bir değirmen, iyi olan herşeyi öğütüyor.

Peki neden?

Çünkü, çağımızın en bulaşıcı hastalıklarından daha bulaşıcı bir hastalık olan BAŞ OLMA HASTALIĞI (BAŞOH) KKTC’de de oldukça yaygın bir hastalıktır.

O yüzden bir an önce; Kendimizi beğenmişliğimizi farkedip ve bunun bizleri yetersizliğe sürüklediğini görmemiz elzemdir.

Büyük İskender’in Diyojen’i, birbiri üstüne yığılmış insan kemikleri içinden bir şey ararken görüp ne yaptığını sorduğunda, “Babanızın kemiklerini arıyorum; ama hangisinin kölelere, hangisinin babanıza ait olduğunu kestiremiyorum” cevabı ile Diyojen büyük sırrı ifşa etmiştir aslında!

Oyun bittiği zaman şah da piyon da aynı kutuya atılır.

100 Doların üzerinde yer alan ABD'li bilim insanı Benjamin Franklin’nin “demokrasi 2 kurt ve 1 kuzunun öğle yemeğinde ne yiyeceklerini oylamasıdır. Özgürlük ise bu oylamaya itiraz eden tam teçhizatlı (silahlı) bir kuzudur.” sözü hepimizin derin ve derinlemesine üzerinde kafa yormamız, irdelememiz gereken bir sözdür.

Unutmayın; demokrasi, hak ettiğimizden daha iyi yönetilmeyeceğimizi garanti eden bir sistemdir.

Peki özgürlüğü temsil eden kuzunun silahı nedir?.

“Mal kaybeden bir şey kaybetmemiştir.

Onurunu kaybeden çok şey kaybetmiştir.

Cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmiştir.”

sözü, son nefesini verirken yanında olmayan doktoru Carl Vogel’e ulaştırılan bilgiye göre son sözleri “daha fazla ışık” olan, tahmini 225 IQ ile gelmiş geçmiş en büyük dâhi kabul edilen Goethe’nin yüzümüze vurduğu acı gerçektir.

Özgürlüğün sırrı cesarettir.

Zira, cesaretini kaybeden toplumlar özgürlüklerinden vazgeçerek kendilerine “çoban” seçer. Toplumun “sürü ahlakına” ayak uydurur.

KKTC’de ihtiyacımız olan şey cesaret.

“Bana mutluluğumun nedenini sordular. Bende ellerimdeki ve yüzümdeki çizgileri göstererek, çok acı çekmeme rağmen hiç kimsenin önünde eğilmedim, hiçbir siyasi gruba katılmadım, durmaksızın çalıştım ve neticede başarılı oldum” sözünün sahibi, dünyada gelmiş geçmiş en iyi oyun yazarı olarak bilinen William Shakespeare’den başkası değildir.

Tek bir cümlesinden hemen tanıdığımız pek az filozoftan biri olan ve “kuş kadar özgür” anlamına gelen Vogelfrei lakaplı Friedrich Nietzsche’nin ifade etmiş olduğu gibi: “Sen ki, kendi kendinin efendisi olmalıydın, kendi erdemlerinin de. Önceden onlar senin efendindi.”

Sosyal Refah için, önemli olan TANINMAYAN İNSANLARIN cesurca yapmış olduğu sayısız küçük eylemlerdir.

Hayat dur durmak bilmeden geçen bir mücadele.

Savaşan, kaybedebilir.

Savaşmayan, çoktan kaybetmiştir.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#inbox #gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.