BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

Ekonomik kırılma noktası!

Yayın Tarihi: 19/02/21 07:00
okuma süresi: 12 dak.
A- A A+

COVID-19 pandemisi ile birlikte ülkemizde yaşanan günlük vaka artışlarından dolayı ortaya çıkan kapanmaların, açıldıktan sonraki ekonomik ve sosyal sonuçlarının, olumsuz etkilerinin göz önünde bulundurulması ve özel sektöre devlet desteklerinin her yönden artırılıp, iyileştirilmesi gereken çok önemli bir kavşaktayız. Açılma sonrası dönemde, özel sektöre yönelik yapılacak tüm iyileştirmeler, destekler ve KKTC’nin COVID-19 tedbirlerindeki normalleşme uygulamaları en detaylı şekilde acilen etkili bir şekilde planlanmalıdır... Ülkenin normalleşme planı nedir? Bu kamuoyuna en detaylı şekilde hemen açıklanmalıdır!

Tıp mensuplarından oluşan bilim kurulu, açılmadan sonraki ekonomik kilitlenmeler konusunu değerlendirmeler yapamayacağına göre, hükûmet bunu yapmaya yetkili, tüm sektör temsilcilerinin de dahil olacağı, tıp mensupları yanında, ekonomistlerin, sosyal bilimcilerin, turizmcilerin ve eğitimcilerin de dahil olacağı çok geniş tabanlı teknik bir danışma kurulunun hiç vakit kaybetmeden acilen hemen kurulması gerekmektedir!

Şu ana kadarki sağlık kurulunun kararları, vakaları kontrol altına almaya yönelikti. Bundan sonraki stratejik düşünce şekilleri sağlığa ilaveten, ekonomik olarak ayağa kalkmaya yönelik olmalıdır çünkü bu süreçte darbe gören çok sayıda özel sektör kuruluşu ve çalışan vardır... Pandemi süresince insanların geçim kaynakları ve işletmeler üzerindeki olumsuz etkileri konularına yeterince odaklanılmamıştır!

Bu konudaki önlemler ve açılımlar artırılarak, geliştirilmelidir. Bunu da çok geniş katılımlı bir stratejik teknik kurul oluşumuna gidilerek yapmalı ve bu oluşturulacak kurulun görevi "açılma mı, açılmama mı?" konusundan ziyade, stratejik olarak açıldıktan sonra, ekonomik olarak ne yapılması gerektiği ile ilgili konulardaki çalışmalara odaklanılmalıdır! Çözümler üretilmelidir... Ve adımlar atılmalıdır... Bir şey yapıyormuş gibi, halkla dalga geçermiş gibi kararlar alınıp, bunları kamuoyuna destek paketi olarak açıklayamazsınız! İnsanların borcunu borçlandırarak, borçla ödemeyi teklif edemezsiniz! Borcu borçla kapatma önerisini halka yapamazsınız!

Açılma sonrası yaşanılacak özel sektör sorunlarına yönelik, ekonomik önlemler ve sektörlerin önünü açacak, geliştirecek, ileriye götürecek yaklaşımlar üzerinde durulmalı, çeşitli senaryolar üzerinde çalışmalar yapılmalıdır... Ekonomiye yönelik oluşturulacak danışma kurulunda, sağlıkçıların yanında, tüm sektör temsilcileri, maliye, eğitim ve çalışma bakanlıkları ile mevcut tüm teknokratlardan oluşacak tamamen teknik bir danışma kurulu oluşturulma yoluna gidilerek, ekonomide "çok sesli" değil! "tek sesli" bir durum ortaya konmalıdır! Tamamen açılma sonrası dönemde ekonomik gelişme stratejilerine odaklanılmalıdır! Temel amaç; ülkeyi sorunsuz ve etkili bir şekilde yeniden canlandırmak ve ayağa kaldırmak olmalıdır! Unutmayınız! Açılma sonrasında, ekonomik tedbirlerle ekonomi yeniden canlandırılmaz ve sektörler ayağa kaldırılmaz ise, bunun sosyal dokuya ve insanların sağlığına etkileri ile sonuçları çok daha kötü ve yıkıcı olacaktır! Daha fazla kişi işini kaybedecek, daha fazla işletme kapanacak, daha fazla insan gelirinin ve birikimlerinin tükendiğini görecek, daha fazla insan düşüncesel, duygusal ve ruhsal sorunlar yaşayacak ve bunlarla birlikte bir nesil çocuk, normal büyüme ve gelişme hakkından mahrum kalacaktır... Açılma sonrası için şimdiden gerekli ekonomik önlemler alınmaz ve planlamalar yapılmaz ise, hükûmet, ekonomiyi desteklemek için çok daha fazla borçlanmaya ve kamu borcunu da çok daha fazla artırmaya devam edecektir... Bu süreçte savaş durumundayız! Ortak akılla hareket etmeli, birlikte çıkış yolları aranmalı ve hep birlikte güçlü adımlar atılmalıdır! Mevcut hükûmetin ve gelmiş geçmiş diğer tüm hükûmetlerin "özel sektörü geliştirme ve kalkındırma" tecrübesi, bilgisi ve vizyonu kesinlikle olmadığını, uygulamalarından ve ortaya koydukları düşünce şekillerinden rahatlıkla anlayabilirsiniz! Maalesef bu konu, ülkemiz için çok büyük bir eksikliktir... Ortaya çıkan ve/veya çıkacak COVID-19 vakalarının yükselmesiyle, ülkesel sağlık sisteminin, çok büyük yetersizlik ve kırılma sorunları yaşayacağına yönelik oluşan endişeler ve kaygılar, açılma sonrası ve ileriki zamanlarda ekonomik yönden yaşanabilecek sorunlara, önlemlerin şimdiden görülüp tedbirlerin alınmasına yönelik odaklanılmayı göz ardı ettiğinden, ileride çok daha büyük sorunlarla karşılaşma olasılığını artırıyor! Sağlık sistemi ile ekonomik sistem birlikte yürütülmeli! Sağlık sistemi geliştirilmeden ekonomi gelişemez... Ekonomik sistem geliştirilmeden de sağlık sistemi gelişemez. Anlamanız gereken budur!

Ülkemizdeki ciddi öngörü ve planlama eksikliklerinden dolayı, KKTC'yi daha uzun süre kilit altında tutma mecburiyeti ortaya çıkabileceğini sakın unutmayınız! Öngörü ve planlama, sağlık sistemi ile ekonomik sistemin bir arada düzenlenmesi ile güç elde edilecektir... Sağlık sistemi içerisinde belirlenen kısıtlayıcı önlemlerin sonuç etkileri, genellikle uygulandıktan iki veya üç hafta sonra ortaya çıkmaya başladığı görülmektedir... Bu nedenle haftalık uzatma kararları almak yerine, sonuç elde edilecek toplam süre ki bu süre bilimsel olarak dünyada biliniyor, bu toplam kapanma süresini, Güney Kıbrıs'ta ve dünyada yapıldığı gibi kamuoyuna önceden duyurulup, bu süreye kadar geçen sürede de hükûmet, kapanma süresince ve açılmadan sonraki dönemde ekonomik sistemin nasıl geliştirileceğine, ekonomik desteklerin neler olacağına odaklanarak, bu konularla ilgili kararların, aktivasyon planlarının ve gelişim stratejilerinin, kapalı olunan dönemlerde dikkatle ele alınmalı ve bunlar üzerinde çözüm odaklı çalışılmalıdır. Vatandaş da o zaman, bu süre zarfında kendi önlemini alır, ne yapacağına karar verir... Her hafta "açıldıydı açılmadıydı" gündemi ile toplanırsanız ve uzatmaları haftalık yaparak kamuoyunu meşgul ederseniz, kesinlikle diğer konulara odaklanamazsınız! Diğer konuları planlayamaz ve gerekli önlemleri yerinde ve zamanında alamazsınız, hiçbir şeye organize olamazsınız, bireysel ve toplumsal paniği tetiklersiniz...

Kriz yönetimi konusunda da ne kadar yeteneksiz ve bilinçsiz olduğunuz bu konulardaki uygulamalarınızdan da gözlenmektedir... İşte ülkesel başarısızlığın en büyük nedenlerinden biri de budur... Bir şeyi düzeltirsiniz, diğer şey yolundan çıkar... Diğer şeyi düzeltirsiniz bu sefer başka bir şey yolunda gitmemeye başlar çünkü, hiçbir şeye yeterince odaklanamıyorsunuz, çünkü hiçbirşeyi yeterince organize edemiyorsunuz, her kafadan, her taraftan, her yerden farklı bir ses çıkıyor... İşte sorunun en büyük kaynağı budur! Kök sorununuz; "Odaklanamamanız ve istikrarsızlığınız!" Bu temel iki sorun gelmiş geçmiş tüm hükûmetlerde de vardır! Tarih boyunca KKTC'yi yönetenlerin en büyük zaafı! İlerlemek ve gelişmek istiyorsak, bunu bilinçli bir şekilde profesyonelce aşmak zorundasınız! "Odaklanma eksikliğiniz ve istikrarsızlığınız" bu ülkeyi hiçbir yönden ileriye taşıyamıyor! Yani, "taşıma su ile değirmen döndüremezsiniz!" Bu atasözü sanki tam da bizim ülkemizi yönetenler için söylenmiş!

Peki "Taşıma su ile değirmen dönmez" atasözünün sizce anlamı nedir? Anlamı şudur; bir işi yapacak kimsede yeteri kadar güç ve donanım bulunmadıkça, onun bunun yardımıyla sürekli ve verimli bir iş yürütülemeyeceği... İş yapacak kişide yeteri kadar güç bulunmadıkça başkalarının küçük katkılarıyla sürekli ve büyük bir iş yürütülemez olduğudur... Bir iş doğal ve sürekli kaynaklara dayandırılmalıdır...

KKTC Ekonomisinin en kısa sürede toparlanabilmesi için, zamanında uygulamaya konulacak "önemli destek tedbirlerinin" önceden hazırlanıp, planlanıp, zamanı geldiğinde tereddütsüz, kararlılıkla tatbik edilmeli. Pandemi krizi sırasındaki destek önlemleri planlandıktan ve detaylandıktan sonra, kapatma kararlarının alınması en doğru davranış şekli olacaktır. Her zaman bir sonraki hamle tahmin edilerek, önceden o hamleye hazırlanılmalıdır! Bu da "odaklanma" yeteneği ile olur! Kriz dönemlerinde, ekonomiyi desteklemek için artan hükûmet harcamaları ve azalan devlet gelirlerine yönelik projeler geliştirilmelidir. Kamu borcundaki artış, özel sektöre darbe yapılarak, baskı yapılarak karşılanmamalıdır! Artık özel sektör ve kamu maliyesi çökmüştür! Şimdi ekonomiyi canlandırmanın, ayağa kaldırmanın yolları aranmalıdır... Ekonomiyi güçlendirici modeller üzerinde durulmalıdır. Temel öncelik bu olmalıdır. Hükûmetin tüm enerjisi, açıldıktan sonra sağlık sistemi korunurken, ekonomi sistemi nasıl geliştirilecek, ileriye nasıl taşınacak ona bakılmalıdır... Hükûmet, krizle başa çıkarken "mantıklı politikalar ve stratejiler" geliştirmesi gerekmektedir...

Şimdi, KKTC ekonomisinde yenilenme ve direnci artırma zamanı. Bu, makroekonomik ve finansal istikrarla, ortak akılla oluşturulacak mali politikaları uygulamakla, kamu ve özel sektörde eşit, dostane düzenlemeler yapmakla gerçekleşecektir... Bunu öncelikle düşünce seviyesinde başarmanız, daha sonra da uygulamaya koymanız gerekiyor... Pandemi krizinin yarattığı ekonomik kırılma noktasından ancak bu şekilde düzlüğe çıkılabilir... Unutmayınız! "Taşıma su ile değirmen dönmez!"

"Odaklanarak" ve "istikrarı koruyarak" ilerleyebilirsiniz ve gelişebilirsiniz!

İnsanların borcunu borçlandırarak, borçla ödemeyi teklif edemezsiniz! Bu halkla dalga geçmek olur!

Sayın ülke yöneticileri! Sorun, imkânsızlık değil, yön eksikliğidir!

Bir şeyi başarmak istediğinizde, gözlerinizi açık tutun, konsantre olun ve tam olarak ne istediğinizi bildiğinizden emin olun. Gözleri kapalı hiç kimse hedefini vuramaz...

Işığı görmek için odaklanmamız gereken, en karanlık anlarımız olduğunu bilin...

Tüm düşüncelerinizi ve enerjinizi elinizdeki işe yoğunlaştırın. Güneş ışınları bir odak noktasına gelene kadar yanmadığını unutmayınız...

Sayın ülke yöneticileri! Ne kadar güce, parlaklığa veya enerjiye sahip olduğunuz kimsenin umurunda değil, eğer onu kullanamazsanız ve onu belirli bir hedefe odaklayamazsanız ve orada tutamazsanız, asla yeteneğinizin gerektirdiği kadar başarıya ulaşamayacaksınız bunu anlayın...

Değiştiremeyeceğiniz koşullara odaklanmak yerine, yapabileceğiniz koşullara güçlü ve etkili bir şekilde odaklanın!

Ve asla şunu da unutmayınız! Sonuçlara odaklanarak sonuç alamazsınız. Sonuç üreten eylemlere odaklanarak sonuç alabilirsiniz! Ekonomik kilitlenmeyi ancak bu anahtarlarla açabilir ve ülkeyi tekrardan canlandırıp, ayağa kaldırabilirsiniz! Kıbrıs Türk halkı sizden bunları yapmanızı bekliyor...

İnsanların borcunu borçlandırarak, borçla ödemeyi teklif etmenizi değil!

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.