Savaşan: "Devletimizi güçlendirme zamanı geldi"

Yayın Tarihi: 10/07/17 08:00
okuma süresi: 8 dak.
A- A A+

Crans Montana zirvesinin, egemenliğin iki toplumdan eşit olarak kaynaklanacağı, iki eşit kurucu devletin var olacağı ve birbirlerini tahakküm altına alamayacakları iki kesimli, iki toplumlu federal bir devletin oluşması için ciddi bir fırsat yarattığının altını çizen Savaşan, "Rum tarafının bilindik tutumuyla süreç yine tıkanırsa bundan sonra yapılması gereken, bütün enerjimizi devletimizi içte ve dışta geliştirmeye yoğunlaşmak ve ülke insanının refahını artırmak olmalıdır" demişti.

Kıbrıs zirvesi kim ne derse desin Rum tarafının uzlaşmaz tutumundan dolayı çöktü. Elbette ki bunun detaylarını sizlerle paylaşacağız ilerleyen günlerde ama neredeyse on güne yakın süren müzakerelerin "Sıfır asker sıfır garanti" deyip de bitmesine neden olan Rumlardan başkası değildir. Tabii bundan sonrası ne olacak nasıl şekillenecek artık hem Cumhurbaşkanı Akıncı'dan hem de Ankara hükümetinden gelecek daha net açıklamalardan sonra anlayacağız.

Her zaman olduğu gibi Rumlar Türkiye'yi suçladı zirvenin başarısız olmasıyla ilgili olarak bu da yetmedi BM Genel Sekreteri Guterres'in Türk Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nu yanlış anlaması bahane gösterildi.

Netice itibarıyla eskilerin deyiminden yola çıkacak olursak "besleyemedik öldü" diyebiliriz bu zirve için. Her şey son mu peki? Böyle önemli bir sorun için her şey sona erdi her şey bitti demek o kadar kolay olmasa da evet uzunca bir süreliğine Kıbrıs sorunu rafa kalkmış oldu.

Tabii burada asıl önemli iki konunun altı çizilmeli. Birincisi Birleşmiş Milletler'in nasıl bir tavır izleyeceği bir diğeri ise Türkiye ile Rum tarafının çatışma ihtimali. İşte bu iki önemli gelişme nasıl olacak ya da olacak mı bekleyip göreceğiz.

Bugün yazıma sağlık, turizm, kadın hakları, çevre gibi konularda faaliyet ve açıklamalarına alışık olduğumuz fakat ilk defa Kıbrıs sorunu hakkında Crans Montana süreci devam ederken önemli saptamalarda bulunan Sağlık Turizmi Konseyi'nin açıklamalarına dikkat çekerek başlamak istiyorum.

Konsey geniş temsiliyete sahip...

Ahmet Savaşan başkanlığında kurulan Sağlık Turizmi Konseyi'nin, Serbest Çalışan Hekimler Birliği Başkanı Dr. Dr. Remzi Gardiyanoğlu, Oscar Grup ve NTL Grup Direktörü Hüseyin Oscar, DMG Grup Başkanı ve Final Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dimağ Çağıner, KITSAB Başkanı Orhan Tolun, KITOB Başkanı Fethi Özboğaç yanı sıra öğretim üyelerinin, tanınmış turizmci ve avukatların yer aldığı önemli isimlerinin bir araya gelerek kurduğu ülkemizin en geniş temsiliyetine sahip konseyi konumunda olduğu aşikar.

Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra konumuza dönelim. Hatırlayacaksınız konsey, Crans Montana konferansı devam ederken 3 Temmuz'da bir açıklama yapmış bu açıklama da ülkemizde önemli bir gündem yaratmıştı. İşte bu konu ile ilgili kıymetli dostum Ahmet Savaşan ile buluşarak bir pazar kahvesi içtik ve konseyi böylesi bir açıklama yapmaya iten sebepleri konuştuk.

Savaşan: "Gidilecek köyün minareleri bellidir demiştik"

Aslında bu soruyu sormamın esas nedeni sadece Kıbrıs sorununda ilk defa bir açıklama yapmış olmaları değil elbette. Beni soruyu sormaya iten sebep konseyin konferansın devam ettiği bir aşamada, Türk tarafı, Rum Tarafı, Türkiye, Yunanistan, İngiltere, BM ve İngiltere ile ilgili bilimsel analizler yapmaları ve sonunda da öngörülerinin doğru çıkması olmuştur.

Hatırlanacağı üzere konsey başkanı Savaşan açıklamasında "Guterres, gidilecek köyün minarelerine işaret etti" demiş ve eklemişti: "Her ne kadar Crans Montana'nın 'son şans', 'son dönem' olduğu ifade edilse de Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs sorununun çözüm sürecinde çok yol alındığını, ancak sorunu çözmenin oldukça zor olduğunu söylemesinin ve ayrıca Kıbrıs Konferansı için 'son şans' veya 'son deneme' ifadesini kullanmamasının gidilecek köyün minarelerini işaret ettiğini…''

''Federal bir çözüm için karşılıklı saygı ve güven şart''

Ayrıca federasyona dayalı bir anlaşmanın birbirleri ile ortak çıkar ve amacı olan, birbirlerine ihtiyaç duyan ve ortak amaçlarını gerçekleştirmek için samimi iş birliği ruhuyla hareket eden eşit halk veya siyasi yapılar arasında gerçekleştirilebileceğinin altını da çizen Savaşan eklemişti böyle bir yapıcı ruhun temel unsurun karşılıklı saygı ve güven olduğunu.

"Türk tarafı ciddi bir performans göstermiştir"

Eski zirveleri de değerlendiren Savaşan ortaya konan performans açısından Kıbrıs Türk tarafının Rum tarafına göre çok daha başarılı olduğunu söylemiş ve Kıbrıs Türk tarafının Mont Pelerin ve Cenevre zirvelerinde kritik anlarda çözüm odaklı hareket ettiğini ve sürecin önünü açtığını ifade ederek Rum liderliği için ayni şeylerin söylenemeyeceğini de belirtmişti.

''Türkiye'nin tutumu Yunanistan'a göre çok ileride''

Ayrıca Türkiye ile Yunanistan'ın tutumlarına da değine Savaşan, Kıbrıs meselesine çözüm bulunmasına katkı koyma bağlamında Türkiye'nin Yunanistan'a göre çok ilerde olduğunu ifade ederek, diğer bir taraf olan Birleşik Krallığın mesajlarına bakıldığında sorunun çözümü noktasında Birleşik Krallığın üzerine düşeni yapmaya istekli gibi durduğun da altını çizmişti.

"Rum-Yunan tarafının tutumu devam ederse çözüm umutları çöker"

Crans Montana'da federal bir çözüme ulaşılabilmesinin, tarafların bugüne kadarki performanslarına bakıldığında Rum-Yunan tarafının ortaya koyacağı tutuma bağlı olduğunun altını çizen Savaşan, eğer Rum-Yunan tarafı bugüne kadar izlediği tutuma benzer bir anlayışla masada oturmaya devam ederse federal çözüm umutlarının dibe vurmasının kaçınılmaz olduğuna da dikkat çekmişti.

''Bütün enerjimizle devletimizi içte ve dışta geliştirmeye yoğunlaşmalıyız''

Crans Montana zirvesinin, egemenliğin iki toplumdan eşit olarak kaynaklanacağı, iki eşit kurucu devletin var olacağı ve birbirlerini tahakküm altına alamayacakları iki kesimli, iki toplumlu federal bir devletin oluşması için ciddi bir fırsat yarattığının da altını çizen Savaşan, "Rum tarafının bilindik tutumuyla süreç yine tıkanırsa bundan sonra yapılması gereken, bütün enerjimizi devletimizi içte ve dışta geliştirmeye yoğunlaşmak ve ülke insanının refahını artırmak olmalıdır" demişti.

"Devletimizi güçlendirme zamanıdır"

Ne diyelim, Sağlık Turizmi Konseyi ağırlığına yakışır, bilimsel temelde bir analiz yaparak ülkenin kaderinin belirleneceği bir dönemeçte üzerine düşeni yaparak kamuoyu ile görüşlerini en doğru ve gerçekçi şekilde paylaşmıştır. Kutlamak gerekiyor.

Son söz, Sağlık Turizmi Konseyi gibi pek çok kişi ve kesimin üzerinde hemfikir olduğu nokta "Bütün enerjimizi devletimizi içte ve dışta geliştirmeye yoğunlaşmak ve ülke insanının refahını artırmak olmalı."

************

Günün Sözü

''Sadece bir tek temel insan hakkı vardır, o da canınız neyi nasıl yapmak istiyorsa onu öyle yapmak. Tabii bunun doğrudan getirdiği de sadece bir tek temel insan sorumluluğu bulunur, o da yaptığınızın sonuçlarına katlanmak.''

P. J. O'Rourke

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları