Başbakan doğrusunu yaptı...

Yayın Tarihi: 22/02/21 07:00
okuma süresi: 8 dak.
A- A A+
  • Bir Başbakanın en doğal hakkıdır kabinesinde çalışacağı kişileri belirlemek. Demek ki Başbakan Saner, artık Pilli ile çalışamayacağını düşündü. Ne var bunda anlamadım. Mecbur mu Başbakan buna? Yani çalışmak istemediği biriyle çalışmak zorunda mı? Bir Başbakanın kendi kabinesini belirleme yetkisi yok mu? Lütfen herkes buna saygı duysun.
  • Mart’ta kurultay isteyenlere de bu haftaki yazılarımda Kurultayın ne zaman olacağını yazacağım. Nasıl ki 15 gün önce bu kabine değişiminin olacağını yazmış ve söylemişsem.

Şaşkınla izliyorum olup biteni. Sağlık Bakanı Ali Pilli görevden alındı ve memlekette sanki de kıyamet koptu. Muhalefetten kimseler ve UBP’den makam alamayan vekillerin bazıları ciddi tepki gösterdiler ve elbette ki partililer. Şaşkınla izliyorum dedim çünkü sanki de Korona aşısı bulmuş bir bilim adamı görevden alınmış gibi Pilli’yi halk kahramanı ilan etmeye çalışıyorlar.

Arkadaşlar kimse kusura bakmasın ama Sağlık Bakanlığında olması gerektiği gibi başarılı olamayan bir bakan görevden alındı. Yani Sn Pilli’nin neresi başarılıydı da toplum olarak biz göremedik onu da anlamış değilim.

Daha düne kadar başınızın çaresine bakın diyen bir bakan vardı karşımızda, binlerce insanı soğuğun içinde PCR kuyruklarına sokan bir bakan vardı karşımızda. Koronavirüs mücadelesinde 20 Doktoru 21 doktor yapamayan bir bakan vardı karşımızda, dahası hemşireler birliğinin açıklaması ortada.

Bu nedenle kimse Ali Pilli’yi halk kahramanı ilan etmesin çünkü başarılı bir Sağlık Bakanı değildi.

Kapanma konusundaki hassasiyetini ben de takdir ediyorum. Kapanma konusunda Hükümete baskı yapmasını ama sözünü dinletememesini zaten kaç kez yazıp destekledim. Pilli dinlenseydi vakti zamanında bu kadar vakamız da olmayacaktı, bu da doğrudur ama unutmayın bakanlar kurulunun aldığı her karar oy birliği ile alınır. Üst Kurulun başındaki kişi de Ali Pilli’ydi.

Yani bugün her ne sorun yaşanmışsa Pilli’nin bu yaşananlarda sorumluluğu vardır.

Ben kaç kez kendisine gereken desteği vermek için programlarıma davet ettiysem hep cevap olumsuz geldi.

Benim gibi bazı gazetecileri sırf kendisini eleştirdiği için kale almamasına rağmen doğru yaptığına inandığım konular da kendisini destekleyen yazılarda yazdım ve defalarca kez söyledim, yazdım; Bakan Pilli yoruldu diye.

Çünkü gerçekten yorulmuştu. Başbakan ve diğer bakanlarla uyumu ortadan kalktığı gibi çalışma heyecanını da yitirdiğini hep birlikte gördük.

TOPLUMUN BAŞARISINI GÖZ ARDI ETMEYİN

Evet umarsız ve düşüncesiz bir halk kitlemiz de yok değil ama toplumun geneli bu korona virüsü konusunda gerekli duyarlılığı gösterdi ve kurallara uydu. Demem o ki virüsün kontrol altına alınmasının başarısı Bakan Pilli de değildir, Toplumun kendisindedir. Çünkü toplum kültürünü ortaya koydu ve kurallara uydu.

Aksi takdirde kapanmanın zaten gerçek bir kapanma olmadığını ve toplumun gereken hassasiyeti göstermemesi halinde başarılı olunmasının mümkün olmayacağını da hepimiz biliyoruz.

TATAR DA KAÇ KEZ ALMAYI DÜŞÜNDÜ

Eski defterleri açmak istemiyorum ama şunun da bilinmesinde fayda var, Ersin Tatar da Başbakan olduğu dönemlerde Ali Pilli’yi kaç kez görevden almayı düşündü ve kapalı kapılar arkasında Faiz Sucuoğlu’na bu bakanlık teklifi de yapıldı, Faiz beyin ilk reddetmesi sonra kabul etmesi noktasında bundan vazgeçildi. Bu konuda yazacak çok şey var ama yazmayacağım.

TATAR’A DA ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a da önemli görevler düşüyor. Tatar sevdiğim değer verdiğim biridir. Bu dönemde Devletin bütünlüğünü bozucu açıklamaların yapılmasına izin vermemelidir. KKTC bir Hukuk devletidir. Devleti yöneten ve temsil edenler de halk tarafından belirlenmiştir. Maksadını aşan açıklamalar Sn Cumhurbaşkanının hanesine eksi yazar. Söz konusu bu kabine değişiminden Sn Tatar’ın en başından beri haberi olduğunu şahsen ben biliyorum. Öyle inanıyorum ki Sn Cumhurbaşkanı günü geldiğinde yeniden aday olacağı UBP’nin birlik bütünlüğü için bir abi, bir büyük olarak gereğini yapmalıdır. Yoksa UBP şu an olduğu gibi, geçmişte Eroğlu’nda yaşandığı gibi bölünür ve Sn Cumhurbaşkanı da payına düşeni alır bu bölünmenin faturasından.

PİLLİ-SUCUOĞLU DOSTLUĞU

Olması gereken de budur; bir parti içerisinde vekillerin ve partililerin dostluk ve birlik içerisinde hareket etmesi. Son zamanlarda sık sık duyuyorum Ali Pilli ile kurultayın iddialı ismi Faiz Sucuoğlu’nun yakın dost olduklarını. Bunu da destekliyorum bir gazeteci olarak ama eskiden bu böyle değildi. Siyasette çekişmeler de olur bu da normaldir ama yine bir gazeteci olarak Ali Pilli’yi yanlış bulduğum icraatlarından dolayı eleştirdiğimde bana sıkça gelen bir bilgiydi; “Pilli aleyhine yazıları Faiz Bey yazdırıyormuş sana” diye. Bu suçlamaya sıkça maruz kalmış bir gazeteci olarak hiçbir zaman bunun böyle olmadığını dile getirdim, gerçek de buydu. Ama söylemeye çalıştığım o zamanlar aynı kabinede çalışan iki bakanın birbirlerine karşı mesafeli ve soğuk oluşları da bilinen bir gerçekti.

Şimdi iki vekil birbirlerine son derece yakın ve belli ki UBP kurultayında da birlikte çalışacaklar. Ben şahsen bunu da son derece normal buluyorum, olabilir siyasettir bu ama Pilli’nin görevden alınmasının ardında yatan nedenlerden de biri bu olabilir mi?

Yani Başbakanın doğal aday olduğu bir kurultayda Başbakanın rakibi ile yakınlaşmak görevden alınma gerekçelerinden olamaz mı?

MAKAMLAR GEÇİCİDİR

Bunu anlayamayanlardan biri de anlaşılan Sn Pilli. Yaklaşık 20 aydır Sağlık Bakanlığı yapıyor ve deniliyor ki böyle bir zamanda Sağlık Bakanı görevden alınır mı?

Peki yarın sabah UBP’nin olmadığı bir hükümet kurulsa o zaman sağlık bakanı UBP’den olmayacak değil mi? Doğrusu da bu.

Örneğin Kudret Özersay ya da Tufan Erhürman Başbakan olsa Ali Pilli’yi mi sağlık bakanı yaparlar? Hayır değil mi?

Ama şu an yapılan eleştirilere göre pandemi döneminde sağlık bakanı değiştirilmez, öyleyse hangi hükümet gelirse gelsin Pilli, Sağlık Bakanı kalmalı.

Allah aşkına olabilir mi böyle bir şey ?

Dostlar makamlar gelip geçicidir, onlarca yıl o koltuk da kalacağınızı mı sanıyorsunuz?

BAŞBAKANIN SEÇME HAKKI VAR

Bir başbakanın en doğal hakkıdır kabinesinde çalışacağı kişileri belirlemek. Demek ki Başbakan Saner, artık Pilli ile çalışamayacağını düşündü. Ne var bunda anlamadım. Mecbur mu Başbakan buna? Yani çalışmak istemediği biriyle çalışmak zorunda mı?

Bir Başbakanın kendi kabinesini belirleme yetkisi yok mu? Lütfen herkes buna saygı duysun.

O koltuklar kimsenin tapusuna yazılmış değil. Lütfen herkes bunun olgunluğunu taşısın.

Martta kurultay isteyenlere de bu hafta ki yazılarımda Kurultayın ne zaman olacağını yazacağım. Nasıl ki 15 gün önce bu kabine değişiminin olacağını yazmış ve söylemişsem.

***

GÜNÜN SÖZÜ

“Su akar yolunu bulur…”

Anonim

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları