Azeri taksici ağlamaya başladı...

Yayın Tarihi: 23/09/22 07:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

15 Kasım’da Rusya’dan KKTC’ye uçuş gerçekleştirme meselesi fos çıktı ya da çıkacak anladığım kadarıyla. Belki çok erken yapılmış bir açıklama gerçekte böyle bir şey olacaksaydı da önüne geçilmiş oldu. Çünkü Rusya Lefkoşa Büyükelçisi net bir dille bunu yalanladı. Tabii siyasettir bu o günlere neler olur neler kalır belli olmaz. Derler ya siyasette 1 gün kısa 24 saat uzundur. Dünkü yazımızda KKTC’nin tanınma meselesini gündeme getirdik ve ne kadar zor olduğunu anlattık. Yıllar evvel Azerbaycan’da yaşadığım bir hatırayı anlatmak geldi aklıma ve KKTC’yi ziyaret eden Azerbaycan Milli Meclis Başkanının benim programımda KKTC’yi tanıdıklarını açıklaması sonrasın da Azerbaycan’ın bunu yalanlamak zorunda kaldığını anlatacağım size.

Azerbaycanlı kardeşlerimiz çok uzun yıllardır hepimizin bir şekilde hayatında olmuştur. Birçok Azeri aile yıllardan beridir Kıbrıs’ta yaşamını sürdürmeye devam etmektedir.

Geçmiş yıllarda SSCB’nin de dağılmasının ardından bu ülke arasında savaş olmuş ve ne yazık ki Azerbaycan bu savaşı kaybetmişti. Yukarı Karabağ’ın işgalinin üstünden yıllar geçti. O zamanlar Türkiye de gerektiği gibi Azerbaycan’a destek olamamıştı. Konjonktür ve şartlar bambaşkaydı o zamanlar, şimdi ise bambaşka.

Azerbaycan sahip olduğu petrol ve gaz rezervleri sayesinde çok zenginleşti. Modernleşti ve artık güçlü bir orduya sahip. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in bunun olmasında ki katkıları çok büyüktür.

Keza Türkiye de o yıllardan bugüne çok değişti. Bazıları sevmese de Türkiye’nin çok güçlü bir Lideri var.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan hem Türkiye için hem Kıbrıs hem Azerbaycan için çok büyük bir şans.

Dediğim gibi sevmeyenler de çok Tayyip beyi ama ben her yaşanan kriz ve savaş ortamında Sn. Erdoğan’ın ne kadar önemli biri olduğunu bir kez daha anlıyorum.

BAKÜ’YE DOĞRUDAN UÇTUM

2005 yılının ağustos ayıydı. Yanılmıyorsam Serdar Denktaş’ın Dışişleri Bakanı olduğu bir dönemdi. Bir uçak dolusu gazeteci Merhum Rauf Denktaş beyin de yer aldığı üst düzey bir ziyaret gerçekleştirildi Azerbaycan’a.

Çokça da eleştiri konusu olmuş, ülkemizdeki bazı marjinal çevreler her zaman olduğu gibi bu durumu eleştirmiş hatta Serdar bey çok mahcup olmuştu. Serdar bey bu noktada bir kabahati yok kesinlikle.

Keza Serdar Denktaş çok isabetli bir karar alarak Bakü’ye direkt uçuşun önünü açmaya çalışmıştı.

Çok uzun konudur, onu da bir ara yazarız hatta bu aşamada YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı’nın yazması daha makbul olur. Ne yazık ki BM kararlarından ötürü mü dersiniz Türkiye’nin garantörlük anlaşmalarından mı dersini Azerbaycan, bir türlü resmi zeminde KKTC ile ilişkilerini ilerletemedi hiçbir zaman ama iki halk birbirini çok sevdi ve çok güzel aile bağları da kuruldu.

Azerbaycan’a gitmek bir daha kısmet olmadı umarım bu pandemi bittikten sonra giderim. Azerbaycan’ı öyle bir köşe yazısına sığdırmak mümkün değil, bu nedenle meslektaşım Emin Akkor ile yaşadığımız bir anıya yer vereceğim.

Tüm okuyucularıma tavsiyemdir, şartlar oluşur oluşmaz Azerbaycan’a gidin insanı da ülkesi de çok güzeldir.

AZERİ TAKSİCİ AĞLAMAYA BAŞLADI

Uzun zaman geçti üstünden bazı şeyleri çok kolay unutuyorum ama bazı şeyler hiç aklımdan çıkmıyor.

Bir yere gitmemiz gerekiyor; Fiat 124’e benzeyen ama yanılmıyorsam Lada marka olan ve gaz ile çalışan eski bir taksiye biniyoruz. Yolda giderken babamız yaşındaki taksici kim olduğumuzu soruyor. Kıbrıs’tan geldiğimizi, ziyaret sebebimizi anlatıyoruz. Cumhurbaşkanı Denktaş’ın da katılacağı bir toplantıya gittiğimizi anlatıyoruz taksiciye.

Hayattaysa kulağı çınlasın öldüyse Allah rahmet eylesin yaşlı ve kiloca fazla olan taksici ağabeyimiz Kıbrıs’tan geldiğimizi öğrenince duygulanıyor, konuştukça duygu durumu artıyor.

En nihayet arabadan inme vakti geliyor ve borcumuzu soruyoruz, adam arkasına dönerek “borcunuz yok” diyor. Biz haliyle ısrar ediyoruz ve adam hıçkırarak ağlamaya başlıyor “insan gardaşından para alır mı? Siz bizim gardaşlarımızsınız” diyor.

Son derece duygusal anlar yaşıyoruz. Adama çok teşekkür ediyor ve iniyoruz arabadan.

Duygu sömürüsü yapmıyorum, savaşın çirkin yüzünü anlatıyorum.

Sonrasında Bakü’de tanıştığım Azerbaycan Milli Meclis Başkanı Murtuz Aleskerov olabilir ama emin değilim, KKTC’ye geliyor. Kıbrıs TV’de benim konuğum oluyor. Hatta Azerbaycan’ın KKTC’yi tanıdıklarını benim canlı yayınımdan ilan ediyor ve Kıbrıs Gazetesi ertesi gün bunu tam manşet veriyor, veriyor vermesine de 24 saat geçmeden Azerbaycan hükümeti bir yanlış anlaşılma olduğunu ve tanınma gibi bir durumun olmadığı düzeltmesini yapıyor.

Bunda kızacak darılacak bir şey yok. Gerçekleri var bu dünyanın ne yazık ki. Şartlar bu tanımaya müsait değil biliyoruz.

Azerbaycan’la ilgili unutamadığım bazı anılarımdan biridir. Adamın yüzü hali hala gözümün önünde…

İşte Azeriler böyle insanlar. Menfaatten uzak, tam da olması gerektiği gibi gardaş gibi.

Bu nedenle Azerbaycan halkına Allah yardım etsin. Mutlu olsunlar, güçlü olsunlar.

Ermeniler tarafından katliama maruz kalmış bir halktan bahsediyoruz, aynen bizim Rumlardan çektiğimiz gibi.

**************

Günün Sözü

“El kızı bulunur, kardeş bulunmaz. Kardeş bulunur ana baba bulunmaz.”

Azeri Atasözü

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları