Çözüm istiyoruz “DA” neyle nasıl?

Yayın Tarihi: 30/09/26 07:35
okuma süresi: 5 dak.

Kıbrıs Sorununda bir duraksama dönemine girdiğimiz algısı her geçen gün yerleşiyor. Rum Lider Crans Montana’dan kaldığımız yerden devam edelim derken Cumhurbaşkanı Erhürman daha temkinli bir duruş sergilemeyi tercih ediyor, doğru da yapıyor. Hepimiz biliyoruz ki Crans Montana zirvesi çözüme en yaklaşılan zirve olmuştu. O günlerde masayı deviren Anastasiades’in kötü polisi şu an ki Rum Lider Nikos’tan başkası değildi.

Unutmamak lazım ki Nikos Hristodulidis’in kötü polis, seçimi az bir farkla kaybeden Mavroyannis’in ise iyi polisi oynuyorlardı. Hatta Crans Montana zirvesinde Nikos Hristodulidis’in daha etkili olduğunu ve masanın dağılmasında etkin rolü olduğunu hatırlamak lazım.

HRİSTODULİS ÜNİTER DEVLETİ SAVUNUYOR

Kıbrıs’ın gerçekleri var. Bu gerçekler ilginç bir hal almış durumda. Nikos Hristodulidis’in federasyondan ziyade üniter devleti savunduğunu söyleyebiliriz. Federasyon bildiğiniz gibi bir Türk tezi. Rumlar federal bir çözüme sarılmış durumda. Tabii Rumların federal çözümden anladığı ile bizim federal çözümden anladığımız olgular aynı şeyler değil. Özellikle Crans Montana zirvesinden sonra federal çözüme dayalı bir çözüm şeklinin Türk tarafınca kabul edilmediğini ve eşit egemen iki devlet temelinde bir müzakere sürecine geçildiğini biliyoruz. Rum tarafı federasyon derken Türk tarafı da bunu kabul etmezken Kıbrıs müzakerelerinin başlaması söz konusu olmadı hiçbir zaman. Kıbrıs müzakerelerinde Papadopulos tarzı bir sürece sürüklenilebileceğini de göz ardı etmemek lazım. Papadopulos çok katı bir görüşmeciydi ve adeta Kıbrıs konusunu Papadopulos ile müzakere etmek çok zordu. Yeni dönemde üniter devlet mantığı taşıyan Hristodulidis ile ne kadar verimli bir görüşme süreci olacak bunu da bekleyip göreceğiz.

KIBRIS KONUSU İHTİYARLADI

Yaklaşık 50 yıl Kıbrıs’ta federasyon görüşüldü ve bir sonuç alınamadı. Federasyondan Rum tarafı da vazgeçse ve Türk tarafının istediği görüş zeminine gelse Kıbrıs konusunda yine bir ilerleme olmaz. Rumların istedikleri gayet açıktır. Rumlar siyasi eşitliği paylaşmak istemiyor, sıfır asker sıfır garanti üzerinde duruyorlar. Masanın üzerinde bunlar varken nasıl olacak da Kıbrıs’ta bir çözüm ortamı oluşsun. Bu nedenle Kıbrıs konusu artık ihtiyarlamıştır, çökmüştür, çözülemez hale gelmiştir, çözülemez halden de ziyade çözülmesi için görüşülemez hale gelmiştir. Görüşemediğiniz konuyu çözemezsiniz de. Şu an Kıbrıs sorunu taraflarca görüşülemez durumdadır. Bu nedenle Kıbrıs konusu ihtiyarlamış ve umut vadetmeyen bir konu haline dönmüştür.

Gelin görün ki Türk tarafı bugün Crans Montana'dan kaldığı yerden devam etme kararı alsa ve federasyonu görüşmeye biz hazırız dese, Rum tarafı sıfır asker sıfır garanti söylemiyle karşımıza çıkacak.

Anlayacağınız belki Türk tarafı şu an müzakere istemeyen taraf olarak görülse de çözümü istemeyen bir diğer taraf da Rum yönetimidir. Geçmişte yaşananlar bize Türk askerinin varlığını ve garantilerin şart olduğunu gösteriyor. Sonuç olarak ne İsa'ya ne Musa'ya yaranabilen bir toplum olarak var olmaya çalışıyoruz. Herkes bu halkın üzerinden politikasını yapıyor ama halk umudunu çoktan kaybetmiş, geçmişini de çoktan unutmuş bir halk olarak karşımızdadır. Buna inanmayan Kıbrıs Türk gençleri, düşüncelerine ve tavırlarına bakarak bu yazdıklarımı anlayabilirler.

Çözüm Rumların uzlaşmazlığından dolayı mümkün değildir. Bu nedenle yeni dönemde Hristodulidis ile Erhürman görüşecek herhangi bir şey bulamayacaklardır. Kıbrıs konusu için ölü ve sessiz bir dönem olma tehlikesi yüksektir.

*******************

Günün Sözü

"Bunca kalabalık içinde yalnız olmak! Her şey bu kadar siyah ve ciddi iken, en aptalca hayalin lafı bile titretmeye yetiyor beni."

Charles Dickens


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları