Makarios'a darbeyi yapan EOKA değil miydi?

Yayın Tarihi: 05/11/26 07:39
okuma süresi: 6 dak.

15 Temmuz faşist Yunan darbesinin günüdür. Kıbrıslı Rumların Ruhani Lideri Makarios’un Eoka terör örgütü tarafından Rum Başkanlık sarayına düzenlenen darbe girişimi her iki halkında hafızalarına kazınmış bir meseledir. Ne kadar ilginçtir ki sözde Federasyon isteyen ancak Üniter Devleti savunan Rum Lider Nikos Hristodulidis ilk kez başkanlık sarayında Kiriakos Matsis’in 100’üncü yaş günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, EOKA mücadelesini “Kıbrıs Helenizm'inin en katıksız mücadelesi” olarak nitelendirdi. Rum Başkanlık binasında EOKA ile ilgili ilk kez etkinlik düzenlendiğine dikkat çeken Hristodulidis, mücadelenin yeni nesillere anlatılması gerektiğini savundu.

Bundan 52 sene önce EOKA “Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı” Makarios’u öldürmek için Rum başkanlık sarayına saldırı düzenlemişti. Ne kadar büyük bir çelişkidir ki Rum lider Hristodulidis de 52 yıl sonra ilk kez Rum Başkanlık sarayında EOKA'ya övgüler dizdi.

Bakalım Akel buna bir tepki gösterecek mi?

BM Genel Sekreterinin Kişisel özel temsilcisi Holguin birkaç gündür taraflar arasında adeta mekik diplomasisi yapıyor. Ne kadar da büyük bir çelişki yaşıyoruz. Rum lider bir taraftan çözüm yapalım darken bir taraftan binlerce KIbrıslı Türkü öldüren Eoka terör örgütünü destekleyen sözler söyleyebiliyor Rum lider.

Bir gazeteci olarak her zaman çözümü ve barışı savundum bundan sonra da bundan vazgeçecek değilim ama Eokayı yerlere göklere sığdıramayan bir Rum liderle, masum Kıbrıslı Türkleri katleden Eoka şemsiyesi altında bu çözüm nasıl gerçekleşecek bunu da sormak lazım.

Tufan Erhürman’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından halkın genelinde Kıbrıs sorununda önemli gelişmeler yaşanacak heyecanı peyda oldu. Hatta Rum Lider Hristodudilis bile sevindi ki artık müzakereler kaldığı yerden devam edecek diye.

Anlayacağınız Rum liderin açıklamasından sonra Kıbrıs'ta iki halk arasında çözüm olmasının ne denli zor olduğu hatta imkansız olduğu ortaya çıkmış oldu. Türk askerinin adadan gitmesi ve Türkiye’nin etkin garantörlüğünün ortadan kalması söz konusu bile olamaz. Kıbrıs Türk halkı ne kadar mutsuz olursa olsun askerin ve garantörlüğün kalkmasını asla kabul etmez.

Peki bundan sonra ne olacak ne gelişecek ne yaşanacak diye hepimiz merak ediyoruz. Ben size söyleyeyim ki liderler arasında müzakere noktasında hiçbir gelişme yaşanmayacak. Ancak gayri resmi görüşmeler yapılarak iki tarafındaki sıkıntılar iyileştirilecek. Rum Lider Hrisostodilis’in maskesi bir etkinlikte yaptığı açıklama ile düşmüş oldu. Anlıyor musunuz çözüm yanlısı dostlarım Rumlar la biz Türklerin çözüm yapması zor değil imkansız. Adamlar ada da Türk askerini istemiyor, Türkiye’nin etkin garantörlüğünü istemiyor. Tüm bunlar önümüzdeyken Rum yönetimi ile bir çözüm yapmamız mümkün değil.

Hep yazdım hep söyledim; Rum Liderin amacı federal bir çözümde değildir Rum lider Üniter devleti savunan bir çizgisi var. Bu adamlarla Kıbrıs sorununda kapsamlı bir çözüm yapamayız. Belki bundan sonra ki süreçte birkaç kapı açılacak, geçişleri iyileştirilecek o kadar. Başka da bir şey olmaz. Olması da mümkün değil. Bakınız dostlar Kıbrıs adasının dört bir tarafında savaş var. Alın size Filistin örneği; tüm dünya sadece karşı çıkmakla yetiniyor halbuki bizim Türkiye gibi askeri ve ekonomik açıdan son derece güçlü bir Anavatanımız var. Türkiye’nin hem askeri hem de garantörlüğü Kıbrıslı Türklerin yanında olduğu sürece ancak bu şekilde ada da huzur içinde yaşayabiliriz.

Evet ekonomimiz kötü olabilir, gençler kaçabilir ya da kaçma eğiliminde olabilir ama iş güvenliğe geldi mi orada hepimiz hem fikir olmalı ve Türkiye’nin varlığını asla bırakmamamız gerekmektedir.

Kıbrıs müzakerelerinin sağlıklı bir şekilde devamı hiç de kolay değil. Çünkü Rum lider hiçbir şekilde adanın diğeri ortağı olan Kıbrıslı Türkleri eşit görmüyor. Size eşit görmeyen bir siyasi anlayışla neyi nasıl müzakere edeceksiniz. Yönetimini ve güç paylaşımını kabul etmiyorlar. Tüm bu olumsuzluklar masanın üstünde dururken Türk tarafı olarak çözüm meselesi noktasında yapabileceğimiz hiçbir şey yoktur.

Cumhurbaşkanı Erhürman son derece iyi bir toplum liderliği gerçekleştirmektedir. Hem Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın takdirini kısa sürede kazanmayı başarmış hem de Hükümetinde desteğini almıştır. Kıbrıs sorunu çocuk oyuncağı değildir. Cumhurbaşkanı Erhürman da bunun farkındadır. Her ne kadar CTP’nin sol ideolojisinden şu an tepki alıyor olsa da Ada gerçeklerin noktasında doğru olanı yapmaktadır. Başkanı bu süreçte halk olarak desteklememiz gerekiyor ki her zaman eli güçlü olsun.

****************

Günün Sözü

"Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer ve bilirsin, o nehir asla durmaz."

Grange


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.