İlk deneme: Halka arz

Yayın Tarihi: 23/02/21 10:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Devlet finansman ihtiyacı duyduğunda bunun yollarından biri de iç borçlanmadır. İç borçlanma, kamunun yükümlülüklerini yerine getirmek veya yatırım amaçlı olarak yapılmaktadır. Ülkemizde genellikle DİBS yöntemi ile yapılan borçlanma bütçe açıklarının finansmanı için kullanılmaktadır. Dünyada son dönemde iç borçlanma ile ilgili yapılan en başarılı projelerinden biri yeni Süveyş Kanalı’dır. Bu konu ile ilgili 2015 yılında bir köşe yazısı yazmıştım. (starkibris.net)

Sn. Oğuz, Şubat ayında devletin yükümlülüklerini yerine getirebilme adına 350 milyon TL borçlanılacağını ifade etti.  Merkez Bankası’ndan %8 faiz ile 200 milyon TL. Yine,  Merkez Bankası aracılığı ile  10 milyon TL, 40 milyon ve 100 milyon TL’lik dört ayrı borçlanma ile toplam 350 milyon TL borçlanma planlanmaktadır.

2020 yılında kamu maliyesinin 334 milyon TL borçlandığını düşünülür ise  Şubat ayı itibari ile bu rakamın 350 milyon TL’ye yükselmesi bu yılın ne kadar zor geçeceğinin habercisidir.

Merkez Bankası raporuna göre 2019 yılı sonunda KKTCMB’nin ticari bankalar nezdindeki mevduatı  yaklaşık 11.2 milyar TL’dir. Ticari bankaların 2019 yılı sonu ile Merkez Bankasında yaklaşık 3.8 milyar TL mevduatı ve zorunlu karşılığa ayrılan miktar  3.2 milyar TL’dir. Merkez Bankası’nın hala daha hareket alanı bulunmaktadır. Keşke, 350 milyon TL, bu faiz oranından sadece Merkez Bankası’ndan borçlanılabilseydi.

Bu yazıda, 24 Şubat 2021 tarihinde halka ihraç edilecek olan 10 milyon TL’lik hazine bonosu hakkındaki  görüşlerimi paylaşmak istiyorum.

Halka arz edilecek hazine bonosunun vadesi 70 gün, yıllık faiz oranı  % 18, en düşük miktar 10 bin TL, toplam ihraç miktarı ise 10 milyon TL olacağını açıklandı. Hazine bonosunun ihracında herhangi bir ücret, komisyon ve faiz stopaj kesintisi olmayacak ve belirtilen faiz oranının net olacağı da açıklanmıştı. Söz konusu ihracın ilk defa yapılacak olması finans dünyamız açısından son derece önemlidir.

Bu konu ile ilgili düşüncelerim;

  • En düşük miktarın 10,000 TL olacağı açıklanan ihraçta eğer bu rakamı baz kabul edersek, 10,000 TL’lik bono alınması durumunda net faiz kazancı 345 TL olacaktır.
  • Kıyaslama yapabilme adına eğer süre 60 gün olsaydı bononun getirisi 296 TL olacaktı. Herkesin bildiği üzere maliye mevduatların faiz kazancından %15 stopaj almaktadır. 10,000 TL’den net 296 TL faiz kazancı olabilmesi için faiz oranının %20.70 olması gerekmektedir. Bu yüzden bono alacak olan kişiler için küçükte olsa bir avantaj söz konusudur.
  • Maliyenin bu borçlanma sonucunda 345,000 TL faiz ödeyecek, kıyaslama açısından vade 60 gün olsaydı faiz ödemesi 296,000 TL olacaktı. DİBS ile son yapılan borçlanmada ortalama faiz oranı %20.89 idi. Aynı şekilde borçlanma olsaydı faiz ödemesi 343,000 TL olacaktı, görünürde 47,000 TL faiz tasarrufu olurken maliyenin 51,450 TL stopaj gelir kaybı söz konusudur. Kısacası kamu maliyesi için avantaj içermemektedir.
  • Yıllardır hükümetlerin iş insanlarından çeşitli zamanlarda borçlandığı iddia edilmekte, bu borçlanmanın resmi şekilde olması doğru olandır fakat ileriki süreçlerde bu yöntemin devam etmesi ve meblağın büyümesi durumunda olacak demiyorum ama siyasiler üzerinde bazı konularda baskı ortaya çıkabilir.
  • Bu yöntem ile iç borçlanma devam edecekse ileriki süreçte hazine bonoları için Merkez Bankası eli ile ikincil piyasalar mutlaka kurulmalıdır. Yani bu bonolar piyasada alınıp satılabilmelidir.
  • 70 gün kısa süreli vade, vadenin uzaması için KKTC hükümetine ve maliyesine güven artmalıdır. Örneğin güven duyulan ülkelerde 10 yıllık tahviller piyasada satılmaktadır.

Mevcut şartlar ile kamu maliyesi açısından karlı bir yöntem olarak görmemek ile birlikte hazine bonolarının halka ilk defa arzını yeni yöntem olarak önemli buluyor ve hayırlı olmasını diliyorum.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Kaan KUTLAY yazıları