Kârdan zarar mı?

Yayın Tarihi: 29/05/21 10:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Tüm dünya gibi ülkemiz de pandeminin etkileri ile mücadele ediyor. Son dönemde vaka sayılarındaki düşüş sevindirici. Kontrollü açılımı başarabilirsek ekonominin çarkları dönmeye başlayacaktır.

2020 yılı için milli gelir henüz açıklanmadığından dolayı pandeminin bıraktığı etkiyi tam olarak bilmiyoruz ama vatandaşa, esnafa ve piyasaya bakınca bu etkinin boyutunu görebiliyoruz.

Bunun yanında;

  • 2019 yılında %6.3 olan işsizlik oranı 2020’de %10.1’e yükseldi.
  • %19.4 olan genç nüfusta işsizlik oranı %29.3’e yükseldi.
  • %11.66 olan enflasyon oranı %15.03’e yükseldi.
  • Ülkemiz ekonomisinin döviz kurlarına olan bağımlılığını biliyoruz 2019 ortalama Dolar 5.68 iken 2020 ortalama Dolar kuru 7.02 oldu.
  • 2019 yılında Ercan ve deniz limanlarından 2 milyon 68 bin kişi giriş yaptı, 2020’de bu sayı 467 bine düştü.
  • Kara Kapılarından KKTC vatandaşları hariç 4.5 milyon kişi giriş yaptı, pandemin etkisi ile bu rakam 817 bine düştü.
  • 2019 yılında otellerde konaklama sayısı 1 milyon 150 bin iken, 2020’de 244 bin olarak gerçekleşti.
  • Otellerde doluluk oranı %50.4’den %16.9’a düştü.
  • Pandemi nedeni ile adadan ayrılan öğrencilerimizin önemli bir bölümü henüz geri dönüş yapmadı.
  • 1 milyar 587 milyon Dolar olan ithalat 1 milyar 220 milyon Dolar olarak gerçekleşti.
  • Haziran 2017’den Şubat 2020’ye kadar devlet iç borçlanma gerçekleştirmemişken. 2020 yılında 6 kere, 2021’ de şu ana kadar 5 kere borçlandı.
  • Vergi gelirleri 2020 yılında %2.1 azalmıştır.

Kamu ve özel sektör açısından 2020 yılı çok sorunlu geçti. Ekonominin diğer bir önemli bacağı olan bankacılık sektörüne bakacak olursak, sektörün kârlılığı 808 milyon TL’den 671 milyon TL’ye düştü. Bankacılık sektörü için analiz yaparken rasyo kullanmak daha doğrudur ve aktif kârlılık ve öz kaynak kârlılığı en önemli göstergelerin başında gelmektedir.

2019 yılında %2.19 olan aktif kârlılık %1.47’ye, %22.88 olan öz kaynak kârlılığı %16.32’ye düştü.  Bu düşüşün nedenleri kârlılığın düşüşü ve aktifler ve öz kaynaklardaki artıştır. Sürdürülebilir finans sektörü için ticari bankaların kârlılığı son derece önemlidir. Veriler bankacılık sektörünün de etkilendiğini göstermektedir. Bu noktada ticari bankalar için kârdan zarar ettiler diyebilir miyiz?

Ticari bankalar da  diğer işletmeler gibi kâr amaçlı işletmelerdir.

  • Sektör diğer işletmelere göre daha kârlı bir durumda, pandemi sürecinde ekonomik çarkların dönmesi için gerçekten ihtiyaçlı olan kişilerin borçlarına farklı bir yaklaşım getirilebilir miydi?
  • Ticari bankalar en düşük kredi faiz oranından devlete borç vermek ister. En azından bu dönemde daha uzun vadeli ve daha düşük faiz oranından devlete borç verilebilir miydi?
  • Merkez Bankası bilanço yapısını bozmadan, yedek akçe ile piyasaya müdahale edebilir miydi?

Hepimiz aynı gemideyiz ekonomik şartlar bu şekilde devam ederse her kesim gibi ticari bankalarda etkilenecektir.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Kaan KUTLAY yazıları