AKLIMA TAKILANLAR

Ulaş BARIŞ
ulasbaris1973@gmail.com
Ulaş BARIŞ

Zirve öldü, umutlar az da olsa yaşıyor...

Yayın Tarihi: 23/11/16 08:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+
Çok uzun, üzücü, yorucu ve kabus gibi bir gecenin ardından Mont Pelerin süreci çöktü, 2016 sonuna kadar çözüm hedefi büyük darbe aldı.

Bunu kabul ederim.

Ancak 18 aylık süreçte o kadar çok, hatta hep kullanılan tabirle o kadar 'görülmemiş' ilerlemeler oldu ki çöken bir zirveden dolayı her şey bitti diyemeyiz.

Bitti diyemeyeceğimiz gibi harcanan bunca emeği, bunca uzlaşıyı buruşturup bir çırpıda çöpe atamayız.

Doğrudur, çözüm ümidi darbelenmiştir, durum umutsuz hale gelmiştir ama yapamayız, bu süreci ölüme terk edemeyiz.

Yazık olur çünkü...

Evet, umutlarımız yıkılmış, azalmış ve statükocuların bayram yapıp dalga geçmesi yüzünden moralimiz bozulmuş olabilir.

Olsun, gülsünler ve sevinsinler...

Ancak sabah Cenevre Havalimanı'nda karşılaştığımız ve soru sorma fırsatı bulduğumuz Özel Danışman Espen Barth Eide'nin de dediği gibi 'Çöken sadece bir zirve. Zirve öncesi hangi noktadaysak yine aynı noktadayız...'

Bu zirve yaşanmasaydı aynı noktada olacaktık yani...

Bu çok önemlidir işte...

Off the record bir sohbet olduğundan dolayı Eide'nin başka neler konuştuğunu yazamam ancak onunla bir selfie çekip sosyal medyaya attım ve üzerine 'we are not giving up' diye yazdım.

Teslim olmuyoruz, çözüm mücadelesini bırakmıyoruz çünkü.

Karşımızdakiler kim isterse olsun ne isterlerse yapsınlar aklın yolu birdir ve onun adı da 'Kıbrıs adasının yeniden birleşmesidir' çünkü...

Bu kadar acılarla dolu bir dünya içinde bu kadar güzel bir ülküye inandığım için mutluyum çünkü...

Hayatta barışı kovalamak kadar onu istemek kadar yüce ne olabilir ki?

Evet, çok umut ettiğimiz bu zirve Rumların zamansız ve yersiz şartları yüzünden çökmüştür.

Ve evet, Türk tarafının elinden geleni yaptığına inancım da tamdır.

Cenevre uçağında gelip biz gazetecilerle tokalaşan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın "Elimizden geleni yaptık" demesi gerçekten içime işledi çünkü...

Bundan başka onun gözlerinin içine baktığımda gördüğüm şey buruk bir acıydı sadece...

Aynı acıyı pazartesi gecesi gözleri dolu dolu, dokunsanız ağlayacak bir halde bizleri bilgilendiren Barış Burcu'da da gördüm...

Onun için bu insanlara yüklenmeyi bırakın.

Siyasi husumet veya başka çıkar içindeyseniz bunu da bırakın.

Bu süreç çökmemiştir çünkü ve Kıbrıs Türkü'nün elindeki yegane çözüm enstrümanı yine bu insanlarımızdır.

İçinde çözüm isteği olan, çözüme inanan, çözümü düşleyen herkes süreç tamamen tükenene kadar bu desteği vermelidir.

Bakınız, 1974'te bir savaş yaşanmıştır.

Başta Faşist Yunan darbesinin eseri olan o savaşın sonunda aslında kaybeden herkes olmuştur.

Savaş acı, kan, gözyaşı demektir ve çözümsüz geçen her anın içinde taşıdığı tehlike işte bu acı olayların tekrardan yaşanması potansiyelidir.

Dolayısıyla, evet, zirve çökmüştür ama çözüm süreci en azından bu yıl sonuna kadar devam edecektir.

Ve unutmayınız, her kriz, içinde fırsatları da beraberinde getirir...

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ulaş BARIŞ yazıları