Hayalet şehir, hayalet mi kalacak?

loading
24 Eylül, Perşembe
£

9.79

8.98

$

7.70

AKLIMA TAKILANLAR

Ulaş BARIŞ
ulasbaris1973@gmail.com
Ulaş BARIŞ
A- A A+

Hayalet şehir, hayalet mi kalacak?

Geçtiğimiz gün Maraş'taki Argo Otel sahibi Stelios Iounnou'nun 2005 yılında Mağusa Kaza Mahkemesi'nin Maraş ile ilgili aldığı tespit kararı aleyhine yaptığı başvurunun istinafını değerlendiren Yüksek İdare Mahkemesi (YİM), başvuruyu oy birliği ile yine reddetti.

Ancak ret kararında ortaya konulan bazı gerekçeler, hayalet şehir ile ilgili çok kritiktir.

Öyle ki, YİM, açık ve net şekilde, "Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK), Maraş meselesinde karar alırken, 1974 tapu kütüklerini esas alır, bunun öncesinde herhangi bir usulsüzlük olup olmadığını sorgulama yetkisi yoktur" diyerek, aslına bakarsanız, hem 2005 kararının kibarca iptal etmiş hem de Evkaf'ın iddialarının en azından TMK tarafından dikkate alınmayacağının altını çizmiştir.

Tarihte çok ender görülür bir şekilde, istinafı kaybeden davacının aslında kaybederken kazandığı bu ilginç dava, mahkemenin, TMK'ya çizdiği çerçeve açısından oldukça belirleyicidir.

Bu bağlamda YİM, TMK'ya, "Sen 1974'te tapunun üzerinde kimin adı var bak, değerlendir de gerisine karışma" demiştir.

Dahası, son yıllarda işlevselliği sorgulanır hale gelen, hatta bu konuyla ilgili Rumlara AİHM'de pilot dava açtırıp, bunu kabul ettirip, TMK'nın iç hukuk yolu olmadığının ispata girildiği bir durumda, bu durumu tersine çevirmiş, yeniden iç hukuk yolu olduğunu vurgulamıştır.

Ondan da ötesi, Türkiye'nin AİHM tarafından belirlenen Maraş ile ilgili savunma dosyasını sunacağı son tarih olan 4 Kasım öncesi, Türkiye'nin elini bu bağlamda güçlendiren bir karar olması bakımından da yine önemlidir.

Kararın açıklanmasının ardından telefon görüşmesi yaptığım bir mülkiyet uzmanı bana "Evkaf'ın tezi darmadağın olmuştur" derken, başka önemli bir noktaya da parmak basmıştır.

Bu, TMK ilk kurulduğu zaman bir iç hukuk yolu olarak görülmesine rağmen, orada görülecek başvuruların olası istinaflarının hangi ülke mahkemelerinde görüleceği konusunda varılan önemli uzlaşıdır.

AİHM'in aldığı ve TMK'yı bir iç hukuk yolu olarak tanıdığı o kararın ardından, KKTC'nin, Türkiye'nin bir 'alt yönetimi' olduğu noktasındaki atfı, haliyle Rumların bu istinafların Türkiye mahkemelerinde görülmesi gerektiği ısrarını ortaya çıkarmıştır.

Ancak AİHM, bu noktada istinaf yetkisini KKTC mahkemelerine vermiştir. Bu da, YİM'in verdiği kararın ve gerekçenin yukarıda atıfta bulunduğum Türkiye'nin AİHM savunmasında geçerli olacağını göstermektedir.

Dolayısıyla, YİM, 2005 tarihli tespit kararını iptal etmeyerek, Evkaf'ın "Tespit kararı iptal edilmedi, bu bizim için olumludur" şeklinde tepki vermesine rağmen, aslında o kararın içini boşaltarak anlamsız hale getirmiştir demek mümkündür.

Yarın konu AİHM'e gitse, bu davanın gerekçesine yazılan "1974 tapuları dikkate alınacaktır" şeklindeki husus elbette ki mahkeme tarafından dikkate alınacaktır.

Ancak işin bir başka yönü daha vardır.

Evkaf Müdürü İbrahim Benter'in, geçen günkü karar sonrası gazetemize yaptığı "Biz tarafız, isteyen gelsin malı için başvursun, biz de başvuralım mahkeme karar versin" şeklindeki ifadeleri, gidilecek köyün minarelerini az çok göstermektedir.

Bu durumda YİM'in aldığı karar sonrası, hükümetin yakın bir tarihte, "Maraş için TMK başvurularını açıyoruz, bölgeyi de askeri bölge olmaktan çıkarıyoruz" minvalinde bir karar alması çok olasıdır.

Elbette bunu "Maraş'ı Türk yönetiminde, eski sahiplerine açıyoruz" şeklinde sunacaktır.

Ancak bu eski sahipleri işi, gerek YİM, gerekse de BM'nin aldığı uluslararası kararlarda çok açıkken, KKTC hudutları içinde tartışmalıdır. Evkaf, tam da bu yüzden, bu iddialarını gidip BM ya da AİHM'e anlatmak dururken, yurt içi kampanyalarla bize anlatmaya çalışmakta, kaynağı bilinmeyen binlerce liralık reklam masraflarına girmektedir.

Dolayısıyla hükümetin alacağı kararın ardından Maraş'ın esas sahiplerinin (büyük çoğunluğu Rumların) bir başvuru furyasına gireceği çok açıktır. Bu durumda, Evkaf da harekete geçecek ve TMK'ya aynı taşınmazlar için başvuracaktır.

TMK da, 1974 tapularında ismi yazılanlara bakacağı ve Evkaf'ın "Geçmişte alengirli işler yapıldı" şeklindeki iddialarını dikkate almayacağı için bu başvurular komisyon nezdinde kadük olacak, ancak Evkaf'ın hakkını YİM'de ya da başka bir mahkemede aramasına engel olamayacaktır.

Yani Evkaf, artık taraf olduğu davalarda, komisyonun vereceği tüm kararlar için ara emri alabilecek, yürütmeyi durduracak, ardından da uzun zamana yayılan dava süreçleri başlatacaktır.

Böylece, yılların hayalet şehri, aynı hayalet yapısını, eğer kent aklı-selim yoluna dönülüp, BM kararındaki gibi, BM gözetiminde eski sahiplerine iade edilmezse, sürdürüp gidecektir.

Kadimci statükocuların 45 yıldır kapalı tuttuğu bu esir kent, eğer benim yazdığım gibi gizli bir ajanda ile açılacaksa, tam da neo-statükoculara yakışır bir yenilikle, kapalı halinden, açık ama kapalı haline statü değiştirecektir.

Umarım yanılırım...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.