Barışı isterken düşmanlığı yüceltmek...

loading
19 Eylül, Cumartesi
£

9.76

8.95

$

7.56

KUTAY'IN NOTLARI

Levent KUTAY
levent.kutay@kibrispostasi.com
Levent KUTAY
A- A A+

Barışı isterken düşmanlığı yüceltmek...

Dünyaya "kan akıtıcı" diye resmettiğimiz bu Türkiye, bakın çok yakın geçmişimizde bize ne kötülük yapmış?

Tarih 13 Haziran 2018…

Eskişehir tarihi günlerinden birini yaşıyor…

Dünya çapında bir zirveye ev sahipliği yapıyor…

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde TANAP Zirvesi düzenleniyor…

Zirveyle, birlik-beraberlik içinde Avrupa'ya tam bir gövde gösterisi hedefleniyor…

Azerbaycan'ın Şahdeniz Doğal Gaz Sahasında üretilen doğal gazı Türkiye'ye ve ardından Avrupa'ya taşımak amacıyla inşa edilen ve Güney Gaz Koridoru'nun en önemli halkasını oluşturan TANAP'ın Eskişehir'e kadar olan kısmı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in katılımıyla gerçekleştirilen bir törenle hizmete açılıyor.

Açılışta, Erdoğan ve Aliyev'in yanında…

Sırbistan Cumhurbaşkanı Alexandar Vuçç ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko da var…

Ve…

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı…

Kafkaslar üzerinden belki de Avrupa'daki dengeleri değiştirecek bu enerji hamlesine, tüp gazı bile olmayan KKTC'nin Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı da davet ediliyor…

5 liderle dev musluğu birlikte çeviriyor…

Hatta Cumhurbaşkanımız dünya liderleri ile birlikte açılışta konuşma yapıyor; dünyaya hitap ediyor...

Gece Gala Yemeği'nde bu 5 liderle aynı masaya oturtuluyor…

Hatta, Cumhurbaşkanımız gecede müzik icra eden orkestradan "Dillirga" istiyor; anında yerine getiriliyor…

Dünya liderleri, Cumhurbaşkanımızın ricasına müteakip Dillirga dinliyor…

Dünya ile bir tutulduğumuz bu imaj çalışması nedendir bilinmez, ülkemizde yüzeysel haber ve görsellerle servis ediliyor…

Crans Montana sonrası hayal kırıklığını üzerimizden atamadan gelen davetle, "KKTC'nin statüsü yükselir, federasyona alternatif olur" endişesi hakim mi oldu bilinmez…

Özetle…

KKTC'yi kuran, hayatını KKTC'ye adayan Rauf Raif Denktaş'a, Kıbrıs'ı çözüme en çok yaklaştıran, TC'ye karşı en küçük sözü olmamış Talat'a, her iki lafından biri Anavatan olan Eroğlu'na yapılmayan, son 4 buçuk yılda bu düzeydeki olumlu ilişkileri oluşturamayan Cumhurbaşkanımıza yapıldı…

Sonuç…

5 gün bilerek şişirilen beklentinin sonucu…

Nefret kol geziyor...

Nefret derinleşiyor.

Sadece bu hafta olup bitenlerin bedeli ileri yıllara kadar yayılıyor.

Çatışma ortamı kırılma noktasına geliyor.

İnsanlar birbirlerine karşılıklı her türlü hakaret ve aşağılamayı yapıyor.

Ortadoğu paylaşılırken ve Türkiye karmaşanın içindeyken, bir karmaşa da burada çıkıyor.

Macron bile soruyor, tanınmamışlığımızı yine yüzümüze vuruyor.

O açıklama olmadı başkanım…

Keşke bu açıklama olmasaydı.

Keşke ilişkiler bu durumlara düşmeseydi.

Her zaman vurguladığınız "barışa" ihtiyaç duyarken, evimizin içinde olan bu düşmanlık olmasaydı.

Barışı sağlayın Başkanım ama içimizden başlayın…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.