Bir cerrahi müdahale ve ülkeyi gençlere emanet etmek…

loading
13 Ağustos, Perşembe
£

9.63

8.71

$

7.36

KUTAY'IN NOTLARI

Levent KUTAY
levent.kutay@kibrispostasi.com
Levent KUTAY
A- A A+

Bir cerrahi müdahale ve ülkeyi gençlere emanet etmek…

Yeteneğim ve hâkimiyetim ölçüsünde hastalarımın iyiliği için tedaviler önereceğim ve asla kimseye zarar vermeyeceğim.

İsteyen hiç kimseye öldürücü bir eczayı ne vereceğim ne de bunu tavsiye edeceğim; benzer şekilde, bir gebe kadına çocuk düşürmesi için ilaç vermeyeceğim.

Hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.

İç organlarındaki taşı keserek almayı, hastalığı çok açık olan hastalarda bile, işin ehli olan (cerrah)lara bırakacağım…

Hippokrat yemininden bir paragrafı paylaştım sizlere…

Bu yemin, her ne kadar sembolik bir muhteviyata sahip olsa da, insanın canı emanet edilen, zorluğundan öte, ahlaki değerler bütünlüğü ile harmanlanmış devasa bir sorumluluğun hekimlerin omzuna yüklendiğini de ortaya koyuyor en basit anlatımla… 

En  küçük bir hata, insan hayatına son verirken, bir nevi hekimi de işsizler ordusuna katar; itibarı, kaybedilen insanın canı ile defnedilir…

Doktor, hekim olmayı istemek, sadece akademik sınav prosedürünü başarı ile atlatmak değildir…

Evet! Tıbbiyeyi bitiren herkes, mesleğin gereklerini yerine getirmekle mükelleftir…

Ama insanlığa hele de ülkene gerçekten hizmet etmeyi istemek, insanların yüreklerine dokunmak bambaşka bir erdem gerektirir…

Hem insan kaynağının, hem de medikal altyapının hayli sınırlı olduğu ülkemizde, eğitimini tamamlayıp ülkesine dönen nice başarılı genç doktorlarımızı gördükçe geleceğe dair umutlanmamak elde değildir…

Hele de pandemi sürecinde, tatlı canı ile evden sosyal medya doktorluğu yapmak yerine, savaşın ortasına dalan doktorlarımıza ne demeli?

Her olumsuzluğa rağmen, siyasi tartışmaları ignore edip, hippokrat yeminini bir an bile aklından çıkarmayıp sadece işini en iyi şekilde yapmaya odaklanmış nice doktorlarımızı not etti kamuoyu…

Geleceğe yön verecek potansiyele sahip genç doktorlarımız var, fazla medyatik olmayan…

Türkiye’de ya da başka ülkede ihtisasını yapar yapmaz, memleket diyerek koşa koşa gelen…

Nüfusun kalabalık olduğu ülkelerde, binlerce çeşit vaka görmüş,  ameliyata girmiş, tuttuğu nöbetin sayısını unutmuş, genç ama tecrübeli doktorlarımız envanterimize katılmakta…

Edindiği tecrübeyi, burada kendi insanı ile paylaşmayı seven doktorlarımızdan birisi de Operatör Doktor Cemal Seyhun…

Ankara Hacettepe Hastanesi’nden mezun olduktan sonra, İstanbul’da İhtisasını yaptı…

Obezite Cerrahisi başta olmak üzere, binlerce ameliyat tecrübesi edindi…

Ülkesine döndü, askerliğini yaptı ve Lefkoşa Dr Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Cerrahi servisinde görev almaya başladı…

Geçtiğimiz gün de tıp literatüründe hayli büyük öneme sahip bir operasyona da Dr Doğa Kalyoncu ekibi ile imza atmayı başardı Nalbantoğlu şartlarında…

Eş zamanlı Kolon(Kalın Bağırsak) ve Rektum kanseri olan hastamıza Laparoskopik(Kapalı) Total Proktokolektomi ameliyatı

Türkiye'de ameliyat değeri çeyrek milyon TL.

Hastayı baştan sona açmadan, yapıldı ameliyat…

6 saat sürdü…

Hasta bir iki güne taburcu...

Türkiye'de çok ender, KKTC de ilk bu ameliyat…

Derdim, Cemal Doktoru parlatmak değildir…

Türkiye’de kalsa, ayda en az 50 Bin TL maaşı elinin tersiyle itip, eşi ile birlikte ülkesine gelmeyi tercih etmiş genç doktorlarımızdan sadece birisini anlatmak istedim…

Başarı hikayelerinden çok artık başarı belgesellerine ihtiyaç duymakta olan ülkemiz ve sağlık sistemimizin geleceği, Ahmet  Varış, Mustafa Akansoy, Zafer Erdoğmuş , Nesil, Emine, Yağmur, Erdem, Havva, Emre gibi değerlerin ellerinde artık…

Onlara baktıkça, çocuklarımın geleceğini de bu ülkede görmem çok da uzak bir ihtimal değil artık…  

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.