2 Devletin biri KKTC mi? Emin misiniz? (2)

Yayın Tarihi: 16/04/21 14:55
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Bu yazının birinci bölümü “kendinize gelin” diye bitti.

Neden mi?

Devlet de devlet, KKTC’de KKTC demekle devletçilik olmaz.

Siz bu devletin temeli olan Anayasa ve yasaları çiğnediğiniz her an bu devlete ihanet içindesinizdir.

Sık sık başka unsurları ihanet ile suçluyorsunuz.

Bazı güçlerin ajanları vasıtasıyla bu devleti sabote ettiğinden bahsediyorsunuz.

Ancak bilmelisiniz ki bu uygulamalara devam ettiğiniz sürece, devleti içerden ve dışardan sabote edenlere fırsat kalmaz.

Çok basit bir hukuksal düzenlemeyi anayasaya uygun yapma yeterliliğine sahip değilsiniz.

2018 de bir yasa geçirdiniz. Anayasaya aykırılığı gün gibi ortada bir yasa.

Anayasa Mahkemesinde ilgili maddenin iptal edileceğini bile bile geçirdiniz.

 Ve Anayasa Mahkemesi ilgili maddeleri iptal etti.

Türkiye kaynaklı haber ajansları olayı çarpıtarak Türkiye basınına olayı duyurdu.

 

Çarpıtma nerede mi?

“KKTC Anayasa mahkemesi Laiklik gerekçesiyle Kuran kurslarını kapattı” demek çarpıtmanın, yalanın ta kendisidir.

Anayasa Mahkemesi Kuran Kurslarını  kapatmadı !!!

 

KKTC Anayasasına göre anayasanın ilgili maddelerine göre, istisnasız tüm eğitim faaliyetleri devlet tarafından yapılır.

Madde 23. (4)       Din eğitim ve öğretimi, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. 

Madde 59   (2)      Her türlü öğretim ve eğitim etkinliği Devletin gözetim ve denetimi altında   serbesttir.

       (3)      Çağdaş bilim ve eğitim ilkelerine aykırı öğretim ve eğitim yerleri açılamaz.

 

Bu maddeler tüm eğitim faaliyetleri gibi Kuran Kursu yapma yetkisinin Devlette olduğunu, Devletin Bakanlığının izniyle, gözetimiyle ve denetimi ile yapılabileceğini emreder.

 

Anayasanın Madde 146,147,148. Maddeleri, Anayasa mahkemesinin görev ve yetkilerini düzenler.

Dün de Anayasa Mahkemesi anayasanın emrettiği şekilde Din İşleri ile ilgili yasanın anayasa aykırı maddelerini iptal etti.

Dedi ki

“Anayasaya göre Eğitim Devlet eliyle yapılır, Devletin Eğitimdeki eli de Milli Eğitim Bakanlığıdır. Din işleri Dairesi ya da altındaki bir komisyon Bakanlıktan bağımsız eğitim yapamaz.”

Bu kadar basit mi? Bu kadar basit.

Ülkede kuran kursu yapılamaz diye bir karar bir irade yok.

Kuran kurslarını kapatıyorum durumu da hiç yok.

 

KKTC Eğitim Yasasının ilgili maddesi de açık.

Madde 53 (A) Özel eğitim ve öğretim kurumu ile özel kurs yeri ve dershanelerin açılışı, bu Yasa kuralları çerçevesinde, Bakanlığın iznine ve denetimine bağlı olmak koşulu ile serbesttir.

Bu da basit.

Eğitim vermek isteyen, “Kuran Kursu” ya da başka bir eğitim, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Ortak Hizmetler Dairesine gider şartları yerine getirir ve kursunu açar.

Tekrardan yazalım KURAN KURSU AÇMANIN YOLU AÇIKTIR…

 

Şimdi çıkan bu fırtınada ne oldu?

Bu yasayı yapanlar yine KKTC ile Türkiye halkının bir kesimi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin idarecilerinin bir kısmı karşı karşıya getirdi.

Anayasa Mahkemesini, ülkenin en itibarlı kurumunu mesnetsiz suçlamalar altında bıraktı.

Allah aşkına, TC Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı, sosyoloji profesörü Fahrettin Altun bile doğru bilgilendirilmedi.  Muhtemel Cumhurbaşkanlığı külliyesinin tümü de .

Yine KKTC halkı öyle oldu böyle oldu, suçlamalar havada uçuştu.

Yine KKTC Halkına kurumlarına ayarlar çekildi.

Yine karşılıklı çatışma, nefret söylemleri tavan yaptı.

Bunlar hep boşuna oldu.

 

Çok açık bir uyarı yapmak isterim.

Türkiye ile yapılan son Protokol de onlarca yasal düzenlemelerin yapılmasını gerektiriyor.

Sonucu felaketle sonuçlanacak ayni trajedi bunlarda da yaşanacak…

Bu da bir sonraki yazının konusu olsun…

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.