Maraş KKTC toprağıdır, peki ya KKTC?

loading
21 Eylül, Pazartesi
£

9.80

8.98

$

7.57

YANSIMALAR

Serhan AKTUNÇ
serhan.aktunc@kibrispostasi.com
Serhan AKTUNÇ
A- A A+

Maraş KKTC toprağıdır, peki ya KKTC?

Cumartesi günü yapılan Maraş ile ilgili toplantı hakkında, herkes bir şeyler söylüyor…

Zafer nağraları atanlar da var, yerden yere vuranlar da…

Ben de düşüncelerimi sizlerle paylaşmak isterim…

Her zaman, hem kişilerin, hem kuruluşların, hem de devletlerin, alternatifleri olması gerektiğine inanırım…

Sadece bir görüşe, sadece bir sonuca, sadece birine bağlı kalmamalı hiç kimse, hiçbir şey…

Eğer bir rakibin varsa veya bir ortağın veya ortak olmak istediğin biri…

Masada güçlü olmak istiyorsan…

Karşındakinin her dediğini kabul etmek zorunda kalmak istemiyorsan…

Mutlaka alternatiflerin olmalı…

Bu alternatif de karşındakini zorlamalı…

Düşündürmeli…

Eğer orta yolu bulamazsak…

Eğer ben de elimi taşın altına koymazsam…

Sadece kendimi düşünürsem…

Karşımdaki de başka alternatiflere gidebilir…

Elinde alternatifler var algısını vermek zorundasındır…

Tüm bu düşüncelerden dolayı da, Maraş açılımına…

“Temkinli iyimser” olarak destek verdiğimi söylemek isterim…

Cumartesi günkü toplantıda, birçok konuşma yapıldı…

Çoğunu takip etmeye çalıştım…

Aklımda kalan en önemli cümle şu oldu…

TBB Başkanın yaptığı konuşmasındaki bir cümle…

“Artık bu günden sonra Kıbrıs sorunu Rum tarafı için başlamıştır”…

Bu cümle çok önemli ve kıymetlidir bence…

Artık Rum tarafı adım atmazsa, bu toprakları Kıbrıslı Türkler ile bölüşmeyi kabul etmezse…

İki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı bir anlaşmaya yanaşmazsa…

Zaten işgalci gözüken, zaten anlaşmaya yanaşmaz gözüken, Türk tarafı olarak…

Maraş’ı öyle ya da böyle açacağız…

Kudret Özersay’ın da dediği gibi…

Kapalı Maraş’ı, kapalı olmaktan çıkaracağız…

Bu arada, bu toplantının da kazananı, bence Kudret Özersay’dır…

Hem Maraş açılımı ile hem de Rumları masaya oturtmak amaçlı bir yol izlemeye çalışmasından dolayı, merkez oylar için güçlenmeye başlıyor gibi gözüküyor…

Buraya kadar her şey bence çok normal…

Hatta olması gerektiği gibidir…

Zamanlama mı?

Yani, CB seçimlerinden sonra olsa çok daha iyi olurdu ama…

Türkiye’nin saffını belirleme açısından…

Bu şekilde yapılması uygun görüldü herhâlde…

Türkiye’nin saffı, Akıncı’nın karşısında kim varsa, onu desteklerimdir, anladığım kadarıyla…

Esasında Arıklı ve Erhürman’ın davet edilmemesi ve Ataoğlu’nun orda olması, Sibel Siber’in orada olması nasıl açıklanır?

Bunu bilmiyorum?

Faka şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki…

Ben Türkiye Hükümeti’nin yerinde olsam…

26 Nisan’a kadar…

KKTC’ye ne gelirim, ne bir yorum yaparım, adımımı bile atmam, ağzımı bile açamam…

Çünkü olay dönüp dolaşıp müdahaleye gelir ve bu da sadece ve sadece Akıncı’ya yarar…

Evet, Maraş açılımına, Rum’a alternatifsiz olmadığımızı göstermek ve anlatmak için olması gereken bir hamle olduğunu kesinlikle düşünüyorum…

Fakat Sayın Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın sarf ettiği ve benim de başlık olarak kullandığım cümleye de değinmek isterim…

Sayın Oktay, Maraş’ın KKTC toprağı olduğunu söyledi…

Kesinlikle ben de buna katılıyorum, KKTC toprağı olan, KKTC egemenliği altında olan ve yasal sahiplerine verilmesi gereken bir toprak parçasıdır…

Peki, KKTC ne toprağıdır?

Bunun da düşünülmesi gerek…

Kendi kendini yönetmekten aciz olan…

Nüfusunu tam olarak bilemeyen…

Demografik yapısı darmadağın olan…

Özel sektörünün, turizm yatırımlarının çok büyük bir kısmı dışarıdan gelen sermaye tarafından yönetilen…

Parası olmayan…

Askeri olmayan…

KKTC…

Ne toprağıdır?

Sayın Oktay, Kıbrıs’a gelen Türkiye siyasilerinin, buradaki halkla buluşması gerektiğinden, Türkiye’ye gelen halkın da Türk halkı ile görüşmesi gerektiğinden bahsetti…

Aynı fikirdeyim…

Ama hükûmetin belirlediği kişilerle değil…

Sokaktaki vatandaş ile görüşülmeli…

Sayın Oktay’ın dediği gibi bu iki toplum arasında olan gönül bağı perçinlenmeli…

İki toplum algısı güçlenmeli…

Birbirimize olan saygı güçlenmeli…

Türk halkı, Kıbrıs Türk halkının bu toprakları, Osmanlı’nın satmak zorunda olduğunda da, İngiliz’e kiraladığında da, Türklüğünü koruduğunu bilmeli…

Bizim, Türk halkı ile gönülden bağı olan…

Türklüğü ile gurur duyan…

Fakat ayrı bir devlet olduğumuzu bilmeli, anlamalı…

KKTC’nin Türkiye’nin bir vilayeti olmadığını, olmayacağını bilmeli…

Fakat canı ile kanı ile neyi varsa yapabileceği…

Her şeyi ile Türk halkının yanında olan, olacak bir toplum olduğunu bilmeli Türk halkı…

Nasıl Maraş, KKTC toprağı ise…

KKTC’nin de, sadece ve sadece Kıbrıs Türk halkına ait, bağımsız, kendi anayasası olan, kendi kültürü, kendi demografik yapısı olan ve yaslarını kendisinin belirlediği ve kendi vatandaşlarını, kendi anayasasını, kendi demografik yapısını korumak için her şeyi yapamaya hakkı olduğunu da...

Herkes bilmelidir...

Bunu anlamalı, içselleştirmeli, kabul etmelidir…

Bu kötü veya yanlış bir şey değildir…

Bunun için de hem Türkiye’li siyasiler, hem de KKTC’li siyasiler de, daha çok iki toplum içine girip bu gerçekleri karşı toplumlara anlatmalıdırlar...

Fakat en önemlisi, ilk önce siyasiler bu gerçeği anlamalı ve kabul etmelidirler…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.